Yörünge Dergisi

"Türkiye’nin Entelektüel Aklının Buluşma Noktası"

Cumartesi, Eylül 19, 2020

Kadın Cinayetlerindeki İkiyüzlülük ve Gafillik

Erkek olsun, kadın olsun, haksız yere cinayet işleyen hiçbir katil savunulamaz. Yaptığı canilik için gerekçe veya mazeret üretilemez. Ancak bu durum cinayet olgularına zemin hazırlayan faktörleri tartışmamıza mani de olamaz. Hatta asıl yapmamız gereken budur. Eğer bunu yapmaz ve sebepler üzerinden değil de sonuçlar üzerinden bir okuma yaparsak, birkaç sivrisinek öldürdük diye sivrisinekle mücadele ettiğimizi zannederiz, bataklığı beslerken.
.
Son yıllarda şahit olduğumuz sevgili/partner cinayetlerinde de böyle bir durum söz konusu. Bu konuda sesini yükselten hemen her kesimi ikiyüzlü buluyorum. Özellikle de radikal feministlerin öncülük ettiği seküler camiayı. Şöyle ki;
.
Sen din, ahlak, norm vs hiçbir kural tanımayacaksın,
Her yönüyle serbest bir cinsel yaşamı savunacaksın,
Böylece hem cinselliği hem yaşamı katledeceksin,
Hatta böyle bir yaşam tarzını -sadece reklam, dizi, sinema ve sosyal medya üzerinden değil- kendi yaşam stilinle de topluma dikte edeceksin,
Ekranları ve sokakları erotik uyaranlarla dolduracaksın,
Bu konularda nerede ise hiçbir ahlakî ilke tanımayacaksın,
Kısaca görsel ve işitsel uyaranlarla cinsel aktif bireylerin güdülerini tahrik ederken, bu konularda -mesela benim gibi- uyarılarda bulunanları tehdit edeceksin,
Ama teşvik/dikte ettiğin böyle bir partner yaşamının doğası gereği kaçınılmaz olarak yaşanan çatışmalar bazı cinayetleri tetikleyince de -maktuleler için- ‘’ağlayacak’’ ve timsah göz yaşı dökeceksin, öyle mi?
Sahtekâr ve ikiyüzlüsünüz.
Hatta suçlu! Çünkü bu yaşam stilini siz teşvik ediyorsunuz!
.
Buna karşı muhafazakar-dindar camia da burada defalarca ifade ettiğim çağımızın ve özellikle de dijital tsunaminin dayattığı bu fiili olguları görmezden gelerek, yani işin aslını ıskalayarak, falanca sözleşmenin filanca maddesinde ‘’partner’’ ifadesi var, işte tüm bunlar bu yüzden oluyor’’ diyerek vaveyla koparıyor.
.
Sanki o kelime oradan silinse veya sözleşme iptal edilse sorun çözülecek, keşke bu kadar kolay olsa her şey ama öyle davranıyor.
Bu da tam bir gafillik, başımızı kumlara gömme!
.
Biz de her iki kesime sesimizi duyurmaya çalışan kısık bir ses!
.
İnşallah Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifin yeniden ibadete açıldığı bugün, bu konularda da yeni kapıların fethine(açılmasına) tanıklık ederiz, belli mi olur, zira fiili ve kavli dualarımız bunun içindir…

Daha Fazla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir