Yörünge Dergisi

"Türkiye’nin Entelektüel Aklının Buluşma Noktası"

Salı, Eylül 22, 2020

Dilipak Neyin Peşinde?

Abdurrahman Dilipak inceden başladığı AK Partiye yüklenme mesaisine ‘Özal’ın partisindeki gibi AK Parti papatyaları oluştu, bunlar fahişe ruhlu’ söylemiyle zirve yaptırdı.
AK Parti kadın kolları da 81 ilde hakkında suç duyurusunda bulundu.
O da ‘Ben yanlış anlaşıldım, haddini aştı sözlerim’ falan demedi. Bunlar şimdi de dindarlara saldırıyor diye sür kontur çekti. (Dindarlardan kastı kendisi)

Bir partiyi dışardan yıkamazsan kaleyi içerden yıpratmayı dene. Genel geçer bir taktiktir. Çoğu zaman da tutar. Örneğin Amerika ve Almanya , Fransa, AK Parti iktidarını devirmek mi istiyor, önce kendileri denerler. Olmadı FETÖ gibi bir yapılanmayla içerden vurmaya kalkarlar. O da cılk çıkınca muhalefeti gazlarlar. İnsan haklarından, kadın cinayetlerinden, tecavüzlerden, şurda burda ne işiniz vardan, ekonominin batışından, doların çıkışından, salarlar hükümetin üstüne. Bu da tutmadı mı iç kaleden hamle beklerler. Çok daha yakınlardan. Zaten taş yakından değer.

Ben demiyorum ki Dilipak böyle bir oyunun içinde. Ama yaptığı o kapıya çıkıyor. AK Parti içindeki kadınlara, hadi tamamına olmasa da bir kısmına bu yakıştırmayı yapıyor. Kalan kısmına da 107 lik Sümerolog İlmiye Çığ aynısını söylemişti. Dilipak istiyor ki ‘içerdeki’ bu ‘fahişe ruhlulara’ karşı mücadele başlatılsın. Bunlar partiden atılsın. Böylece parti, iç meseleleri ile uğraşsın. Dış dünyadan uzaklaşsın iç mücadeleye girsin. Bir de bunu ‘parti böyle kurtulur’ gibi aldatıcı bir ambalaja sarıyor. Muhalefetin Türkiye battısı gibi o da AK partinin batmakta olduğunu söylüyor. Ama anketler öyle söylemiyor.

Şimdi mahkeme önünde o ‘fahişe ruhluların’ kimler olduğunu ispatlaması lazım. Ki ceza almasın. AK Partiye bundan büyük kötülük CHP akıl etse beceremez. İftiranın büyük günah olduğunu Dilipak herkesten iyi biliyordur.

Ama şunu bilmiyor, AK Parti yalnızca Dilipak gibi düşünenlerin partisi değildir. Öyle olsa barajı zor geçer. AK Parti Türkiye’nin partisidir. Üstelik de umududur. AK Parti düşerse, Türkiye düşer. Bunu bilen, Dilipak kadar dindar olmayan kimseler de AK Partiyi destekler. Hatta çoğu gayrimüslimler. Bunlara kulp takıp partiden atmaya kalksan parti Saadet partisine döner.

Abdurrahman bey zamanında partiye çok hizmet etmiş olabilir. Ama şimdi bu yaptığı pek hizmete benzemiyor. Üstelik AK parti içinde onun kafasında tasarladığı gibi bir durum da yok. Yel değirmenlerine kılıç sallıyor. Partiye haksızlık ediyor. Çürükler yok mudur; vardır elbet, bir ambar ceviz. Fakat böyle bir saldırı söylemini ve savaş ilanını haklı çıkaracak şey değildir onların varlığı. Bu partiye kimlerin hizmeti geçmedi ki. Nerde o partinin eski cumhurbaşkanı, eski başbakanı, kimi eski bakanları, kimi eski önde gelenleri. Şimdi onlar karşı saftalar. Partide diktatörlük olduğuna inanıyorlar. Liderine kötü gözle bakıyorlar. Ayasofya açılışına namaza bile gelmiyorlar. O kadar kinlenmişler. Bakalım Abdurrahman beyin başlattığı bu yürüyüşü nerelere varacak.

Daha Fazla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir