Yörünge Dergisi

"Türkiye’nin Entelektüel Aklının Buluşma Noktası"

Salı, Ağustos 11, 2020

Çay ve İnsan

Çayla insan arasında büyük bağ vardır. Çay demlenerek yapılır. Ne kadar iyi demlenirse tadı o kadar lezzetli olur, içilmesi insana zevk verir. İnsan da bu hayatta yaşadıkları ile, tecrübeleri ile demlenerek olgunlaşır ve hayatından zevk alarak mutlu yaşar.
Çay bir sudan bir de kendi özünden yani bitkisinden meydana gelir. Su şeffaflığı, güzelliği temsil eder. Çayın kendisi ise karalığı, kötülüğü, musibeti temsil eder. İlk önce su, kaynar, tavını alır. Sonra kaynayan suya çayı koyarsın. Bir müddet sonra çay demlenir.
Evet, çay kuru tatsız hatta acı bir saman gibiyken suyla karışınca zevkle içtiğimiz, yorgunluğumuzu, stersimizi, hüzünlerimizi alan ve sıkı muhabbetin başlangıcı olan çaya dönüşür. Çayı demlerken ilk önce suya göre çayını koyarsın ki demini tam alsın. Beklersin biraz su ile çay birbirine karışsın. Su çaya, çay da suya karışıp bir olsunlar ve tadına doyum olmayan demli çayı meydana getirsinler.
İşte insan da aynı çayın bardakta deminin doruğa çıktığı gibi ömür bardağında iyilikler, güzellikler ve kötülükler, musibetlerle beraber yaşamaktadır. İnsanın olgunlaşması, ahlaklı olması bu ömür bardağında olgun demlenmesine bağlıdır. Demlenmesi için ömür bardağına katılan su ve çayı yani iyilikleri ve kötülükleri birbirine katıp onlarla beraber yaşamayı başarabilmesindedir.
Çayın demini alması, tadını bulması ve tam bir dem haline gelmesi için kaynar suya çayın özü yani o kara kupkuru çayın otunu katmak gerek.
Aynı şekilde kaynar suyun çay tadını alması için yine o kupkuru, tatsız, tuzsuz kapkara çayın otunu katmak gerek. O kara çay katıldığı zaman suyun rengi ve tadı değişip o tadına doyamadığım, içimlik çay meydana gelir. Burada şuna dikkat edelim: Çay sıvıdır ana kaynağı sudur. Fakat çayın otuna muhtaçtır. Suya asıl tadı veren çayın kara otudur. Fakat suyu içeriz çayın kara otu kalır. Yukarıda suyu iyilik güzellik, çayı da kötülük, musibet olarak belirtmiştik. İyilik ve kötülük blr araya gelince tat ve zevk veriyor. İyilik kötülükle harmanlanır iyiliği alırız, kötülüğü ise dışarıda bırakırız.
Aynı şekilde de hayatımızda da iyilikler, güzellikler ve bela ve musibetler blr arada olur. Güzellik, kötülükle kıvamını bulur. Eğer güzelliği görüp onunla yaşarsak çaydaki gibi kötülükleri dışarıda bırakırsak işte o zaman hayatımızın zevkini, tadını alıyoruz demektir.
Şunu iyi bilelim ki önce su katılır yani bardağımız tamamen su ile(iyilikler ve güzellikler) dolar. Sonra çay(kötülükler, hastalıklar ve musibetler) katılır. Çayın çok gelip demin kapkara olması hayatımızın musibetlerle kararması bizi korkutmasın. Çay çok demli olursa şekerle acısını tatlandırırız. Hayatımızın acılarını da sabır şekeriyle karıştırırsak tatlandırırız.

Daha Fazla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir