Yörünge Dergisi

"Türkiye’nin Entelektüel Aklının Buluşma Noktası"

Salı, Eylül 22, 2020

Ah İmam Hatiplim Ah!

Gündelik siyasette tarafların birbirleriyle hesaplaşmasının, mücadelesinin daima aracı haline geldin…Kavgalar ve hesaplar hep senin üzerinden yapıldı, kazanmak ve kaybetmek de öyle…Faturalar senin üzerinden ödendi…

Senin varlığını sürdürebilmen, inandığın gibi sorunsuz yaşayabilmen ülkede işlerin doğru gittiğine işarettir. Yakanıza yapışan, sağa sola savuran, itip kakan yoksa buna şükretmelisin…

Ancak, Erol Mütercimler üzerinden yaşanan son gelişmelerden anladık ki hesap kapanmamıştır. Fırsat oluşması halinde yeni bir bedel ödemeye de her an hazır olmalısın…Bizler İmam Hatipliler olarak çok ağır bedel ödedik tamam da anlaşılan o ki; imam hatipli çocuklarımız da her an bedel ödeme tehlikesi ile karşı karşıyadırlar…Tehlike devam ediyor…

İşte işin ürküten yanı burasıdır!

İmam hatipli neden sorun yaşar? Kimden sorun yaşar? Sadece karşı ki mahalleden mi?

Erol Mütercimler işini yapıyor…İnandığını söylüyor!

Ya çeşitli siyasi yapıların ve sivil toplum kuruluşların içine sızmış olan kriptolar ne olacaklar? Erol Mütercimler gibi düşünen, inanan ancak bunu göstermelik namaz kılarak, hacca giderek, yardım ederek kamufle edenler ve bu şekilde alnı secdeye gidenlerin arasına katılarak makam ve mühür sahibi olmayı başardıktan sonra imam hatipliye ve İlahiyatçılara kan kusturanlar ne olacaklar?

Hep karşıya bakmamız isteniyor…Olmaz! Çünkü karşıdaki sadece konuşur zarar vermez, ama kriptolar imza atarak imam hatipliye kan kusturup büyük zarar verebiliyor…Anlamıyor musunuz?

Öğrendikleri değerlere sahip çıkarak, dürüst, ahlaklı, edepli, işini çok iyi yapabilen, haram helal hassasiyeti taşıyan imam hatip liseliler bu yaşam tarzı nedeniyle bedel ödüyorlarsa, eline mühür verilmiş bir idarecinin hışmına uğruyor ve zulme maruz kalıyorlarsa ne yapmalıyız? Bu bizim mahallenin zalimi deyip, görmezden gelerek halen daha Mütercimler’in sözünün tefsiriyle boş zaman kaybetmeye devam mı edeceğiz? Biliyorum böyleler, hep karşı ki mahalleyi konuşmamızı istiyorlar. Ama ben ısrarla bizim mahallenin Kriptolarına dikkat çekmeye devam edeceğim.

Somut örnekleriyle kriptolar bazı imam hatiplilere, ilahiyatçılara neler yaptığını , bilgi ve belgeleriyle ilgilisi ve yetkilisine anlatmaya hazırız. Yeter ki ilgili ve yetkili dinlemek istesin!

Kardeşlik ruhunu yeniden tesis etmek için iyi ki de imam hatipliye saldırı oldu mu diyelim? Buna mı sevinelim? Bizler sivri topuklu ayakkabılarımızla imam hatiplinin gözüne basalım ama karşı mahalleden maden ve manen hiç bir zarar vermeyen seviyesiz, değersiz, iftira söze kızalım öyle mi? Ona da kızacağız elbette! Ama bizler önce ayağımızı İmam hatiplinin gözünden geri çekmeli değil miyiz? Ayrıca bu ölçü bütün okul mezunları için gerekli değil midir?

Şaşılacak durumdur. Öyle bir zaman dilimine geldik ki, imam hatipliye kafa atarak burnunu kırmak serbest, ama laf söylemek yasak! Laf söylenecek, dayak atılacaksa onu biz yapmalıyız öyle mi?

Bir başka garip durum da, imam hatip liseliye karşı mahalleden gelen söz, bizim attığımız tekmeden çok daha ağır gelmektedir? Bu da şaşılacak garip bir durum değil midir?

En azından karşı mahalleden seviyesizce söz söyleyenlere kızdığımız kadar, bizim mahallenin tekme atanlarına da tepki verelim ha ne dersiniz!

Daha Fazla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir