Yörünge Dergisi

"Türkiye’nin Entelektüel Aklının Buluşma Noktası"

Pazar, Mayıs 16, 2021

Cumhurbaşkanımız Yalnızlığını Giderebildi mi?

15 Temmuz alçak darbe girişimi sonrası yalnız kaldığından şikayet etmişti…

11 milyon üyesi olan partinin Genel Başkanı, binlerce il ilçe, mahalle teşkilatlarına sahip olan ve ülkemizi neredeyse çeyrek asırdır yöneten bir idareci yalnız kalmaktan şikayet etmekteydi… Anlaşılır gibi değildi. Ne yazık ki kasıtlı-kasıtsız yanlış giden işler, şartlar, gelişmeler de Başkanımızın bu sözünü doğrulamaktaydı.

Onu düşmandan korumak için arkasında var gibi görünen yaverlerinin(FETÖ’cülerin) bile çoğu onun can düşmanlarıymış meğerse…!

FETÖ darbeye kalkışacak güce kavuşmuştu da Başkan yakın arkadaşlarını bile buna ikna edememişti. Oysa arkadaşlarının görevi bu güce kavuşmalarına mani olmaktı. Olmadıkları gibi öncesinden de tehlikeyi haber de vermemişlerdi.

Yalnızlık sözünün üzerinden uzun zaman geçtikten sonra sormak gerekir. Başkanımızın yalnızlığı bugün giderildi mi?

Partisinin üye sayısının çokluğu, etrafında dolaşanların çoğalması, biz de artık FETÖ’ye karşıyız diyenlerin şarkıları ve sayıca çok olmaları oynadıkları tiyatroları bizleri yeniden mi aldatmaktadır yoksa?

Bu defa sorun bambaşka…

Başkan duysa bunlar olmaz …Bugünün moda sözü budur!
Ama bir türlü duymuyor işte! Ona giden yollar tümüyle tıkalı ve kapalıdır…

Kasıtlı kasıtız hatalar, yanlışları “başkan bir duysa şöyle yapar böyle yapar gibi” tehditkar sözler ortalıkta dolaşıyor ama…kasıtlı kasıtsız hatalar da aralıksız şekilde devam ediyor… Başkanımıza rağmen… Sanki eski düzeni başka bir yolla devam ettirmek gibi duruyor bu mazeret… Madem ki arkadaşları çözüm üretmede Başkana yardımcı olmak için gayret içinde değiller ve halen daha başkan yalnızdır o halde başkana giden tüm yollar açılmalı değil midir? Ya da bu yolu tıkayan engeller ortadan kaldırılması gerekmez mi?

“Ona sesimiz ulaşmıyor” sözü kadar tehlikeli bir söz var mıdır? Grup toplantısında kendisine ” Tayyip dede” diye bağıran çocuğu işitiyor ve cevap veriyor, “evimize gel misafir ol çayımızı iç” diyen çocuğu kırmıyor gidiyor da peki ya ona ulaşması gerekenler, şimdiye kadar etrafındakilerden geçmişte olduğu gibi duymadıklarını söyleyecek birileri neden ulaşamıyor? Simitçiye uğruyor, balıkçı ve taksicileri dinliyor da çok önemli şeyler bilen ve aktarmak isteyenler ona niçin ulaşamıyorlar? Yoksa eskiye oranla değişen bir şey yok mu?

CİMER görevini yap-a-mıyor…Aldığı her hangi bir şikayeti hakem gibi davranmak yerine, ne yazık ki şikayet edilen kişiye geri gönderiyor. Bu yol da idarecinin yaptığı yanlışı meşrulaştırmak dışında başka bir anlama gelmiyor ve de müştekiyi daha da fazla üzüyor…Kırıyor, küstürüyor…

Bu yol da bu yönüyle keşke hiç olmasa dedirtecek derecede tıkalıdır…Şikayetleri Cumhurbaşkanımıza ileten yol değildir.

Ya Cumhurbaşkanımızın etrafındakiler şimdiye kadar yapmadıkları şekilde onun olmadığı yerde duyan kulağı, gören gözü, konuşan dili, dokunan eli, koklayan burnu, feraseti, basireti, adaleti olacaklar ya da bizlerin “Başkanımız halen daha eskiye oranla daha da fazla yalnızdır” sözlerimize alınmayacaklar…

Daha Fazla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir