Yörünge Dergisi

"Türkiye’nin Entelektüel Aklının Buluşma Noktası"

Cumartesi, Kasım 28, 2020

15 Temmuz Darbesinin Anlamları

1- Türkiye’de her zaman bir darbe ihtimali vardır.
15 Temmuz öncesi darbe ihtimali akla hiç gelmiyordu.
Milletin iktidarı gerçekleştikçe,
darbe ihtimali de artmaktadır.
Çünkü yerel ve küresel oligarşinin darbe dışında bir iktidar imkanları bulunmuyor.
Yerel ve küresel oligarşi,
15 Temmuz yenilgisini hazmedemediler.
Yeni bir darbe için fırsat kolluyorlar.

2- FETÖ’nün 15 Temmuz’dan daha büyük felaket girişimlerine hazır olmalıyız.

FETÖ’den beklenmeyen beklenenin üzerinde düşünmeliyiz.

FETÖ’nün ne yapabileceğine dair beklenmeyen birçok şeyin
ortaya çıktığını gördük.

Siyaset ile işleri olmaz, denildi.
Devlet içinde sadece inançlı insanlardır, denildi.
Küresel devletleri kullanılıyorlar, kullanılmıyorlar, denildi.
Şiddet ile işleri olmaz, denildi.
Darbe girişimi hiç olmaz, denildi.

Ama denilen ve beklenilen şeylerin tam tersi oldu.

Yapabilecekleri son şey; darbedir, başka bir şey yapamazlar, demeyelim.

Gülen, teslim edilse bile FETÖ devam edecektir.
Aynı Öcalan teslim edildiği halde PKK’nın varlığı ve oyunları devam ediyor.

Yerli ve küresel oligarşik örgütler ve yapılanmalar,
bu tür örgütlere sürekli yeni görevler veriliyor.

FETÖ’nün yapacaklarının beterin beteri her daim olacaktır.
15 Temmuz’dan daha büyük felaketler için hazırlanıyorlar.

3- FETÖ ve diğer oligarşik tüm yapılar tasfiye edilmelidir.

Bu ülkede FETÖ gibi
millete rağmen ve millete karşı
darbe girişimlerini besleyen
siyasi- ekonomik- kültürel bir damar vardır.

Bu
hastalıklı, alçak, hain ve sapkın damar,
küresel işbirlikçileri ile güçlerini birleştirerek darbe yapmaya kalkıştı.

Bu ülkede geçmişte olduğu gibi
bu tür yapıları ortaya çıkaran dini ve seküler temelli oligarşik yapılar tasfiye edilmelidir.

4- Zaferin asıl sahibi Allah’tır.

Zafere giden yolda mü’minleri koruyan,
onlara itikad, basiret ve feraset veren,
zalimlerin planlarını bozan,
görünür ve görünmeyen güçlerle yardım eden,
mazlumların duasına icabet ederek tağutların gücünü kıran
ALLAH’tır.

5- En büyük dersi Şehitler verdi.
Şehitler bir yandan ders verirken,
diğer yandan millete ödev verdiler:

  • Vatan savunması nasıl yapılır?

Her yerde şehitlerin hikayeleri yayınlanıyor, yazılıyor, gösteriliyor.

Küçük bir kısmı anlatılan şehidlerin uzun hikayeleri var.

Ders alınması gereken…
Ders verilmesi gereken…

Şehitlere selam olsun!

6- 15 Temmuz Darbesi,
küresel bir darbedir.

Dünya ülkeleri geçmişte hiç olmadığı kadar birbirlerinin iç işlerine müdahale etmektedirler.

Bu müdahale açık bir şekilde kurumlar ve kuruluşlar üzerinde resmi bir şekilde olduğu gibi,
kapalı örgütlenmeler ve algı operasyonları ile de yapılmaktadır.

15 Temmuz’un küresel ayağı kendisini deşifre etmiştir.
Avrupa ve Amerika, diğer adıyla NATO darbenin açık müdahil tarafıdır.

Küresel 15 Temmuz Darbecilerinin müdahele gücünü azaltmak ve aracılarını ortadan kaldırmak zorunludur.

7- Cephe Türkiye…
Son Kale; Anadolu…

15 Temmuz darbesinde darbeciler,
ülkenin işgal edilmesi için
Anadolu kalesinin kapısını içerden açmaya çalıştılar.

Bu savaşta, bu cephede
kafir- zalim- münafık işgalcilerin elinde her türlü silah vardı.

İşgale direnen halkın
sadece ve sadece imanı vardı.

Onlar;
şehadete, özgürlüğe, Allah’a, hakikate
aşıktılar.

Son kale; Anadolu idi.
Cephe Türkiye terk edilmedi!

Allahu Ekber!
La İlahe İllallah!

8- Darbeyi millet önledi ve bu milletin de bir lideri vardı:
Recep Tayyip Erdoğan…

Geçmiş darbelere göre bu darbenin başarısız olmasının en büyük nedenlerinden biri,
millete önderlik edecek bir liderin olmasındandır.

Yerli ve Küresel Darbe Koalisyonu;
Ak Parti iktidarı ile birlikte darbe ihtimalini sürekli gündemde tuttu.

Balyoz, Ergenekon, 2007 Cumhurbaşkanlığı seçimleri ve muhtırası, Ak Parti Kapatma davası, MİT müsteşarının gözaltına alınmak istenmesi, Erdoğan’a suikast girişimleri, MİT Tırları, 17/ 25 Aralık darbe girişimleri, Gezi provokasyonları,
HDPKK’nın Hendek Darbe girişimleri…

Bunlara ek olarak;
Erdoğan’ın şahsında kamuoyu oluşturma…
Ve kurtulmanın tek yolunun darbe olduğunun empoze edilmesi…

Darbe koalisyonu bunları yaparken,
Erdoğan ne yaptı:

  • “Üzeri üzerine” tavrını benimsedi.
  • Halkın yanında durarak halkı terk etmeyeceğini kabul ettirdi.
  • Sivil darbe girişimlerine karşı halk ile birlikte cevap verdi.
  • Küresel oyunu açık ve net bir şekilde halka anlattı.
  • Hassaten Mısır darbesi üzerinden direnilmediği zaman ortaya çıkan sonuçları “Rabia” üzerinden gündemde tuttu.
  • Kendisine yönelik algı operasyonlarını bozdu.
  • Yerel ve küresel muhalefet veya güç merkezleri ile ilişkilendi ve onları yekpare halde saldırıya geçmelerini engelledi.

Yeni Türkiye’nin kurucu lideri Erdoğan,
darbe koalisyonunun oyunlarını bozmuştur.

9- 15 Temmuz darbesine karşı verilen mücadele eksik ve bazen yanlış anlatılıyor.

Darbenin fiili başladığı
15 Temmuz saat 22.00’den
16 Temmuz 09.00’e kadar
her anı, her dakikası, her saati
büyük bir mücadeleyi, şehadeti, fedakarlığı, teslimiyeti, imanı, kardeşliği, birliği ve direnişi
barındırmaktadır.

15 Temmuz;
birkaç uçak, birkaç tank ile
başıbozuk birkaç askerin deliliği gibi gösterilmeye başlandı.

15 Temmuz’u anlamak için,
250 şehidin kanlarının izine bakmak gerekiyor.
Şehitlerin açtıkları cephelerde verilen büyük mücadeleyi tek tek incelemek gerekiyor.
Darbe haberini duyduğunda abdest alıp,
helalleşerek meydana atılan o yiğit kadın, erkek, yaşlı ve çocukların adımlarının izlerini takip etmek gerekiyor.

15 Temmuz, birkaç imaj görseli ile anlatılmamalıdır.
Ne yazık ki eksik ve bazı yanlış anlatımlar,
15 Temmuz mücadelesini doğru tanımayı ve anlamayı engelliyor.

Özellikle gelecek kuşaklara
bu ihanete ve işgale karşı gösterilen mücadele,
mevzi mevzi tanıtılmalıdır.

Daha Fazla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir