Yörünge Dergisi

"Türkiye’nin Entelektüel Aklının Buluşma Noktası"

Cumartesi, Eylül 26, 2020

Postmodern İslam veya Postmodern Müslümanlık İdeolojisi

1. Mutlaklık, evrensellik veya kesin rasyonellik gibi modern olanı eleştiren yerine muğlaklık, eleştirel bireysel rasyonelliği ve yerelliği getiren Postmodern dönem Müslümanları için artık “ulaşılamayacak bir bilgi, öğrenilemeyecek bir kültür, tecrübe edilemeyecek bir pratik yoktur. Bu anlayış en büyük aktüel yozlaşma sayılabilir. Batılı yok etmek yerine onunla yaşamayı kanıksayan Postmodern Müslüman, cinsiyet kategorisine bağlı olarak artık abdeste mani olmayan ruj ve ojelere rağbet etmekte, “helal” etiketli likör, helal etiketli bira, helal etiketli şampanyalara ilgi duymakta ve böylece Postmodernizmi bir durumdan çıkararak dinin temel değerlerini yapı-bozumcu anlayışlarla yerinden dinamitlemektedir. Zira Postmodern durumu benimseyen Müslümanlar için çağın lüksleri diye bir şey yoktur aksine onlar en temel temel yaşam gereksinimleri, öznel bilgi, yakın çevre eğlencesi veya dar yakınlarla tatil gibi hizmetler olarak sıradan birer “bir endüstri” haline gelmiştir.

2. Bu çağdaş dönemde klasik kabul edilen tüm dini fenomenler, (bilhassa cami, cemaat, kandil, ümmet gibi temel yapılar/fenomenler) somut formlarından uzaklaştırılıp soyutlaştırılmakta ve bir anlamda yozlaştırılarak veya içi boşaltılarak bireyselleştirilip gerektiğinde yerelleştirilerek önemsiz hale getirilmekte veya değeri rölatif hale dönüştürülmekte veya en azından kayıtsız kalınarak agnostik şartlara uygun hale getirilmekte böylece Postmodern Müslümanlık formu yaratılmaktadır. Post-seküler dönem de denen bu yeni durumda Müslümanları bekleyen en büyük tehlike olarak klasik din kavramı bir olgu olarak yok olmamakla beraber “güncellenerek” yeni form verilmekte dindarın zihin dünyasına uygun apayrı farklı türlerde varlığını sürdürmek istenmektedir. Buna bağlı olarak postmodernitenin bir gereği olarak dinin tüm klasik yapıları, sürekli bir değişim içine sokulmakta her gün eleştiriye açık hale getirilmekte böylece anlamsızlaştırılmakta, kesinlikten uzaklaştırılmış dini konular, nispileştirilmiş hakikatler ve bencilleştirilmiş tercihler haline sokulmaktadır. Bu durum içinde söz gelişi İslam’ın temel rükunlarından biri olan hac fenomeni tehdit ve tahdit altına girerek organizeli ve sistematik ajanslar yoluyla kutlanmakta veya umre sonrası eğlence tertip edilip “after umre party” formu öne çıkarılmakta tesettür gibi olağan bir ilahi emir estetik ve güzellik fenomenine dönüştürülmektedir. Bunların Din Bilimi içindeki karşılıkları bilhassa Hermenötik fenomenoloji için anlamı “dini kült ve rituellerde yapı-bozumlar” olurken bilişsel din bilimi için ise anlamı dini pratik anomalilikleri olarak ortaya çıkmaktadır.

3. Postmodern Müslümanlık anlayışında bir önemli konu da aşırı sentezci, melez ve senkretik İslam algısıdır. İslam artık gittikçe belli bir bölgenin(Arabistan veya Anadolu gibi), kültürel havzanın (Maturidilik veya Eşarilik gibi) veya felsefi sistemin ( İslamlaştırılmış Yunan Düşüncesi gibi) bir parçası olmaktan çıkmış hem küresel –hem yerel ama tamamen taranmış halde klasik mezhepler-üstü, modern düşüncelere eleştirel veya disiplinler-üstü gibi “glokal” boyutlar kazanmaya başlamıştır. Bunun neticesinde “bir mezhebe ait olmadan ona inanma”, “cemaate katılmadan kült ibadeti yapma”, “peygamber olmadan Tanrı ile doğrudan iletişim kurma” gibi yeni dini ritüelleri öne çıkmıştır. Klasik görülerek eleştirilen geleneğin her bakış açısı, “tek taraflı”, “bağnaz”, “kaba” ve “hoşgörüsüz” gibi olumsuz yaftalarla ürkütücü kabul edilmekte, tek bir dinden oluşmayan aksine tüm dinlerin ortak paydalarından hareketle her dinin en yüksek değerini benimseyerek veya onaylayarak veya hayran kalarak kendi inancında mesut bir şekilde sindirerek (enkültüre ederek) “senkretik ve “karma din formu” veya “karışık maneviyat” formlarına doğru bir savruluş söz konusudur.

4. Bu Postmodern İslam durumların neticesinde yakında “e-cemaatler veya parçalı- mikro din formları” ile kendi kurumlarını veya önderlerini ortaya çıkarabilecek veya piercingli veya renkli tatoolu veya gökkuşağı ti-şörtlü trans-gender cinsiyetli cemiyetler ortaya çıkabilecek; böylece farklılıkları ve çoklu kimlikleri benliğinde sindiren, başkalaşmaktan ve transformasyondan mutlu olan sürekli değişken “açık büfe din anlayışları” gibi yeni İslam formları olağan kabul edilebilecektir.

Daha Fazla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir