Yörünge Dergisi

"Türkiye’nin Entelektüel Aklının Buluşma Noktası"

Perşembe, Ekim 15, 2020

Mısır Türkiye İlişkileri

Üniversiteyi El Ezher’de okudum. Ticari işlerim nedeniyle orada yaşadığım zaman diliminde Hüsnü Mübarek öncesini, devrilmesini ve sonrasındaki geçiş dönemini, Mürsi ve darbe sonrasını en iyi bilenlerden biriyim. Çünkü sadece duymadım, yabancı dergilerden okumadım…Aksine Arapça bilen biri olarak yaşadım gördüm hatta bedel ödedim…

Ülkemizde Ortadoğu uzmanları olarak meydanlarda dönüp duranlar gibi yapıp, birinden duyduklarımı veya bir yabancı dergide Fransızca veya İngilizce olarak okuduklarımı anlatmak yerine yaşadıklarımı gördüklerimi, çok uzun yıllar siyasetle ilgilenmiş tecrübe kazanmış biri olarak aktarmaya çalışacağım. Kısaca, biri Türkiye’de diğeri de Mısır’da olmak üzere iki 28 Şubat yaşamış oldum.

Kim istemezdi ki Mürsi gibi bir başkanın Mısır’ı yönetmesini…Bizim mahalledendi, konuştuğumuzu iyi anlar konuştuğunu iyi anlardık… Mısır havalimanına yüzlerce defa indiğim halde ilk defa Mürsi döneminde Türkçe duyuru yapılınca öyle duygulandım ki…Ağlamamak için kendimi zor tuttum. Bunlar işin duygusal boyutları…Merhum Necmettin Erbakan için de böyle düşünmedik mi? Peki müsaade edildi mi yönetimine? Hayır! Demek ki siyasi alanda her temenni ve duygusal yaklaşım hayata geçmiyor…Mısır’da da öyle oldu.

Sözüm ona uzmanlar ve düşünce kuruluşları Mısır’da olanları oldukları gibi okumak yerine, duygularıyla olmasını istedikleri ve temenni ettikleri şekilde okuyunca olanlar oldu. Hem kendileri yanıldılar hem de ülkemizin siyasetini ve siyaset adamlarını yanılttılar. Yanlış üstüne yanlış yaptırdılar. Bu okumanın yanlış olduğunu anlamak için çok fazla siyasi tecrübeye de gerek yoktur. Şöyle bir soru ile kolayca anlarız. Mısır Türkiye kavgasından kim kazanmıştır. ? Cevap hiç şüphesiz İsrail’dır. O zaman bu okumada ve gelinen noktada sorun yok mudur?

Mısır’da diktatörleri kolayca seçtirebilmek için az oy alanı güçlü kılan başkanlık sistemi mevcuttur. Ama bu sistem bu haliyle demokratik koşullarla seçilen lider için sorundu.

Mürsi de serbest seçimlerde ne yazık ki siyasi bakımdan çok zayıf denebilecek seçmen desteği alıp başkan seçilmiştir. Mısır halkı sanki öncesinden olacakları görmüş gibi Müslüman Kardeşlere ve merhum Mürsi’ye çok temkinli yaklaşmıştır. Bu nedenle Mürsi Mısır halkından %52 destek alamamıştır. 1. Turda toplam seçmenin %11’inin , ikinci turda da %24’ünün oyunu alarak Başkan seçilmiştir. Çünkü seçmenin yarısından çoğu Mürsi’de dahil olmak üzere seçime katılan liderlere güven beslemediğinden sandıklara gitmemişti. Merhum Mürsi çok az siyasi güçle yetki anlamında çok güç elde etmiş oldu ve başkan seçildi. Olanlar oldu. Rakamlara boğmamak için seçim analizine girmeyeceğim.

Bu zayıf güç hem Müslüman Kardeşleri, hem de Mürsi’yi idari anlamda büyük sıkıntılara soktu. İçeride güçlü desteği yokken, bir de bir kısmı Arap ülkeleri olmak üzere dünyada kendilerine karşı olan ülkeler ona savaş açtılar. Bu nedenle mücadeleyi merhum Necmettin Erbakan gibi Mürsi’de kaybetti. 1997’de 28 Şubat’ında ülkemizde ne olduysa Mısır’da da “O” oldu.

Türkiye sanki %52 oy almış gibi Mürsi’ye muamelede bulunmakla hem onu hem de Müslüman Kardeşleri sıkıntıya sokmuştur. Bu tutumuyla Türkiye Mürsi’ye birinci turda oy vermeyen %89, ikinci Turda da %76 Mısırlı seçmenin isteklerine, siyasi tercihlerine kulak tıkama yanlışına düşmüştür.

Müslüman Kardeşler Mısır’da siyasi bakımdan güçlüdür, serbest seçimler olsa seçilirler düşüncesi de doğru değildir. Müslüman Kardeşler önce kendilerini Mısır halkına kabullendirmeleri gerekmektedir. Müslüman Kardeşlerin Mısır’da siyasi güçleri yoktur! Keşke olsa!

İlgilisi ve yetkilisi olmak şartıyla, arzu eden olursa o dönemde seçim sonuçları ile ilgili yazdığım grafiklere dayalı raporumu paylaşabilirim.

Bundan sonraki ülkemiz siyasetinin bu gerçekler üzerinden yeniden düzenlenmesinde fayda görmekteyim.

Daha Fazla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir