Yörünge Dergisi

"Türkiye’nin Entelektüel Aklının Buluşma Noktası"

Cuma, Ocak 14, 2022

Bu İş Milliyetçilik İşi Değil

Ermenistan başbakanı Paşinyan seferberlik ilan etmiş; halkını ‘Azerbaycan işgaline karşı’ göreve çağırmış.
Şimdi Hz. İbrahim diye mi başlasak, yoksa keçi değil koç diye mi…
Ermenistan Dağlık Karabağ’ı işgal edeli otuz seneden fazla olmuş. Yetmemiş, bir ara tekrar yüklenip bir kaç bölgeye daha el koymuş. Hocalı’da bilinen rakamlara göre 106’sı kadın, 83’ü çocuk olmak üzere toplam 613 Azerbaycanlıyı katletmiştir. O zamandan beri de görüşme ve anlaşma, önerilerinden kaçmıştır. Rusya ABD ve Fransa’dan oluşan Minsk Grubu ise güya çözücü hakem heyeti olmuş ama hiç bir adım atmamıştır. Azeri toprağına çökmek Ermenistan’ın yanına kar kalmıştır.

Ermenistan bununla da yetinmemiştir. Ara ara yaptığı ateşkes ihlallerini son bir kaç aydır sıklaştırmış, özellikle Azerbaycan’ın Tovuz bölgesine sık sık topçu saldırıları yapar olmuştur. Bu atışlar da askeri mevzilere değil, meskun mahallere yapılmaktadır ve siviller ölmekte yaralanmakta, evleri başlarına yıkılmaktadır. Amaç bölge halkını bezdirip yerinden yurdundan kaçırmaktır. Bütün bunlar olurken de pek çok PKK militanı, Irak, İran üzerinden Ermenistan’a geçirilmiştir.

Şimdi deseler ki Ermenistan milli mesele güdüyor, Azerilerin el koyduğu Ermeni toprağı var da onu geri almaya çalışıyor bir derece anlarım. Durum tam tersi iken Ermenistan hangi ‘milli meselesinin’ ardından gidiyor? Kendisinin meselesinin değil, Minsk grubu ülkelerinin meselesinin peşinden gidiyor. Azerbaycan’ı kadükleştirip sahip olduğu doğal kaynaklara konmak isteyenlerin peşinden.

Ermenistan, bu işe memur edilmiş bir tetikçi görevi yapmaktadır. Kendisinin kazanacağı pek bir şey yoktur. Belki Azerilerden koparılacak topraklar ona verilecektir. Ama asla kendisi egemen bir devlet olamayacaktır. O toprakların imtiyaz haklarını seve seve olmasa da başka usullerle tetikçiliğini yaptığı merkezlere verecektir. Görevi budur. Ermenistan’ın üstlendiği bu görev, kısa bir süre önce de Yunanistan’ın Türkiye’ye karşı üstlendiği görevle aynıdır. Fransa Yunanistan’a uçak ve savaş gemisi satarak AB’den alacağı 10 milyar avroyu kasasına götürmeyi garantilediğinden beri hem Fransa ve onun aç gözlü yöneticileri hem de Yunanistan’ın halkına ihanet eden yöneticileri rahatlamıştır.

Ama iş Azerbaycan açısından böyle değildir. Azerbaycan, Irak gibi, Suriye gibi, Yemen gibi okkanın altına itilmek istenmektedir. Peki bu durum Türkiye’yi niye ilgilendirmektedir. Tek millet iki devlet sloganının etkisi vardır evet ama işin esası bu değildir. Türkiye güney sınırında ve Doğu Akdeniz’de kendi bekasına yönelik saldırılarla karşı karşıyadır. Şimdi Ermenistan, dostu ve soydaşı bir ülkeye saldırarak Türkiye’nin doğusunda yeni bir cephe açmaktadır. Uğursuz görevlerinden biri de budur. Yani meseleye milliyetçilik penceresinden değil de haklılık haksızlık penceresinden baksak bile Türkiye-Azerbaycan ittifakının haklılığı ortadadır. Bu ikili savaş ateşini yakan olmamıştır. Ama sabrın da bir sınırı var sonunda Azerbaycan patlamış ve saldırgana hak ettiği cevabı vermiştir. Yani Ermenistan açısından Dimyat’a pirinç durumu vardır ve bunun da altından kalkamaz.

Ermenistan’da Türkler vardır mutlaka. Böylesi bir durumda onlara nasıl davranılır göreceğiz. Ama, Türkiye’de yaşayan Ermeniler için tersine davranış içine girmeyenleri bizim için dosttur. TC vatandaşı olanlar zaten yurttaşımızdır; bizdendir, Türkiyelidir. Ermenistan’dan yasal yollardan ya da kaçak olarak gelmiş olup da ülkemizde ekmek parası için çalışmakta olanlar ise Ermeni yöneticilerin günahlarının vebalini taşımıyorlar. Onlara da bir husumetimiz olamaz. Ama Ermenistan yöneticileri bu davranışlarının hesabını tarih önünde vereceklerdir.

Daha Fazla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir