Yörünge Dergisi

"Türkiye’nin Entelektüel Aklının Buluşma Noktası"

Perşembe, Temmuz 2, 2020

Üç Milletvekilinin Vekilliği Düştü

Haklarında kesinleşmiş hapis cezaları bulunan CHP li Enis Berberoğlu ile HDP milletvekilleri Leyla Güven ve Musa Farisoğulları’nın vekillikleri, haklarındaki kararın mecliste okunması üzerine düştü. Bunun için bir oylama yapılmıyor; kararların okunması vekilliklerin düşmesi için yeterli sayılıyor.

Berberoğlu MİT TIR ları (FETÖ) davasından, HDP li vekiller ise KCK ana davasından hüküm giymişlerdi. Farklı yönlerden olsa da her iki partinin vekilleri de ‘paralel devlet’ teşebbüsünde bulunmuş ya da ‘paralel devlet’ yapılanmalarına yardım ve yataklık etmişler. Gerçi artık hem FETÖ hem KCK yapılanmaları aynı yolun yolcusu.

Şimdi bir demokrasi yaygarası koparılacaktır. CHP ve HDP li vekiller mecliste, taşkınlıklar da göstererek başlattılar bile. Bu vekiller hakkındaki karar uzun süredir bekletilmekte idi. Asıl demokrasiyi zedeleyen bunun bekletiliyor olmasıydı. Demokrasi, yapanın yaptığının yanına kaldığı bir rejim değildir. Olmamalıdır. Hukuk devleti, yargı kararlarını askıda bekletmenin adı değildir. Madem ki ceza aldılar, cezalarını çekmeleri gerekir. Madem ki ‘gecikmiş adalet, adalet değildir ‘ dönem sonu beklensin de falan olmaz.

Tabi bu iki parti vekillerini korumak isteyecek. Aslında, ‘madem suç işlemişler, biz parti olarak onların yükünü çekmeyeceğiz’ demek işin doğrusu değil midir? Suç işlemiş ve ceza almış insanlara arka çıkmanın sebebi nedir? Ya bu kişiler nahak yere ceza almışlardır, ya da onlara arka çıkanlar da o suçlara ortaktır. Bu kişilerin haksız yere ceza aldıkları doğru değildir. Enis Berberoğlu MİT TIR ları ile ilgili olarak Can Dündar’a bir belge vererek onu manipüle etmiş ve suç işlemeye teşvik etmiştir. Can Dündar da bu işi güle oynaya ve ceza alacağını bile bile yapmıştır. Belgeyi Berberoğlu’ndan aldığını da itiraf etmiştir. İşin esası Berberoğlu’nun böyle bir belge temin edip Can Dündar’ı manipüle etme yetki ve cesareti yoktur. Onu da ‘görevlendiren’ bir başkası vardır. O da mensubu olduğu partinin genel başkanıdır. Bu gerçeği cümle alem bilmekte ise de ne yazık ki bunun kanıtı olmadığından iş oraya varamamıştır. Bu tezgahın arkasındaki resim ise FETÖ dür.

HDP ise KCK nın fiili bir bileşenidir. Bunu da cümle alem bilmektedir. İki vekilinin bunu kanunları ihlal edecek ölçüde, açıkça delil oluşturacak şekilde yapmış olmaları belki de partilerini bile rahatsız etmiştir. Ama ok bir kere yaydan çıkmış olduğundan şimdi zevahiri kurtarmak için taşkınlık yapmak, ses yükseltmek, kuru sıkı tehditler savurmak, gerçeğin üzerini örtmeye çalışmak zamanıdır. Her iki partinin de yapmaya çalıştıkları budur.

Daha Fazla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir