Yörünge Dergisi

"Türkiye’nin Entelektüel Aklının Buluşma Noktası"

Salı, Eylül 22, 2020

Mızıkçılık Yapanlar İpe Un Sererler

Cennetin anahtarı cihad ve Alllah yolunda ihlaslı bir şekilde çekilen çilelerdir. İman sadece bir temenniden ibaret değildir. Ödenmesi gereken bir bedeli vardır. İman etmenin bedeli de vahyin hayatın tüm boyutlarına hâkim olması; tüm davranışların Allah Teâlâ’nın iradesine arz edilmesidir. O’nun iradesine uygun amellerin meşruiyeti vardır. Tekrar başlığımıza dönersek; Kur’an’da, insanın dini uğrundaki ödemesi gereken bedele atfen dört ayet vardır. Bunlar; Bakara suresi 214. Ayet, Âl-i İmran suresi 142. Ayet, Tevbe suresi 16. Ayet ve Ankebut suresi 2-3. Ayetlerdir. Hayatın çilelerinden yorulan Müslümanların Hz. Peygamber’den rahat bir ortam talep etmelerine karşılık Yüce Allah şu ayeti indirmiştir: “أَمْ حَسِبْتُمْ أَن تَدْخُلُواْ الْجَنَّةَ وَلَمَّا يَأْتِكُم مَّثَلُ الَّذِينَ خَلَوْاْ مِن قَبْلِكُم مَّسَّتْهُمُ الْبَأْسَاء وَالضَّرَّاء وَزُلْزِلُواْ حَتَّى يَقُولَ الرَّسُولُ وَالَّذِينَ آمَنُواْ مَعَهُ مَتَى نَصْرُ اللّهِ أَلا إِنَّ نَصْرَ اللّهِ قَرِيبٌ” “ Yoksa siz, sizden öncekilerin başına gelenler sizin de başınıza gelmeden cennete gireceğinizi mi sanıyorsunuz? Onların başına öyle şiddetli zorluklar, öyle boğucu darlıklar geldi ve öylesine sarsıldılar ki mü’minlerle birlikte Resul de “Allah’ın yardımı ne zaman gelecek!” diyordu. Unutmayın, Allah’ın yardımı yakındır.”[1] Rivayet kitapları “Allah’ın yardımı ne zaman?” sorusunu soranların Mekkeli Müslümanlar ve özellikle de Habbab b. Eret olduğunu belirtirler. İşkence görmekten vücudunda tırnak ucu kadar bile doğal renk kalmayan bir adamın genişlik ve ferahlık talebine Allah(c.c.) yukardaki cevabı vermiştir. Buna göre, Müslümanlardan sızlanmamalarını ve sabırla yola revan olmalarını istemiştir. Benzeri bir ayette Uhud savaşı sonrasında gelmiş ve imanın ödenmesi gereken bir bedelinin olduğu vurgulanmıştır. Uhud savaşındaki verilen şehidler ve gaziler imanına karşılık bedel ödeyenlerdir. Gazilik ve şehadetin mukaddemi olan cihad, iman-ı kâmilin işaretidir. Cihad ve sabır olmadan ne imana bedel ödenir, ne de cennete gidilir. Bu konudaki ayet gayet sarihtir: “أَمْ حَسِبْتُمْ أَن تَدْخُلُواْ الْجَنَّةَ وَلَمَّا يَعْلَمِ اللّهُ الَّذِينَ جَاهَدُواْ مِنكُمْ وَيَعْلَمَ الصَّابِرِينَ” “Yoksa siz, Allah içinizden cihad edenleri ve (yolunda) direnenleri/sabredenleri seçip ayırmadan cennete girebileceğinizi mi sanıyorsunuz?”[2] Cihada soğuk bakan ve taşıdığı riskten dolayı onsuz bir din tasavvuru düşünen kişiye Peygamber Efendimizin yaptığı şu uyarı çok önemlidir: “İbni Hasasiyye (r.), Hz. Peygambere gelip İslâm’ın emirlerinin zorluğu ve kolaylığı üzerinde yorum yapmış; sonra da “zekâtsız ve cihadsız bir din” tasavvurundan bahsetmiştir. Bunun üzerine Hz. Peygamber, İbni Hasasiyye’yi şiddetle sarsmış ve “Allah yolunda sadaka ve infak yok, cihad yok, o zaman sen ne ile cennete gireceksin?[3]” demiştir.
Müslümanlar cihadı terk edip korkakça davranırlar ve mal biriktirme tutkusuna kapılırlar, sonra da konforizmin etki alanına girecek olurlarsa dünyayı amaç haline getirirler. Dünyada ebedi yaşama ve cenneti de dünyada arama sapıklığına düşerler. Ayrıca Müslümanlar cihadın aleyhindeki kara propagandadan etkilenirler ve cihadı terk ederlerse bireysel ve toplumsal zillete/alçaklığa düşerler. Hz. Peygamber(s.a.v.), böyle bir düşüşe ve alçalmaya neden olan durumları şöyle tespit etmiştir:“(Faizli bir muamele olan) ıyne alış verişi yapar, öküzün kuyruğuna sarılır, ziraata razı olur (tarlanızdan başka bir şey görmezseniz) ve cihadı da terk ederseniz Allah Teâlâ size zillet musallat eder ve tekrar dininize dönene kadar o zilleti üzerinizden geri almaz.”[4]Hadisdeki “öküzün kuyruğuna sarılmak ve ziraata razı olmak” ifadeleri deyimdir. Güncel dille anlam verirsek; herkesin dünyalık peşinde koşup dinini ciddiye almaması, işini ve kazancını Allah’ın emirlerinin önüne geçirmesidir. İtibarı, konumu, lobisi, formasyonu, yakınları, kazancı ve kapitali gider endişesiyle hayatın İslâm’a dönüşümünde görev yüklenmemesi; kariyerini hesap ederek hakkı zamanında ve yerinde söylememesidir. Öküzlerin kuyruğuna yapışmayı; kafası çalışmayan mankafa mele ve mütref sınıfının arkasından sorgulamadan gitmek, batılda bile “öküz kafalıların” önderliğine razı olmak diye yorumlamak, uç yorum olacağından detaya girmemek lazım.

[1] Bakara 2/214

[2] Âl-i İmran 3/142

[3] Hakim, Müstedrek, had no: 2421, c. II, s 89-90;Heysemi, Zevâid,C.I,s.42

[4] Ebu Davud, Büyu, Had.no:3462,c.III,s. 274

Daha Fazla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir