Yörünge Dergisi

"Türkiye’nin Entelektüel Aklının Buluşma Noktası"

Perşembe, Aralık 3, 2020

Ama Kâfirler de Namaz Kılmaz Ki…


Kur’an’da emir tekrarının en çok olduğu ibadetlerden birisi de namazdır. İfade ettiğimiz gibi 100’e yakın ayet vardır. Bu ayetlerin bir kısmında kâfirlerin namaz kılmadıklarına değinilmiştir. “فَلَا صَدَّقَ وَلَا صَلَّى” “Ne (Allah’ın ayetlerini) tasdik etti, ne de namaz kıldı”[1] ayeti Mekkeli müşrikleri anlattığı gibi, namaz kılmamanın ahirette kâfirler için ne denli bir pişmanlık sebebi olacağını şu ayetten öğreniyoruz: “Cehenneme giren(kâfirlere) sizi bu alevli ateşe sürükleyen nedir? Denildiğinde; ‘biz dünyada iken namaz kılmazdık’ diyeceklerdir.”[2] Anadolu’da; “Kişi namaz kılmamakla kâfir olmaz, fakat kâfirlerde namaz kılmaz” esprisinin referansları bu ayetlerdir. Kur’an, şu ayette namazı iman diye isimlendirmiştir: “وَكَذَلِكَ جَعَلْنَاكُمْ أُمَّةً وَسَطًا لِّتَكُونُواْ شُهَدَاء عَلَى النَّاسِ وَيَكُونَ الرَّسُولُ عَلَيْكُمْ شَهِيدًا وَمَا جَعَلْنَا الْقِبْلَةَ الَّتِي كُنتَ عَلَيْهَا إِلاَّ لِنَعْلَمَ مَن يَتَّبِعُ الرَّسُولَ مِمَّن يَنقَلِبُ عَلَى عَقِبَيْهِ وَإِن كَانَتْ لَكَبِيرَةً إِلاَّ عَلَى الَّذِينَ هَدَى اللّهُ وَمَا كَانَ اللّهُ لِيُضِيعَ إِيمَانَكُمْ إِنَّ اللّهَ بِالنَّاسِ لَرَؤُوفٌ رَّحِيمٌ” “İnsanların üzerine şahitler olmanız için Biz, sizi vasat/adaletle hükmeden bir ümmet yaptık. Resul de sizin üzerinize şahit/model olsun. Biz, sadece Resul’e uyan ile iman ettikten sonra dininden döneni belirlemek için, halen o yönelmekte olduğunuz (Kâbe’yi) kıble yaptık. Bu durum, elbette zor bir iştir, ancak Allah’ın hidayete erdirdiği kimseler hariç. Allah sizin imanınızı asla zayi edecek değildir. Muhakkak ki Allah, insanlara çok şefkatlidir, merhametlidir.”[3] Ayetin “Allah sizin imanınızı asla zayi edecek değildir.” Kısmındaki iman kelimesi Kudüs’e doğru kılınan namazlardır.[4] Yahudilerin, Müslümanları Mescid-i Aksa’ya doğru kıldıkları namazlar dolayısıyla taciz etmeleri üzerine bu ayet inmiştir.[5] İman kelimesine müfessirlerin neredeyse tamamı namaz anlamı vermişlerdir. Belki de iman olması özelliğinden dolayı sahabe namazı terk etmenin dışında bir şeyi küfür olarak görmemişlerdir.[6] Namaz iman kelimesiyle ifade edildiği gibi din kelimesiyle de açıklanmıştır: “قَالُواْ يَا شُعَيْبُ أَصَلاَتُكَ تَأْمُرُكَ أَن نَّتْرُكَ مَا يَعْبُدُ آبَاؤُنَا أَوْ أَن نَّفْعَلَ فِي أَمْوَالِنَا مَا نَشَاء إِنَّكَ لَأَنتَ الْحَلِيمُ الرَّشِيدُ” “Ey Şuayb! Babalarımızın ibadet ettiği şeyleri terk etmeyi ve de mallarımız konusunda dilediğimiz (gibi tasarrufta bulunup istediğimiz gibi kayıtsız ticaret) yapmayı bırakmamızı sana namazın mı emrediyor? Muhakkak ki sen, halimsin, reşidsin/akıllı bir kişisin, dediler.”[7] Bu ayette namazın din anlamına geldiğini söyleyen müfessirlerde vardır.[8] Din ile namaz arasındaki bağı iyi bilen Hz. Abdullah b. Mesud; “Namaz kılmayanın dini yoktur” [9]sözüyle din-namaz ilişkisini açıklığa kavuşturmuş ve “namaz kılmayanın İslâm’dan nasibi yoktur demiştir.”[10] Bu tip rivayetler namaza karşı alışma noktasında soğuk olan kimselere ağır gelse de, bunlar Hz. Peygamber’in sahabesinin kanaatleridir. Rivayetlerle uğraşmak yerine namaza devam etmek daha akıllı bir davranıştır.

[1] Kıyame 75/31
[2] Müddessir 74/42-43
[3] Bakara 2/143
[4] Hasan, el-Basri, c. I, s. 62;
[5] Bagavi, Tefsir (Muhtasar), s. 54.
[6] Hakim, Müstedrek, c. I, s. 48.
[7] Hud 11/87
[8] Şevkani, Muhammed b. Ali, Dar’u-r Risale el- Alemiyye, 2009, s.834.
[9] Abdullah b. Ahmed b. Hanbel, es- Sünne, s. 105.
[10] Abdürrezzak, Musannef, c. III, s. 125.

Daha Fazla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir