Yörünge Dergisi

"Türkiye’nin Entelektüel Aklının Buluşma Noktası"

Perşembe, Ağustos 6, 2020

Ayasofya ve Ters Algı…

Ayasofya üzerinden bir ters algı mı yapılıyor? Tıpkı malum çevrelerin önce “#Atatürküsevmiyorumçünkü” hashtang çalışması yapıp sonra “#Atatürküçokseviyoruz” hashtang çalışması yapmaları gibi bir ters algı ile mi karşı karşıyayız?

Ters algı nedir? Ters algı, istenilen ve beklenilen tutumun tam tersi bir tutumun kod ve motiflerini kullanarak toplumun algı ve tutumlarını yönlendirmektir.

Ters Algının ilk kullanım sektörü reklamcılık sektörüdür. Önce bir ürüne karşı güçlü bir tutum ardından o tutumun tam tersi bir tutum…

Ters Algı “Asla kullanmaktan vazgeçmem!” dediği üründen “Asla bir daha kullanmam!” dediği ürüne bir zihinsel ve duygusal kayış olarak karşımıza çıkar.

Politika alanında kullanımı ise reklamcılıktan sonradır. Burada şunu ifade edelim politikanın kullandığı birçok ikna teknikleri aslında tüketim alanında kullanılan ikna yöntem ve tekniklerinin modellenmesidir.

Ülkemizde “Ters Algı” tekniğinin medyada kullanımı 1999 yıllarda “Zaman Gazetesi” ile profesyonelce kullanmaya başlanmış ve 2009 yılında gerçekten tavan yapmıştır. İnsanlar artık istediklerini net ve açıkça söylemeyi değil üstü kapalı olarak söylemeyi tercih ediyorlar.

En güçlü ters algı kullanımı genellikle kişilerin inanç ve dünya görüşleri üzerine yapılanlardır. Bunun için önce karşı tepki tutumu oluşturmak gereklidir. Tepkinin oluşması da zıtlık ile sağlanır.

Ters Algı günümüzde basılı sayfalarda yapılan ve kısa ömürlü olan ters algı aslında çokta tutum belirleyici değildir. Önemli olan sosyal medya üzerinde olan ters algı çalışmalarıdır.

Ters algı nasıl anlaşılır?

Bir paylaşım viral olmuşsa ilk önce içeriği kimlerin paylaştığına ve RT –ReTiwit- yaptığına bakmak gerek. Bunun anlamının en güzel yolu link yapısına bakmaktır. Link yapısı karışık şekilde sayı ve harflerden oluşmuşsa istisnaların dışında bu paylaşımın masum olmadığına karar verebilirsiniz.

Paylaşımın altına yapılan yorumlar paylaşılan içerikle zıt tutumlar içeriyorsa ve bu durum baskın şekilde belli oluyorsa burada bir ters algı çalışması vardır diyebiliriz. Belli bir süre sonra ilk paylaşımın tam tersi bir # hashtang çalışması yapılmışsa şimdi daha çok emin olabilirsiniz ki bu çalışma bir ters algı çalışmasıdır.

Ne zaman ters algı çalışması ihtiyaç olur?

Ters Algı güçlü iseniz ihtiyaç duyacağınız bir teknik olamaz. İstediğiniz ya da istemediklerinizi doğrudan ifade edersiniz. Karşınızda gücünden çekindiğiniz bir güç varsa işte şimdi Ters Algı çalışmasına ihtiyaç duyarsınız.

Ters Algı için hedef yükseltme vardır? Güçlü olana gücünün ötesindekileri yapmaya davet edersiniz. Ve gücünün üstünde olanı yapamayacağı içinde güçlü olanda zayıflık duygusu oluşturulur. İşte şimdi bu zayıflık ve yapamamayı servis etmeye zamandır…

Bu Ters Algı ile sadece güçlü olanda bir zayıflık değil güçlü olanı destekleyenlerde de bir umutsuzluk oluşturursunuz ki zaten asıl hedeflenen de budur.

Yarım asırdan fazla zamandır bu toplum, bu ümmet Ayasofya’nın açılmasını hep meydanlarda dile getirip durdu. Şahsen ben de “Zincirler kırılacak Ayasofya açılacak dediğim de ortaokula gidiyordum. Ayasofya açılır mı açılmaz mı bunu Rabbim olan Allah’tan başka kimse bilemez; Rabbim dilemeden kimsenin de Ayasofya’yı açmaya gücü yetmez.

Şimdi şu soruyu sormuş olalım bugün sadece ulusal değil hatta uluslararası medyada gündem olan Ayasofya neden şimdi gündem yapıldı? Ayasofya’nın müze olarak kalmasını düne kadar isteyen politikacılar neden şimdi cami olarak açılmasına sıcak baktıklarını ifade eden basın açıklamaları yapıyorlar.

Neden bir anda küresel güçler ve lobisel çalışma yapanlar “Ayasofya bir UNESCO mirasıdır. Müze olarak kalmalıdır çağrısını yapıyorlar?

Bir başka soru Danıştay’ın kapalı kapılar ardında aldığı kararlar üzerine gazeteciler nasıl kulis çalışması yapabiliyorlar? Neden ortada olmayan bir karar üzerinden toplumun tutumları daha doğrusu beklentileri üzerine mühendislik yapılıyor?

Bir öngörümü paylaşayım… Neden “Ayasofya Camiye dönüştürülüyor!” algısı yapılıyor? Ayasofya Camii değil mi? Ayasofya’da görevli bir imam hatip yok mu? Orada namaz kılınmıyor mu? Bu soruların hepsinin cevabı bir cami kadar cami… Hatta hatırladığım kadarıyla Ayasofya Camii imamı insanların namaz için gelmediklerinden ve birkaç kişi ile namaz kıldıkları için serzenişte bulundu diye hatırlıyorum…

Gelelim perde arkasına…

Bu bir “Ters Algı ve Ayasofya” çalışmasıdır. Bu çalışma Ayasofya’dan rahatsızlık duyanların Ayasofya’yı politik malzeme yapma çalışmalarıdır. İstanbul’da işlerin iyi gitmediği sadece iktidar penceresinden değil muhalefet penceresinden de aynı görülüyor.

Ayasofya açılınca hilafet ilan edilecek ve halife çıkıp namaz kıldıracak, ümmet artık Ayasofya’dan idare edilecek şeklinde zihin ve gönüllerde bir beklenti oluşturuldu. Bunu anlamak için sosyal medyaya bakmak yeterli. Sosyal medya artık toplumların tutum ölçüm laboratuvarı olmuştur.

Bu durumun böyle olmayacağını yakında en etkili makamlardan duyunca toplum beklentileri karşılanmamış olacak… Bu durum beklentilerin karşılanmaması durumu yeni değil ama bundan beklenti biraz daha büyük… 28 Şubat için hiçbir şey yapılmadığı sadece edebiyatının yapıldığı toplumsal hafızalarda duruyor… Hatta ilk zamanlar “Yapılmıyor” tutumu artık “Yapılmak istenmiyor” şekline dönmüş durumdadır.

Diğer taraf şu algıya başlayacak “Asıl dertleri İstanbul Belediyesi’ni elimizden almak!” şeklinde bir algı ile inanç boyutunda yapılan ters algı “Doğru Algı” kullanılarak politik ve demokratik hatta uluslararası arabulucuların devreye gireceği bir sürecin başlaması ile olay çok farklı bir boyuta taşınacak!

Kısacası bu hamur çok su götürür…

Ters Algı kurbanı olmaya devam ettikçe ve “Sarı Gazetecilik” üzerinden tribünlere oynama hastalığına tutulmuş gazeteciler olduğu sürece uyaranlar iktidar hatta Cumhurbaşkanı düşmanı olarak damgalanmaya devam ettikçe bu böyle olacak. Onlar kazanacak biz bakacağız! Gazeteciler her zaman olduğu gibi şartlar ne olursa olsun kahramanı oynamaya devam edecekler. Kendileri düne kadar Gülen hokkabazlığı yapanlar bugün Cumhurbaşkanımıza karşı soytarılık yapıyor… İstisnalar mı her zaman hakları saklıdır…

Ters Algı nedir? Ters Algı nasıl yapılır? Ters Algı ve Toplum Mühendisliği bunlar konularında; acaba toplumu bilgilendirdiğini söyleyen gazeteci ve medya çalışanlarının ne kadar bilgisi var?

Eskiden gerçekten toplumunu ve davasını düşünen gazeteciler vardı. Sebep gazetecilik konfor ile değil bedel ile yapılıyordu. Bugün ise daha fazla konfor için “Vatan İçin”  “Reis İçin” diye edebiyat yapan gazeteciler gırla gidiyor… İslam İçin ve Ümmet için diyen ümmet düşmanlarının “Ters Algı” oyunlarına karşı uyanık olan kalem ve köşe sahiplerine selam olsun…

yazar@ercanharmanci.com

Daha Fazla

1 Yorum

  • Yasemin Semiz
    Yasemin Semiz

    Evet gerçekten haklısınız ters algı ile güçlü olanda aslında onu savunanların arasında kargaşa çıkarmak tabiri caizse beyin bulandrmak,işte tamda bunu yapıp halkı kışkırtan ve bölücülüğe sevk eden bir tutum

    Cevapla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir