Yörünge Dergisi

"Türkiye’nin Entelektüel Aklının Buluşma Noktası"

Cumartesi, Ekim 16, 2021

Var Olmak Birlikteliktedir

Dünya, canlı, cansız birçok varlık barındırır. Bu varlıklar canlı olsun, cansız olsun dünyadaki durumlarını ve hayatlarını devam ettirebilmek için bir dala tutunmak zorundadırlar. Bu dal da birlik dalıdır. Hiçbir varlık tek başına dünya hayatında kendini koruyamaz ve kendi hayatını idame ettiremez. Çünkü her varlık birbirine muhtaç olduğu gibi birbirlerinin de amansız düşmanıdırlar. Kendi cinsinden olmayan diğer varlıklarla da hemen hemen büyük bir çekişme, rekabet içinde ve düşmanlık içerisinde olurlar. Her varlık neslini devam ettirebilmek için diğer varlıkları öldürüp beslenmek, barınmak gibi temel ihtiyaçlarını gidermek zorundadırlar. Bu aralarındaki ölüm kalım mücadelesinde hayatta kalabilmek için kendi cinsinden varlıkla dayanışma ve yardımlaşma içinde olmak zorundadır. Bulunduğu yerde birlik ve beraberlikle kendi cinsinden varlıklarla rakibi olduğu varlığı kovmazsa veya çıkarmazsa o rakip kendini ve beraber bulunduğu varlıkları çıkartır. Eğer o düşmanı öldürmezse onu ve diğer aynı cinsten olduğu varlıkları öldürür.

İşte, dünya bu denge üzerine kurulmuştur. Varlıkların kendilerini koruması ancak ortak düşmanlara karşı birlik ve beraberlik içinde olmaları ile gerçekleşir. Aynı zamanda kendisinin devamı için öldürmek zorunda kaldığı düşmanları da ancak birlik ve beraberlik içinde olurlarsa öldürebilirler.
Bütün canlıların birliğe ihtiyacı olduğu gibi biz insanların da birlik ve beraberliğe diğer varlıklardan daha çok ihtiyacı vardır. Çünkü insanoğlunun en büyük düşmanı kendisidir yani insandır. Düşman kendi cinsinden olunca daha kuvvetli olur. Bu yüzden düşman çok büyüktür. İnsan milletlerden oluşur. Bu milletler birbirleriyle kıyasıya mücadele halindedirler. Birbirleriyle amansız bir rekabet içinde düşmanlık yaparlar. Bu düşmanlığa karşı en büyük güç, kuvvet birlik ve beraberlikten doğar.
İnsan hayatını tek başına sürdüremez. İlk önce bir aile kurmak zorundadır. Ailesiyle de bir toplum içinde yaşamak zorundadır. Toplum da milletleri meydana getirir. Milletler de devleti oluşturur. Devlet ve millet, değer yargıları bir, aynı menfaatleri taşıyan toplulukların oluşturduğu bir yapıdır. Bir millet değerleri bir, kültürleri bir, menfaatleri bir, tarihleri bir, ülküleri bir ve daha nice böyle kendilerini birbirlerine kenetleyen özelliklerle meydana gelmektedir.

İşte, bir millet olarak milletini ve devletini yok etmek, tutsak etmek veya işgal etmek isteyen diğer milletlere karşı bu birliği ve dirliği sağlayan değerler ile kenetlenip tek vücut olarak düşmanlarına karşı top yekûn durmaları gerekir. Kendi aralarındaki önemsenmeyecek meselelerden dolayı kavgalara ve çekişmelere girmeyerek düşmana karşı hep dikkatli ve uyanık olmak zorundalar. Daima geçmişten gelen milli değerlerini koruyarak ve o değerlerin çatısında birleşerek birlik ve beraberlik içinde olmalıdırlar. Böylelikle düşmanlara fırsat verecek bir duruma düşmemelidirler.
Cenab-ı Allah Kuranda birlik ve beraberlik içinde olmamızı ayetlerinde sımsıkı tembih ve nasihat etmekte hatta emretmektedir. “Allah’a ve Resûl’üne itaat edin ve birbirinizle çekişmeyin. Sonra gevşersiniz ve gücünüz, devletiniz elden gider. Sabırlı olun. Çünkü Allah sabredenlerle beraberdir.” (46 / 75)Ayetinde olduğu üzere bizim kendi aramızda fitne, fesat, haset, birbirini çekememezlik gibi şeylerle birbirimizle çekişmememizi, kavga etmemizi ve düşmanlarımız varken birbirimize düşman olmamamızı emredilmektedir. Birliği ve beraberliğimizi sağlamamız için de birbirimize hoşgörülü, alicenap olarak sabretmemiz istenmektedir. Eğer birbirimiz kusurlarını görmeyip sabredersek birliğimiz ve dirliğimizi sağlarız. Düşmanlarımızın bizi mahvedip yok etmelerine müsaade etmemeliyiz.

Şimdi tam birlik ve beraberlik zamanı. Gelin aramızdaki küçük sürtüşmeleri bırakalım, birlik ve beraberlik içinde olalım. Düşmanlarımıza fırsat vermeyelim.

Daha Fazla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir