Yörünge Dergisi

"Türkiye’nin Entelektüel Aklının Buluşma Noktası"

Pazartesi, Ekim 26, 2020

Utanıyorsa Adamdır…

Bazen söz biter yazı yazmaz kalemler. Kelimeler kifayetsiz kalır. Lafın tesir etmediği zor bir dönemden geçiyoruz. Bazen bu yaşananlar için; Ya Rabbi bu şehrin insanları ne günah işledi de böylesi bir gazap verdin demekten kendimi alıkoyamıyorum!

Size hiçbir isim ve ipucu vermedim. Eminim hepiniz anladınız kimden bahsettiğimi. Bir şehir düşünün ki 40 yıl hizmete hasret kalmış. Bu hizmete aç halk, yine usta yalancı bir siyaset adamının kuyruklu yalanlarının peşinden gidip onu hem de yüksek bir oy oranı ile Büyükşehir Belediyesi Başkanlığına oturtmuş.

Hani denize düşen yılana sarılır derler ya. Geçmiş yerel yönetimlerden umduğunu bulamadığı için çaresiz Adana seçmeni Her şey güzel olacak gibi iddialı bir slogana tav olmuşlar. Tıpkı Türk Filimleri’nde babasının evini beğenmeyip, mahallenin çapkın delikanlısına kaçan kızların öyküsü gibi. Maalesef sonu hüsran ile biten hikaye. Mahallenin kızı nasıl hikayenin sonunda kötü yola düştüyse, Adana seçmeni de kötü belediyeciliğin tam orta yerine düştü diyebiliriz.

Adana’da Parti ve Milliyet gözetmeksizin kiminle konuşsam vatandaş Karalar’a oy verdiği için binlerce kez pişman. Zaten Adana’da rast gele bir sokağa girip vatandaşa bu konuda anket yapabilirsiniz. Masa başı yapılan sipariş anketlerden bahsetmiyorum. Hodri meydan. Ben bizzat gönüllü olarak anketörlük yapmaya hazırım. Zeydan Bey Adananın istediği mahallesinde bir kamuoyu çalışması yapsın.

Farkındaysanız son günlerde Karalar sadece yapmadığı icraatları konuştuğu TV Programları ile gündeme geliyor. Belli ki siyasi kariyerine nokta koyacak. Nasıl olsa bir daha seçilme gibi bir kaygısı yok anlaşılan. Aksi bir durumu, yani halkın aklı ile dalga geçtiğini düşünmek daha kötü bir durum.

Başkan Karalar koltuğa oturduğu andan itibaren Borç ve Enkaz Edebiyatı yaptı. Ancak Seyhan Belediyesini hem de kendi partilisi olan başkana ne kadar borç ile bıraktığını hâlâ net olarak açıklayamadılar. Kasada para yok diyen Karalar her gün binlerce SMS ile TV programlarında boy gösteriyor. Yetmiyor hizmet yapmadığı gibi şehrin dört bir yanındaki bilboardlara milyonluk reklamlar veriyor.

Bakın şu ana kadar bir hizmet veya icraat eleştirisi yapmadım. Yani ortada yapılan bir çalışma yok. Ancak bu olmayan icraatlar ile ilgili olarak TV programlarında gündeme dair açıklama yapıyor. Gerçekten akıllara zarar bir durum! Şimdi diyebilirsiniz ki Allah beterinden korusun! Bundan daha beteri olur mu? Oluyormuş bizzat yaşayarak gördük.

Maalesef önce ki gün Adana halkına bundan daha beterini yaşattılar. Bu söyleyeceğim bir Türk filminden alıntı değil. Kemal Sunal’ın Zübük filminden hiç değil. Fantastik senaristlere şapka çıkartacak bir senaryo yazıldı ve kurgulandı. Yöneten de oynayanda aynı kişiydi.

Adana Büyükşehir Belediyesi Başkanlığı Makamına haciz geldi. Normalde her onurlu insan/siyasetçi bu durumu bırakın kamuoyuna ifşa etmeyi, kimsecikler duymadan en ivedi şekilde deyim yerinde ise ceketini satar ve bu icra işlemini sonlandırırdı. Sizce sözde Adananın onur abidesi Büyükşehir Belediyesi Başkanı Karalar ne yaptı biliyor musunuz?

Haciz konulan Makam Odasının hacizle kaldırılan mobilyaları yerine bir kahvehaneden getirilen çakma masa ile poz verdi. Hem de elinde ucu açık olmayan bir kurşun kalem ile! Yani ben çalışıyorum ama görüyorsunuz hacizden başımı kaldıramıyorum pozu…

Ancak Hollywood Senaristlerine taş çıkartacak sahnede bir detayı unutmuştu bu kurnaz siyasetçi! Makam Odası için Büyükşehir’e haciz gönderen avukat Zeydan Beyin seçim çalışmalarında yanı başında olan deyimi yerinde ise kankası idi! Bu duruma ne diyebiliriz ki? Bu Tiyatroyu anlatmaya hangi söz yeter?

Allah’ım Adana halkı olarak ne yaptık da bize böylesi ağır bir cezayı reva gördün. Ben o sahneyi görünce bir Adanalı olarak utancımdan yerin dibine girdim. Anadolu’da utanan insana Adam derler. Yani utanmasını biliyorsa, başını öne eğiyorsa ona Adam derler.

Belli ki asıl utanması gereken Sayın Zeydan Karalar bırakın utanmayı Sosyal Medya hesaplarından pişkin pişkin pozlar veriyor. Şu ana kadar yazılarımda sadece siyasi yorumlar yaptım. Zeydan Beyin ruh dünyası ile ilgili olarak uzmanlık alanım olmasına rağmen yorum yapmadım.

Ancak tarafsız her psikolog veya psikiyatrist bu tabloyu çok rahat yorumlayabilir. Eğer Zeydan Başkan Demirel tarzı ucuz Zübük Siyaseti yapmıyorsa ki bu daha kötü olur. O zaman kesinlikle Psikolojik durumunun iyi olmadığı anlaşılır.

Seçimler ve makamlar gelip geçer. Kah kazanırsın kah kaybedersin. Ancak bir şehri yönetme yetkisi almış bir başkanın gerek itibarına gerekse ruh sağlığına dikkat etmesi gerekmez mi? Tıpkı 14 kişilik bir dolmuş kullanan şoför alkollü veya bozuk ruh haliyle direksiyona geçemiyorsa, bu denli aciz ve kontrolsüz Belediye Başkanlarının da milyonluk şehirleri yönetmekten alıkonması gayet normaldir.

İçişleri Bakanlığı kayyum atamadan önce Sayın Karalar’dan tam teşekkülü bir hastaneden Sağlık Raporu istemek suretiyle konuyu karara bağlayabilirler. Bu olaydan sonra her halükarda bir kez daha Utanma Duygusunun ne denli önemli olduğunu anlayabiliyoruz.

Bir sözümde CHP’nin genel merkez ve Adana İl Teşkilatına. Allah rızası için bu sözde siyaset adamını savunmaya kalkmayın. Her geçen gün Adana Halkının gözünde itibar yitirdiğinizin farkında olmanız gerekir! Allah bu şehrin insanlarına sabır versin.

Selâm ve dua ile…

Daha Fazla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir