Yörünge Dergisi

"Türkiye’nin Entelektüel Aklının Buluşma Noktası"

Çarşamba, Aralık 2, 2020

Yusuf Kıssasından Alınacak Dersler

Önceki paylaşımda olaya tanık/şahit olmayan bir kişinin(bilirkişinin) surenin 26. ayetinde ‘’veşehide şâhidun min ehlihâ’’ şeklinde ‘’şahit’’ olarak nitelendiğini, bundan dolayı da polisin kriminal belgeleri, Adlî Tıp raporları ve bilirkişi beyanlarının ‘’şahit’’ olarak kabul edilebileceğini söylemiştim. Ayetteki bu ifade bize bu imkânı/mesajı veriyor çünkü.

Şimdi de surenin 52-56 ayetlerine bakalım;

(Yusuf dedi ki;) “İşte bu (kadının itirafı) şunun içindi, -kocası- bilsin ki ben gıyabında ona hainlik etmiş değilim. Zaten Allah hainlerin hilesini hedefine de ulaştırmaz.”(12/52)
Bununla birlikte ben nefsimi temize de çıkaramam. Çünkü nefis Rabbimin merhamet ettiği anlar/durumlar haricinde daima kötülüğü emreder.(12/53)
Kral dedi ki “Getirin onu bana, onu özel adamım yapayım.” Yusuf’la görüşünce de dedi ki “Bugün sen bizim katımızda sağlam yeri olan güvenilir bir kişisin.”(12/54)
Yusuf da “Beni ülkedeki hazinelerin başına getir. Ben onları korurum ve bu işi de iyi bilirim” dedi.(12/55)
Böylece ona yeryüzünde iyi bir makam verdik. Orada beğendiği/dilediği yere yerleşirdi. İşte biz ikramımızı –bu şekilde- dilediğimiz kimseye yapar ve güzel davrananların ödülünü de eksiltmeyiz(12/56).

Görüldüğü üzere 52. ayette kadının/kadınların itirafı ile iş tamamen ortaya çıkıyor ve Yusuf’un masum olduğu anlaşılıyor. Yani Yusuf aklanıyor. Ancak buna rağmen Yusuf diyor ki, ‘’Bununla birlikte ben nefsimi temize çıkaramam. Çünkü nefis Rabbimin merhamet ettiği anlar/durumlar haricinde daima kötülüğü emreder(inne-nnefse leemmâratun bi-ssû-i).’’

Burası kanaatimce kıssasın en can alıcı noktalarında biri, çünkü -belki biraz Ürolog bakışı olacak ama- Yusuf diyor ki burada, ‘’ben kadınlara karşı arzu duymayan, cinsel dürtüleri olmayan bir erkek değilim, nitekim nefsim de beni habire dürtükleyip durdu, kadınların bu ayartmalarına karşı her an baştan çıkabilir ve bu kötülüğü yapablirdim ama sabrettim, nefsime hakim oldum ve asla böyle bir kötülük işlemedim, ihanet etmedim, lakin her an nefsime uyup bu kötülüğü işleyebilirdim de, çünkü elbette ki benim de kadınlara karşı arzularım var, işte benim zindanı tercih etmemim sebebi buydu; zinaya yaklaşmamak, zinadan uzaklaşmak…’’

“Kadın onu gerçekten arzulamıştı; aslında o da kadını arzulamıştı, eğer Rabbinin burhanını görmemiş/hatırlamamış olsaydı(uyardı ona)…”(12/24)

Nitekim Yûsuf şöyle demişti? “Rabbim! Zindan bana bu kadınların beni çağırdığı şeyden daha sevimlidir. Sen onların tuzaklarını benden uzak tutmazsan, ben o zaman onların ayartmalarına kapılır ve cahillerden olurum.”(12/33).

Hani İsra 32’de ‘’Zinaya yaklaşmayın. Çünkü o çirkin bir iş(fahişeten) ve kötü bir yoldur(sâe sebîlâ(n))’’ buyruluyor ya, işte Yusuf’un yaptığı tam da budur. Allahın burhanı/işareti de budur, bu emir(ler).

Demek ki verilen (alınacak) mesaj şu;

Ey erkekler! Cinsel dürtülerinizi aktive edecek ortamlardan kaçının, sizi ayartacak kadınlar olsa da siz siz olun ve nefsinize hakim olun, oradan uzaklaşın, zinaya yaklaşmayın, asıl iktidar/güç/irade budur. Yoksa zaten cinsel gücü/aktivitesi kalmayan bir erkeğin zina yapmaması değil.

İşte Yusuf –gibi- olmak böyle olur; cinsel arzu ve imkânlara rağmen zina yapmamak, iffetini koruyabilmek.

Kıssadan alınacak bir başka mesaj da Yusuf’un hazine bakanlığına kendisinin talip olmasıdır. Demek ki kendine güvenen, ehil ve layık olduğunu düşünen insanlar görev talep edebilirler. Tabi Yusuf bunu kralın güvenini kazandıktan sonra yapıyor. Aksi halde bu talebin bir karşılığı da olmazdı zaten. Ama kralın güvenini de bu sabrı/iktidarı ve iffeti sayesinde kazanıyor.

Yusuf kıssasından alınacak çok mesaj var…

Daha Fazla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir