Yörünge Dergisi

"Türkiye’nin Entelektüel Aklının Buluşma Noktası"

Pazartesi, Ekim 26, 2020

Miryokefalon Zaferi’nin 844. Yıldönümü 17 Eylül 1176 – 17 Eylül 2020


Doğu Romalılar ile Türkiye Selçukluları arasında geçen ve Türklerin zaferi ile sonuçlanan savaş ve Anadolu’daki yeni Türk vatanının tapusunun târihe tescil edildiği zafer…

Türkiye Selçuklu Sultanı Mesûd’un, 1155’te ölümü üzerine, yerine veliahd tayin ettiği oğlu II. Kılıç Arslan sultan oldu. Sultan Mesûd zamanında başlayan siyasî, askerî ve medenî hamleler bu kudretli sultan zamanında çok ileri bir safhaya erişti ve Türkiye Selçukluları târihinde yepyeni ve parlak bir devir başladı. Sultan II. Kılıç Arslan, uzun ve kanlı mücadelelerden sonra, Sangarios (Sakarya)’dan Eufrates (Fırat) boylarına kadar bütün Anadolu’yu hâkimiyeti altına aldı. Türkiye Devleti’nin bu kadar kuvvetlenerek tahmin ettiklerinden daha güçlü olmaya başlamasından ve Anadolu’nun rakipsiz şekilde hâkimi olmasından endişelenen ve Oğuzlar/Türkmenlerin yavaş yavaş Batı Anadolu’ya yayılmaya başladığını gören Doğu Roma İmparatoru Manuel Komnenos, Malazgirt’te kaybettiklerini geri almak, Türkleri, tamamen ezerek Anadolu’dan silip atmak ve Roma’yı tekrar Anadolu’ya hâkim kılmak kararıyla, büyük bir ordu hazırlayarak, 1176 yılında, bizzat İconium (Konya) üzerine yürüdü. Bu muazzam orduda Romalılar’ın kendi kuvvetleri yanında Frank, Macar, Sırp ve Peçenek askerleri de bulunuyordu. 5000 araba ile çok sayıda hayvan da Bizans ordusunun ağırlıklarını taşıyordu. Romalılar nihaî zaferden o kadar emindiler ki Selçuklular’ın anlaşma tekliflerini dinlemediler. Sultan II. Kılıç Arslan’ın müzakere ve anlaşma tekliflerini, Çağdaş Doğu Roma Kaynağı Nikeates Khoniates’in ifadesiyle, “kibirli bir palavrayla” reddeden İmparator, “ona cevabını bizzat ve İconium (Konya)’da bildireceğini belirtti.”

Roma ordusuna karşı harekete geçen Türkiye Sultanı II. Kılıç Arslan, Bizans ordusunu, meydan muharebesine girmeden, çete muharebeleri ile yıpratmağa başladı… Ve böylece iyice yıpranmış ve hırpalanmış olan düşmanı Akroterion (Eğirdir) Gölü kuzeyindeki Miryokefalon kalesi yakınlarında, dönemin Doğu Roma kaynaklarında “Tzybritze/Tzyvritzi” adıyla geçen, dar ve sarp bir geçitte, yakalayarak 17 Eylül 1176’da müthiş bir mağlûbiyete uğrattı.

Miryokefalon zaferi, Malazgirt’ten sonra Türkiye târihinde ikinci bir dönüm noktası teşkil eder. Romalılar, Malazgirt’in kendileri için nasıl bir darbe olduğunu o güne kadar henüz yeterince kavrayamamışlar ve bu sebeple daima Anadolu’yu geri alma ümit ve hayaliyle yaşamışlar, Anadolu’yu Türkler tarafından geçici bir süre için işgal edilmiş bir ülke gözüyle görmüşlerdi… Hâlbuki Miryokefalon zaferinden sonra, Haçlı istilâları nedeniyle 1097’den 1176’ya kadar Romalılarda olan üstünlük tekrar Türkiye Selçukluları’na geçmiş, Romalılar’ın Anadolu’yu kurtarma ve geri alma ümit ve hayalleri tamamen târihe karışmıştır; bir daha asla Doğu’ya büyük bir sefer düzenleyemeyeceklerdir. İmparator Manuel Komnenos’un hem Batı’da, hem Doğu’da gerçekleştirmeyi hayal ettiği cafcaflı plânlarının artık asla gerçekleştirilemeyeceği ortaya çıkmıştır. Bundan sonra Romalılar daima müdafaada ve çöküntüde, Türkler de ilerleme ve yükselme halinde olmuşlardır.

Böylece, Malazgirt zaferiyle açılan vatan (Anadolu) ve kurulan devlet (Türkiye Devleti), Miryokefalon zaferiyle korunmuş ve emniyet altına alınmıştır…

(Oğuz ÜNAL/HORASAN’DAN ANADOLU’YA TÜRKİYE TARİHİ/Anadolu’nun Fethi ve Türkiye Devleti’nin Kuruluşu/Güneş Ülkesinden Güneşin Doğduğu Yere, Ötüken Neşriyat, Genişletilmiş 3.Baskı, İstanbul 2019, s.416-417.)

Daha Fazla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir