Yörünge Dergisi

"Türkiye’nin Entelektüel Aklının Buluşma Noktası"

Pazar, Ekim 25, 2020

Muhalefette Yüzde 99 Uyum!

CHP liderinin iddiasına göre Ak Parti ve MHP dışında kalan tüm partiler arasında yüzde doksan dokuz düşünce birliği oluşmuş…

Yüzde birlik farkın ne olduğunu, Karamollaoğlu, Davutoğlu, Babacan, iyi Parti ve diğerleri açıklamayacaklar mı? Fark yüzde bire kadar düştü öyle mi? Kim kime yaklaştı? Bu farklar nelerdir ? Merak ettim doğrusu!

Fark çok daha fazladır demek bu liderlere düşmez mi?

Kılıçdaroğlu kendince siyaset yaptığını sanarak arama gemilerimiz olmasına rağmen “Akdeniz’de herkes var Türkiye neden yok” sorusunu sormuştu…Şimdi de “ne işimiz var orada?” diyor…Bu nasıl bir duruş Allah aşkına…! Ülkeyi gelecekte yönetme ihtimali olan kişilerden biri bu mu? Vay halimize! Yüzde 99’luk birlik üyeleri suskun!

Mesela İmamoğlu İstanbul’da seçimi kazanmasıyla -ki o da meclis üyelerinin çoğu Ak Partili- on altı milyonun temsilcisi olduğunu söyleyebiliyor ve buna ses çıkarmayan Kılıçdaroğlu, iki kişiden birinin oyunu almış Cumhurbaşkanımıza” sen benim cumhurbaşkanım değilsin demeyi hakkı olarak görebiliyor…Ülkeyi bu adam mı yönetecek? Yüzde dosan dokuzluk birlik üyeleri yine de suskun…

Davutoğlu İslam’ı biraz bilse ne olurdu sanki…İngilizceyi kusursuz konuşmaya verdiği değerin çok azını keşke İslam’ı öğrenmeye de verseydi…Hizmet edeceği muhatapların çok büyük bir bölümü müslümandır. Dini biraz bilen biri, Başbakanken verdiği faizli kredi için Allah bereketini artırsın diye dua eder miydi? Din adamlarına bir sorsun bakalım böyle diyen birinin hükmü nedir? En basit tabirle cehalet!

Temel Karamollaoğlu’nu bugün olanlar neden çok şaşırtmaktadır. Refah Partisi’nin mensubu olarak elde avuçta imkanların olduğu, makam ve mevkinin güç sağladığı günlerde kendisinin de Belediye Başkanı olduğu yıllar hangi yanlış yoktu da bugün var veya vardı da bugün yok? Bunun az yada çok, o kişi bu kişi veya o grup bu grupla ilgisi olmadığını ve sorunun partiyle değil de insanla ilişkili sorun olduğunu ne zaman anlayacak acaba? Bahsi geçen ideal yönetimi kiminle kuracak? Parti mensuplarının tamamı ülkemizin sırf muhtarlık ihtiyacını karşılamaz ki! Haliyle toptan suçladığı kişileri yanına alacak değil mi? O zamanda şimdi şikayet ettiklerini o zaman da duyacak demek değil midir bu? Yüzde 99’luk birlik üyeleri yine suskun!

Suriye’de katil Esad’i “dünya meşru kabul ediyor siz neden onunla görüşmüyorsunuz” diyerek Cumhurbaşkanımızı suçluyor…Aynı dünyanın onayladığı Libya’nın meşru hükümetiyle birlikte Türkiye’nin güvenlik işbirliğine gitmesini de çok sorunlu görüyorlar…Anlaşılır gibi değil… Muhalefet ama her şeye muhalefet bu olsa gerek. İlke, prensip, düşünce, dünya bakışı, dış politika neye göre ayarlı CHP başta olmak üzere muhalefet partilerinde anlamak mümkün değildir. Yüzde 99’luk birlik üyeleri suskun!
Rusya’nın Türkiye ile ilişkileri konusunda başına gelenler, ülkemizin başına gelseydi, bugünkü muhalefet bizleri dünya önünde küçük düşürerek çok zor durumda bırakırdı biliyor musunuz!

Düşünsenize Rusya’nın Türkiye tarafından uçağı düşürüldü…Ülkemizde Rusya Büyükelçisi suikastla öldürüldü…Putin duygularıyla hareket etmediği gibi Rus halkı da muhalefeti dahil olmak üzere ondan böyle bir beklenti ortaya koymadılar.

Kendilerince milli dış politikaları var…Ya bizim ülkemizde? Asla milli muhalefetimiz yoktur. Yüzde 99’luk birlik üyeleri suskun!

Hem Cumhurbaşkanımızı Mısırlı darbeci Sisi ve Esad’la işbirliğine gitmemekle suçluyorlar, hem de kendisini diktatör olmakla suçluyorlar. Bu nasıl ilkesizliktir Allah aşkına! Samimiyetsizliktir… Yüzde 99’luk birlik üyeleri yine suskun!

Muhalefetimiz bu noktada kalsa iyiydi…Milyonlarca kendi insanının kanını döken Esad’ı ve de binlercesini öldüren Sisi’yi kıyımlarından sonra ziyaret ettiler. Oysa tam tersi olmalıydı. Hükümet biraz daha esnek ama muhalefet çok sıkı bir şekilde Irak, Mısır, Suriye, Libya, Yemen gibi ülkelerde demokrasiye geçmeyi savunacaktı. Öyle olmadı. Batıdan önce bizim muhalefet onları meşru hale getirdi. Hükümetimize de “git onlarla anlaş” dedi…Çünkü ilke yok…! Yüzde 99’luk birlik üyeleri suskun!

Kanal İstanbul ile ilgili “Montrö Sözleşmesine aykırıdır” diyerek karşı çıkan muhalefeti anlamak mümkün müdür? Hele de Cumhurbaşkanımıza dünyanın egemen güçlerini aynı anda rahatsız edecek zihninden geçeni söyletmeye çalışmak milli duruş mudur? Yüzde 99’luk birlik üyeleri suskun!

Oysa Cumhurbaşkanımız devletin zirvesi olarak, her bildiğini kolayca paylaşamadığı sorumsuz bir muhalefet ile karşı karşıya kaldığını iyi bilmektedir. Ne ürkütücü bir yalnızlıktır bu durum…Bizim değil de adeta Motrö’nün diğer taraflarının sözcüleri gibiler…

O halde onun söylemek istemediğini ben söyleyeyim. Milli Duruşu gereği Cumhurbaşkanımız, kendi topraklarımızda olan boğazlarla ilgili yıllar önce şartlar gereği yapmaya mecbur kaldığımız Montrö Sözleşmesini bugün geçersiz, işlevsiz kılmak isteyemez mi? Her bir karış toprağında kendi sözü geçen bir millet olmamızı arzulaması çok mu anlaşılmazdır? “Zihninden geçeni sakalı duysa keser” sözünü ne kadar elzem hale getirdi muhalefetimiz.

Daha Fazla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir