Yörünge Dergisi

"Türkiye’nin Entelektüel Aklının Buluşma Noktası"

Cuma, Kasım 27, 2020

Dizilerin Pompaladığı Rutin; Aldatma ve Aldatılma

Kanal D’de “Sadakatsiz” isimli yeni bir dizi başlıyormuş. Fragmanını Hekimoğlu dizisinin arasında gördüm. İsminden de anlaşılacağı üzere ana konusu aldatma/aldatılma. Zaten bu konu neredeyse tüm dizilerin ana konusu haline getirilmiş, adeta olmazsa olmaz bir kural yapılmış.

Böylece milyonların izlediği TV ekranlarından her akşam şu mesajlar verilmiş/alınmış oluyor:

“Aldatma/aldatılma kaçınılmaz bir durum, hatta heyecan için şart…”

“Aldatmayan erkek, erkek değildir.”

“Hala tek eşli iseniz (eşinizi aldatmamışsanız), çok sıkıcı bir -cinsel- hayatınız var demektir.”

“Evlilik öncesi cinsel hayatınız yoksa orta çağda yaşıyor olmalısınız.”

“Ergenliğe girer girmez bir sevgili yapmaz ve hatta lise/üniversite çağında bir ilişkiniz olmazsa, ruhban gibi yaşıyorsunuz demektir.”

Çok fazla abarttığımı düşünüyor iseniz, yanılıyorsunuz. Çünkü ben bu mesajların yansımalarını 25 yıldır mesleki hayatımda an be an gözlemliyorum.
İnsanların cinsellik konusunda ne kadar kompleksli olduklarını, ne kadar kolay dolduruşa geldiklerini bizden daha iyi kimse bilemez, heleki ülkemizde.

Daha önce de dediğim gibi cinsellik konusunda özellikle akıllı telefonlar ve internetin yaygınlaşmasından 2010’lu yıllardan sonra bir patlama/tsunami yaşıyoruz. Bunda internetin büyük bir katkısı var. Artık cinsel partner bulmak elinizdeki telefon sayesinde bir tık mesafesinde…

Bu çok ciddi bir sorun. Ama açıkçası bu hayat tarzının TV ekranlarından bu şekilde dikte edilmesi daha da büyük bir sorun, çünkü bu yaşam tarzını kitleler nezdinde normalleştiriyor, hatta teşvik ediyor.

Hepimizi, geleceğimizi, neslimizi ilgilendiren bu yakıcı soruna bir çözüm bulmak gerekiyor, ama nasıl bilemiyorum.

Ben özellikle gençlere seslenmek istiyorum.

Sevgili gençler;

Asla dolduruşa gelmeyin, böyle bir yaşam tarzının mutluluk getirmesi mümkün değil, “aldatmayan erkek, erkek değildir” dolduruşuna gelen nice erkeğin yakalandıkları hastalık nedeniyle bize geldiklerinde “Aman hocam, sakın bu işi eşim duymasın, yoksa mahvolurum…” diyerek nasıl yalvardığını, nasıl ağladığını ben bilirim.

Erkeklik, aldatmakta ve ağlamakta değil iradene sahip çıkarak kendini de eşini de temiz tutabilmekte, asıl iktidar budur, yoksa onun bunun dolduruşuna gelerek her türlü rezilliği yapmak ve sonra da korkudan tir tir titremek, ağlamak değil…

Sen erkekliğini iradene sahip çıkarak göster.
İnternetin ve TV ekranlarının dolduruşuna gelme. Yoksa inan ki pişman olursun.

Allah hepimize kolaylık versin…

Daha Fazla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir