Yörünge Dergisi

"Türkiye’nin Entelektüel Aklının Buluşma Noktası"

Pazartesi, Haziran 29, 2020

Sarhoş Kız Hem de LGBT’li: Mabel Matiz’in Kim’liği Üzerine

Bugün itibariyle dış siyasette, sağlıkta, askeri operasyon kabiliyetinde, istihbarat faaliyetlerinde ve hatta nispeten ekonomide başarılı olduğunu söyleyebileceğimiz bir iktidara sahip olmanın mutluluğunu doyasıya yaşamaktan bizi endişeye gark eden bir gün. Ne oluyor nasıl oluyorsa yatırımlardan iç güvenliğe her konuda başarı öyküsü yazmaya emin adımlarla ilerlediğini düşündüğümüz ya da sandığımız hükumetimizin başı yine eğitimle dertte.

Ben adı geçen şahsın kendi tercih ettiği isimle değil de sözlükte ya da Google da araştırdığım zaman karşıma çıkan anlamıyla hitap edeceğim. Dünya ne zaman bu hale geldi diye sormayacağım. Hz. Lut ’un kavminin siz pek temiz/lenen insanlarsınız diyerek kendi necaset durumlarını tescil ettiği asırlar geçmiş tasdikli, onaylı durumu olan acınasıların sapkınlığı, onur kelimesini kirleterek kullandığı bir ters bakışı yaşıyor dünya. Sapkınlığın karanlık olarak tüm insanlık açısından bilindiği bir zeminde sapkınlar aydınlık kavramının dahi içini boşaltmayı başardılar. Halbuki hidayettir aydınlık olan, sair tüm batıllar ve sapkınlıklar ise karanlıktır.

YKS’de sorulan soru ile ilgili olarak ÖSYM’nin attığı tweet ise tam bir fecaat. Yaşanan ayıbın utancından hareketle kamuoyuna yönelik bir özür beyanı yerine paylaşan masum bir öğrenciden nasıl intikam alacağını açıklayan bu tweet günümüzün utanç abidesi olmaya hak kazanmıştır. Kamusal olarak zorla dayatılan ve halkın büyük reaksiyon gösterdiği İstanbul Sözleşmesi, Cedav ve benzeri çalışmaların izlerini taşıyan soru skandalının hesabını yine sadece paylaşan öğrenci ye da tüm problemlerde hedefe konan Cumhurbaşkanı’mı verecek merak ediyorum.

Her sorunda, ben bilmiyorum ama bunlar sorum/n/lu bürokratik kıvraklığı ihmal etmemeyi öğreten bir kurs mu alıyor veya üniversite falan mı okuyor merak ediyorum. Bürokrat dediğin bu kadar büyük s…..ca en azından istifa etmelidir. İstifa sonrası da gerekli hukuki süreçlere muhatap olmalı ki bir sonra gelen aklını başında tutsun. Hadi istifa etmedin en azından millete duyduğun azıcık saygı varsa bir küçük özür beyan etsen ölür müsün? Şimdi herkes bu soru nasıl oldu da sınava girdi diye veya bunun sorumlusunun kim olduğunu sorarken karşıya geçmiş izleyen sarhoş kız da kıvırtık Tweet atarak ‘’ neler oluyor ‘’ diye soruyor, ardından ‘’ evet bir şeyler oluyor ‘’ diye oh canıma değsin hareketi çekiyor.

Şimdi bu gençliğe yazar ve şairlerden Necip Fazılı okutup sarhoş kızı sorduğun zaman ya da azıcık ta olsa Nazım Hikmet şiiri gösterip onun değerlisi Rusya’nın bile ahlaki bulmadığı için uygulamadığı İstanbul Sözleşmesinin berhayat olduğunu ve LGBT mensubu bir ibnenin şiirini önüne koyarak ne demiş oluyorsun. Hayır toplum yararına ne sağda ne de solda ol. İşte sana en doğru yol mu demek istiyorsun ey ÖSYM. Bak bu gençler belki bilmez ama biz ‘’ ne sağdayız ne solda HAK yoldayız HAK yolda ‘’ diye boğaz patlatırcasına meydan okuduğumuz düzeni değiştirmek üzere iktidara getirdiğimiz insanların ensesinde boza pişirmenize müsaade etmeyeceğiz.

Eğer bu konuda gerekli çalışmayı yapmaz ise ona da gereken dersi veririz millet olarak. Ama bu işin altında bir gaflet aramak hamakatını kimse bize yutturmaya kalkmasın. Bu iş ciddi anlamda bir operasyondur. Hem de hiçbir zaman umudunu yitirmeyecek olan ve çok komplike çalışan bir örgütlenmenin neticesidir. Aklı başında vatan, millet ve maneviyat endişesi taşıyan hiç kimseye böyle bir şeyi zorla, tehditle ya da parayla kimse yaptıramaz. İçinde ihanet duygusu olmayan bir kamu görevlisine ya da şantaj yapılabilecek açığı olmayan kimse böyle bir şeye tevessül edemez. Geriye sadece bu işe gönül rızası veya ahlaksız bir ilişki kalır.

Tunus’ta ki bir darbeyi önleyen Türkiye burada mevcut iktidara en ağır darbeyi vurma gayreti anlamına gelecek böyle bir icraatın sorumlusunu ve uygulama sürecinde ki gelişim muhtevasını ortaya çıkarmakta zorlanmayacaktır. Bizim çocuklarımız ülkeyi yönetenlere emanettir. Bu emaneti korumak sınırları korumaktan daha evlâ bir vazifedir. Sınırlarını koruyup beyinlerini elin sarhoşuna emanet ettiğiniz zaman emanete ihanet etmiş olursunuz. Vazifenizi yapmamış olursunuz.

Her gün bir açılış her gün bir başka büyük yatırım. Seviniyorduk bitti. Artık kendinize gelin ey bürokratlar, ey siyasiler. Benim gözümden sakındığım körpecik dimağlarıma bunu yapmaya hiç kimsenin hakkı yoktur. Ya kendinize gelin ya da biz yapacağımız biliriz. Bizim elin LGBT ’lisine bağışlayacağımız bir tek tane çocuğumuz olabilir mi? Kim ise bunun sorumlusu hesabını en ağır şekilde sormazsanız iki elimiz hem dünya da hem ahirette yakanızdadır.

Bir siyasi yapı iktidar olmak için bu memleketin yüzde elli birine kendini anlatmak zorunda. Ya şuursuz bir ya da birkaç bürokrat sizin bütün emeklerinizi hak ile yeksan ediyorsa ne demeli? Suç kimin? Size güvenip oy verenlerin mi? Yoksa senelerdir bir türlü düzeltip rayına oturtamadığınız eğitim meselelerinin sorumluları mıdır? Ya da ne idüğü belirsiz ve aileyi yerle bir etmek isteyen mor veya rengarenk sapkın dernek ve oluşumların emrine amade aile bakanlığı ve bunun hukuki ayağını her an uygulamak için hazır kıta bekleyen Adalet (!) bakanlığı mıdır?

Dindar nesil istemiyoruz. Dindarın dini de dar olur, dünyası da. Biz Müslüman bir nesil istiyoruz. Her türlü melun sapkınlıktan korunmak ve Allah’ın razı olacağı aileler, ebeveynler ve nesiller istiyoruz. Helikopter silahlı saldırıya yarar sağlar. Ama daha dün çocuklarımızın oynadığı bir oyunda ki tapınma seremonisi hakkında ne yaptınız? Hangi tedbirleri aldınız? Bizim bu memleketin çocuklarından bir tek tanesini feda etme lüksümüz var mıdır? Değil çoluk çocuğumuz bu insanlık düşmanı sapıklara feda edilecek bir tek tane fındık faremiz bile olamaz.

Son söz yerine isterseniz bildiğinizi okuyun. Elimden gelse çocuklarımı / torunlarımı okula göndermem diyen düşünürlerimizin varlığını duymuşsunuzdur. Ben bir eğitimci olarak öğrencilerimin maneviyatı için canımı dişime takayım ama benim olmadığım ortamda benim çocuklarıma devlet eliyle LGBT reklamı yapılsın. Bu yenilir yutulur bir şey değildir. Artık yeter. Düşmanın maskarası olacak bu türden saçmalıklara bir son verin. Sapkın insanlara gençliğe örnek ödülü vermişliğiniz unutulmadan bir adım daha ileri gidip çocuklarımızın zihinlerini daha fazla kurcalamayın. Hesap var hesap. Hem sandıkta hem de ahirette…

Vesselam

Daha Fazla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir