Yörünge Dergisi

"Türkiye’nin Entelektüel Aklının Buluşma Noktası"

Cuma, Ağustos 7, 2020

Etiyopya’yı Kimler Karıştırıyor?

Etiyopya’da, geçtiğimiz hafta popüler bir şarkıcının öldürülmesinden sonra başlayan çatışmalarda iki gün içinde en az 90 kişi öldü.

Etiyopyalı 34 yaşındaki şarkıcı Hashalu Hundisa, geçen hafta başkent Addis Ababa’da başından vurularak öldürüldü.

Seslendirdiği şarkı sözleri, genellikle Oromo etnik grubunun haklarına odaklanıyordu. Şarkıcı daha önce Etiyopya Başbakanı Hailemariam Desalegn’in istifasına yol açan protestolara da katılmıştı.

Ünlü şarkıcıya düzenlenen suikastın, Oromo milliyetçilerinin İmparator Menelik hakkındaki tartışmalı sözleri ve başkentteki heykelini yıkma sözü vermelerinden birkaç gün sonra yaşanması dikkat çekiyor.

İnsan Hakları İzleme Örgütü, güvenlik güçlerinin göstericilere karşı davranışını sert bir şekilde eleştirirken hükümetin protestolara verdiği tepkinin uzun zamandır tırmanan gerginliği artırdığını vurguladı.

Etiyopya’da son yıllarda etnik yapıya dayalı federal sistem dolayısıyla etnik gruplar arasında gerilim günden güne büyür hale geldi.

Yaklaşık 100 milyon nüfusa sahip ülkede nüfusun yaklaşık yüzde 35’ini Oromolar, yüzde 27’sini Amharalar, yüzde 6’sını da Tigraylar oluşturuyor.

Ülkenin en büyük etnik grubuna ev sahipliği yapan Oromiya bölgesindeki hükümet karşıtı gösteriler 2015 yılında başladı.

Nüfusun yüzde 60’ını oluşturan Oromiya ve Amhara protestoları, azınlık olan Tigray grubunun devlet içerisindeki kadroları tekelleştirdiği gerekçesiyle yapıldı.

Ardından Başbakan Hailemariam Desalegn’in 2018’in şubat ayındaki istifasını beraberinde getirdi.

Yeni Oromiyalı olan Başbakan Abiy Ahmed, yaptığı ilk konuşmasında, baskıcı ve ayrımcı yönetime son verme çağrısı yaptı. Görevinin ikinci yılındayken Amhara, Somali, Oromiya ve Gumuz etnik grupları arasında çıkan çatışmalarda onlarca kişi hayatını kaybetti.

Reformlarla ülkesinin dış dünyadaki imajını yeniden itibarlı hale getiren Abiy, ülke içerisindeki etnik sorunlara gereken çözümü bulamadı.

Etiyopya genelinde yüzde 6’lık bir paya sahip olan Tigray  ve ülkenin en büyük ikinci etnik grubu olan Amharaların elinde olan Etiyopya bürokrasisi, Abiy Ahmed’in derinleştirdiği reformlara daha fazla tahammül edemedi.

Göreve geldiğinden bu yana üç darbe ve suikast girişimi yaşayan Abiy Ahmed, son olarak 23 Haziran’da Amhara eyaletinde eyalet başkanına yönelik darbe girişimiyle karşılaştı.

Etiyopya halkı 150 yıldır zulüm gördüğüne inanıyor. Sadece Oromolular değil, ülkenin yüzde 99’u bu zulüm altında. 

Bu zulmün kaynağı “eski zihniyetin” bir türlü kaybolmamasıdır. Eski zihniyet “tek etnik, tek dil, tek din, tek kültür”den ibarettir. Yani tek etnik olarak herkesin kendisini Amhara kavminden görmesini, Amharca konuşmasını, Ortodoks Hristiyanlığı benimsemesini ve herkesin hem Amhara kültürü (yöresel yemek olsun, giysiler olsun) hem Etiyopiya’da hem uluslararası alanda ülkeyi tanıtmayı içeriyor. 

Bu eski zihniyet, karşısında Oromoluları buldu. Çünkü Oromolular en büyük etnik olmasından dolayı bu adaletsizliğe karşı yıllardır mücadele ediyordu. 

2018’de Oromo halkının protestosuyla yeni reformist rejimi iktidara getirdi. Halkının iradesiyle iktidara gelen, Nobel ödülü sahibi Oromolu Dr. Abiy Ahmed, ülkenin umudu olmuştu.

Etiyopya’da başta işkence merkezlerini kapattı. Etiyopya’nın tarihinde ilk defa özel medyaya izin verildi. Siyasi alanda yasaklanan farklı gruplardan özür dileyerek ülkeye dönmelerine çağrıda bulundu. Özgürce ifade ve demokrasi alanını genişletti. Oromo halkı ve diğer Etiyopya halkı için de artık demokrasinin tepeye ulaştığı dönemdi. Farklı siyası gruplar, elitler çağrısını olumlu olarak görüp binlerce insan ülkeye döndü.

Fakat Abiy Ahmed’in, iktidara geldiği ilk altı ay içinde umut verici şeyler yapmasına rağmen, bu sefer iktidara geçici değil kalıcı olarak kalmayı öngörmeye başladı.

Canlı yayınlanan bir toplantıda “Annem rüyasında, benim kral olacağımı görmüş” diye dolaylı şeklinde krallığı ilan etti.

Uzun süre iktidara kalmasının tek yolu da “eski zihniyeti” yeniden mezardan çıkardı. Gittiği her toplantıya, eski kralları övmeyi ve benimsemeyi başladı. 50 sene sonra, kendi sarayında, eski krallar (Menelik ve Haile Sillasi) heykelleri yaptı.

Etnik federalizmi yıkma sözünde duramadı. O yüzden, Başbakan Abiy, etnik federalizmi birden yok etmenin kolay olamayacağını anladı.

Oromo halkını uyutmak için sözel olarak “Federalizim bu ülke için önemlidir” deyiverdi ama günden güne, hükümet federalizme değil, eski zihniyeti yerine getirtmeye çalışıyordu.

Müslümanların ve Oromoluların katili görülen, eski kraliyeti daha da övmeye başladı. 

Federalizmin tehdit altında olduğunu düşünen Oromo halkı, özellikle Qeerroo, Abiy Ahmed ile karşı karşıya geldi.

Abiy hükümeti, “tek etnik, tek dil, tek din, tek kültür” zihniyetini yerine getirtmek için ondan önceki krallar ve komünistler gibi gün aşırı insanları öldürmeye başladı. 

Hedef olarak ilk Oromo elitleri ve devrim şarkılarıyla bilinen her kimseyi hedef almaya başladı.

Şu ana kadar yüzlerce insan sokaklarda öldürüldü, Oromoluların evleri ateşe verildi, binlerce insan yeniden hapsedildi. Kadın ve erkekler tecavüze uğradı. Hedef eski zihniyete karşı olan herkesi yok etmektir.

Bu gün Etiyopya halkı uzun yıllardır yolsuzluk ve yoksulluğa direnmeye devam ederken Uluslararası Af Örgütü, de yaşanan olaylarda hükümeti suçlamaktadır.

Daha Fazla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir