Yörünge Dergisi

"Türkiye’nin Entelektüel Aklının Buluşma Noktası"

Çarşamba, Ekim 27, 2021

Erdoğan Cumhurbaşkanı Olamaz (!)

Selamı kelama bağlayalım belki birilerinin okuyunca “İşte bu!” deyip sevinecekleri bir cümle yazalım… Evet, Erdoğan Cumhurbaşkanı Olamaz…

Evet, size bu kadar sevinç yeter… Şimdi neden Erdoğan cumhurbaşkanı olamaz onu açıklamaya çalışalım. Cumhurbaşkanlığı kelimesi bir ülkenin sınırları içinde yaşayan toplumları yöneten ve temsil eden en üst bürokratik statüdür. Bürokrasiden ayıran en belirleyici özelliği seçilmiş olmasıdır.

Türkiye, sınırları belli ve uluslararası hukukun tanıdığı haklar ve yüklediği sorumlulukları içerisinde olan devletlerden bir devlettir. Hatta kuramsal olarak baktığımızda bu anlamda tüm devletler aynı haklara ve sorumluluklara sahiptir.

Her devletin hem kendi sınırları içinde hem de sınırlarının dışında o toplumu temsil eden cumhurbaşkanı ve başbakanı vardır. Çok az devletin başbakanı da yoktur. Bu sosyolojik durum bir kayıp değil kazançtır. Siyaset sosyolojisine göre bir güç göstergesidir. Başbakanlık statüleri daha çok bir ülkenin sınırları içindeki yönetimler için geçerlidir.

Evet, Erdoğan’ın sahip olduğu karizmatik liderlik gücü için cumhurbaşkanlık dar bir kalıptır. Türkiye her ne kadar 2013 yılına kadar aynı politik yapı tarafından temsil edilmiş ve yönetilmiş olsa da 2013 bir kırılma noktasıdır.

2013 ile 2016 yılları arasında küresel güçlerin tek planı Erdoğan’ın artık durdurmasının zamanı geldi de geçiyor şeklinde ortak bir karardı.2016 yılı Temmuz 15 gecesi bıçak kemiğe dayanmış ve “Outcome Moment” küresel güçler ve küresel lobiler kısacası bunu “OM” olarak kullanır. Bu Karar Anı zayıflar için değil onlara göre söz dinlemeyenler içindir.

Bir gerçeği ifade etmek gerekir ki “OM” sonu verilen kararlar 2016 yılına kadar hep istedikleri ve planladıkları gibi olmuştur. Bunun bir tek istisnası 2013 yılında start alan planlamaların 15 Temmuz 2016 günü verilen  “OM” sadece başarısız olmakla kalmamış küresel güçler için tam bir hüsran olmuştur. Bu hüsranın psikolojik yenilgisi geçtiğimiz günlerde Libya için “OM” kararı ile yeniden gündem olmuştur.

Dönelim şimdi Erdoğan’ı neden bir cumhurbaşkanı olarak görmediklerine… Erdoğan’ı onlar şifacı olarak görüyorlar. Zayıf ve güçsüz hatta felç halde olan toplumları ayağa kaldırabilecek bir toplumsal şifacı olarak görüyorlar.

Haksızlar mı asla…

Erdoğan dünyada en çok ismi diğer ülke toplumları tarafından da telaffuz edilen hatta en çok ismi telaffuz edilen  liderler arasında… Asya’dan Afrika’ya hatta Amerika’ya kadar uzanan bir sevgi seli var. Avrupa ciddi anlamda Erdoğan karşısında açık kart oynama cesaretini gösteremiyor.

Küresel diplomaside gözlerin en fazla odaklandığı isim Erdoğan oluyor. Aslında bu bilinçaltı bir korku… İsrail temsilcisine kameralar karşısında verdiği tepki dünya liderlerinin unutamadığı hatta takdir ettiği bir tepki olarak tarih kitaplarına geçmiş bulunmaktadır.

Şimdi önemli bir noktaya dikkat çekelim… Küresel güçler Erdoğan’ı sıkıştırmak için sürekli iki kod ve motif kullanılmaktadır. İlki “Cinsiyet Ayrımcılığı ve Kadına Şiddet” diğeri ise “Basın Özgürlüğü” bu konuda vizyon açısından küresel veri merkezleri ile ciddi pazarlıklar yapılmaktadır.

Bizi ilgilendiren boyutu misyon boyutudur… Küresel güçler her ne kadar gündem etmeseler de Erdoğan’ı Osmanlıyı canlandırmak istemesiyle damgalasalar da aslında lobisel çalışmalarında sürekli Erdoğan için “New Age Ottoman” tanımlamasını kullanmaktadırlar. Ve Osmanlıya karşı çöküş ve dağılış dönemindeki atalarının kullandığı stratejileri modellemektedirler.

Türkiye için asıl tehlike “Bürokrasi Krallığı” Erdoğan siyasi, askeri hatta son günlerde denenen ekonomik cephelerden yenilgiye uğratılamayacağı onlar tarafından da kabul edilmiştir.

Demokratik yollar ile Erdoğan’ın Türkiye’den uzaklaşması yakın tarih için öngörülmüyor.

 Aslında Türkiye’de “Kadın” motif ve kodu kişi olarak kadın hakları savunuculuğu değildir. Zaten Kapitalizm için kadın sistemin yakıtı demektir. Kapitalizmden kadını çıkardığınız an sistem “Error” verecektir. Bu sebeple kadın kapitalizm için sınırlama konulmadan kullanılacak bir sistem girdisidir.

“OM” kararı verenlerin masasında bir veri vardır. O veri Erdoğan’ın zaafları “OM” kararını verenlere göre Erdoğan’ın en büyük zaafı kadına karşı olan zaafıdır. Şimdi malum çevreler organize olup basın açıklaması yapıp “Cumhurbaşkanımıza kadınlara karşı zaafı var!” diyen kişi için suç duyurusunda bulunacağız diyebilirler artık bunlar beklenmedik tepkiler değil…

Erdoğan’ın zaafını çalışma masasında daima duran anası ile yan yana olan görselden çıkarıyor küresel iletişimciler… Erdoğan’ın yumuşak karnı, ikna noktası “Kadın” kadın kendisi için değerlidir ama hiçbir kadın anası kadar değerli değildir.

İşte ülkemizdeki kadının öne çıkması kadın konusunda Erdoğan’ın ikna edilemez oluşu buradan kaynaklanmaktadır.

Sosyolojik olarak inancı hatta yaşam tarzı İslam’a taban tabana zıt toplumlarda karşılık bulmayan İstanbul Sözleşmesi’nin yaşam tarzı İslam olduğunu söyleyenler hatta sözlerine İslam’ın kod ve motifleri ile başlayıp bitirirken de inançlarını referans gösteren kişilerin savunması meşru bir zemine oturtmaya çalışması ise tam bir kara mizahtır. Son yaşadıklarımız ise kara mizah değil olsa olsa  “Keçilerin Türküsü” olabilir.

Evet, Erdoğan bir cumhurbaşkanı olamaz… Çünkü ülke sınırlarını aşan bir gücü… Sınırları aşan bir küresel düşmanları ve sınırların dışından kendisine akan dualar…

Biri de kalkıp Erdoğan “Halife” de rahatla diyebilir. Evet, tartışmasız Erdoğan bir “Emir Sahibi” ,inancımızda emir sahipleri için geçerli olan kendisi içinde geçerlidir… Halifeliğe gelince bu beni aşar ancak şunu söyleyeyim halifelik bir krallık değildir. Ben halifeyim demekle halife olunmaz kaldı ki halifelik kabullenmek ile olur…

Son olarak Türkiye’de ne rejim bir İslam devletidir ne de iktidarın böyle bir iddiası var o nedenle korkmayın halifelik söz konusu değil rahat olun… Ama korkunuz buysa inancımız o ki Rabbim bu ümmeti şeksiz şüphesiz bir halife ile aziz kılacaktır… Duamızı sorarsanız dualarımızda hep bir hilafet ve halifelik vardır… Allah Resulünün halifelerinin halifesi olacak bir halife…

Okuyanların sabrını zorlamadan…

Cumhurbaşkanını sevenler öncelikle hata yaptılarsa hatalarını hatta ihanet ettilerse ihanetlerini ikrar etsinler toplumsal hafızalarda olanlar toplumsal vicdanı daha fazla kanatmadan müsaade istesinler ülkede adam kıtlığı yok kendileri bulunmaz hint kumaşı da değiller…

Hatalarını örtbas edenler bunu yapmazsanız Erdoğan sadece sizin de hatalarınızı üzerinde taşıyan bir ülkenin cumhurbaşkanı olarak kalacak; tavsiye ettiğimi yaparsanız Erdoğan zalimlerin korkulu rüyası mazlumların ellerini açtıklarında dua ettikleri Allah’ın izni ve inayeti ile yardım bekledikleri olacak …

Kadınlar sizin maslahatınız hiçbir zaman ümmetin maslahatından öncelikli değildir… Birilerini sevindirmemek için az sukut etseniz hikmete ulaşacaksınız zihniniz ve gönlünüz de “Kavvam” olan erkekler ile huzura erecek…

yazar@ercanharmanci.com

Daha Fazla

1 Yorum

  • altan ozkul
    altan ozkul

    evet hocam, çök güzel anlatmışsınız bunu ben Türkiye dişinda hem avrupada,hem afrikada yasiyarak kendi gozlerimle gördüm ve şahindim. Erdoğan gerçek ezilen zulme uğrayan bütün insanların umudu o bir dünya lideri düşüncesiyim.

    Cevapla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir