Yörünge Dergisi

"Türkiye’nin Entelektüel Aklının Buluşma Noktası"

Cumartesi, Eylül 26, 2020

Dinler Tarihinde Kurban

  1. Maddi olmayan dini fenomenlere vurgu yapan, bedenden ziyade ruha önem veren Hinduizm, Sihizm veya Budizm gibi HİNT GELENEKLERİ, en saf haliyle fıtratı, masumiyeti, ilk maddi formu, bozulmamışlığı, sukûneti sembolize eden evrendeki en sıradan ve alışıldık haliyle bir demek rengarenk çiçeği, bir deste sapsarı buğday veya arpa demetini, en yeşil haliyle çalı çırpıyı ilahlarına kurban sunar. Bu doğal sunular, tapınağa adanınca artık kutsallaşır, yenmez, dağıtılamaz hatta maddi formundan sıyrılıp çürüyünceye kadar tabulaşır dokunulmaz.
  2. İnsanın birseysel ve sosyo-kültürel eğitimlerine, aktarılan bilgeliğe dayanan, yazılı ve talimatla öğretilmiş hayat felsefesine önem veren Konfüçyanizm ve Taoizm gibi Çin gelenekleri ise bir öğretmenin eşliğinde eğitilen, ustalık ve maharet isteyen, öğrenilerek yapılan ve yoğrulup iyice dinlendirilip mayalanan ve içine marifet, hikmet ve estetik katılan her türlü cansız, zihinsel şekillerin izdüşümü olan el yapımı yiyecekleri (pasta, çörek, börek gibi), sadece ölü ataların ruhları yoluyla kurban kabul eden Ti/Şang-di adlı Yüce Tanrı’ya sunmak demek olan kurban yoluyla dinamik aktüel bilgeliklerin geçmişteki bilgeliklerle uyumunu izhar ederek inancını yaşamayı öğretmektedir.
  3. Görülen alemin maddi boyutlarına ve bilhassa bedeni eylemlere önem veren ve manevi günahlardan arınmak ve tezkiye olmak üzere genel anlamda maddi kurban anlayışını öne çıkaran YAHUDİLİK ise, bilhassa İsrail kavminin bir senelik günahlarının keffaretini yüklenmek ve günahların bir bütün olarak affedilmesini sembolik olarak yüklenildiği“ günah keçisi” kurbanını veya bireysel olarak “nedamet tavuğu” adı verilen ve canlı canlı duvara vura vura günahın çıkmasını anlatan antik dünyanın kurban anlayışını yansıtan kurbanlık örnekleri vardır. Yahudilik için de bu tür kurbanlar yenmez, tezkiye için kullanıldığından bedeni bir faydası olamaz aksine bir biadet kültü olarak ateşle yakılıp külleri bile savrulur.
  4. Adem ve Havva’nın işlemiş olduğu günahın her doğan çocuk tarafından doğuştan yüklenildiğini anlatan asli günah öğretisine sahip HIRİSTİYANLIK ise İsa Mesih’in Haça gerilerek tüm insanların gühanını kefaret olarak yüklendiğini öğretir. Mesih İsa’nın kanı ve bedeni, sembolik olarak en önemli ayin olan evrahristiya ayiniyle paylaşılır.
  5. Tevhid merkezli bir boyun eğmeyi öğreten İSLAM, müminin takva bilinciyle Allah’a “yaklaştıran kurbanı öne çıkarmaktadır. Allah’a sunulan ve özel bir hayvan türü olarak belirlenen kurbanlıkların eti yenir fakirlere verilir . İslam kurban öğretisi Hz. İbrahim’in ( a.s), Hz. Hacer ve Hz. İsmail (as) ‘ın Allah’ın salih rüya formundaki vahyine olan teslimiyetlerinin somut göstergesidir. ölüm gerçeğiyle yüz yüze gelerek bir canlının ruhunu teslim etmesini öğrenen, senede bir kez bile olsa gerektiğinde Allah için can verip can almayı öğrenen Müslüman, aynı zamanda etini dağıtarak fakirlerle sosyal bir yardımlaşmaya girmekte, yakın akrabayla sıla bağlarını güçlendirmektedir.
    Diğer inanç sistemlerinin antik dünyaya ait öğretilerini görmeyip veya hoşgörüp kasıtlı olarak İslam kurban anlayışına “vahşet” veya “çağdışı” diyenler, Islam’ın “[kestiğinizde] güzel kesin” ifadesindeki estetiği, psikolojik, sosyo-kültürel ve teolojik hikmetleri görmezden gelmektedirler.
Daha Fazla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir