Yörünge Dergisi

"Türkiye’nin Entelektüel Aklının Buluşma Noktası"

Cumartesi, Haziran 27, 2020

İslam Antropolojisine Giriş

Fizyolojik İnsan Anatomisi

Tek bir birey olarak fizyolojik açıdan dik durduğumuzda ortaya çıkan anatomik yapımız aynı zamanda önceliklerimizin neler olduğunu açıklarken aynı zamanda onlardaki ulvi gayelerinin ne olduğunu ortaya çıkarmaktadır. Bu haliyle birey olarak insan doğa, tarih ve fıtratıyla uyumlu bir birliktelik yaşayarak baş başa kaldığında Rabbini mutlaka bulur. Zira birey monoteizme toplum ise politeizme meyilldir. Doğa, Tevhid için bir atölye hükmünde iken kronolojiden sıyrılan tarih fenomenolojik bir çehreye bürünerek pedagojik bir form kazanır.  Bu açıdan bakıldığında insan fizyolojisi kıyam, ruku ve secde ile namaza ve en geniş haliyle ibadete uygun bir şekilde yaratılmıştır.

Sosyal Akıl, Rasyonel Teolojiye Hizmet Eder

Çağımız insanı, bilmektedir ki sosyal insan veya toplumdaki aktif insan, aklıyla ve karizmasıyla öne çıkar. Bu açıdan baktığımızda toplumdaki insanın misyon ve görevi ise rasyonel teolojiye uygun bir şekilde yaşamaktır.

İslam Antropolojisindeki odak olarak bireyin kalbi bir gönüldür

Kalp, canlılardaki en ince damarlarla hücrelere kadar hayatı dağıtan organ olarak, cesaretli yaşamı anlatan sıradan bir yürek olmaktan çıkarak koskocaman gönüle elindekileri paylaşma ile başlar. Ötelere özlem ile devam eden ve sonunda fokur kokur kaynayan kalp muhabbet dolu gönüle dönüşmekle  gerçek hüviyetine kavuşur.

İslam Sosyo-Antropolojisi ise bu gönlün ümmet içindeki yansımasıdır. Gönül ümmetin en büyük yansıması olarak herşeyin gönüllülük esasının da ötesinde İsar ile işlediğini gösterir. İrşad ve hikmet ile bezenen, vahyin inşa ettiği temsil ile devam eden toplumdaki Müslüman insan etrafına maddi manevi iyilik ve şifa dağıran koskocaman bir Sadr haline gelir.

İslam Antropolojisinde anatomik açıdan midenin anlamı ulvidir.

Fizyolojik açıdan mide bireyin Badn-i beşer olarak helal rızık endişesinin odağındaki organ olarak hiçbir zaman doymayan her şeyi öğüterek boş kalmak isteyen organ olmaktan çıkarak salih amellerle elde edilen helal rızıkla üçte bir doldurulan dünyavi bir bakiye kazanı ve onların sonucunda ortaya çıkan ulvi bir ibadetler kazancına dönüşür

Bu şuurla eylem içindeki insan badnı, topluma karıştığında  hemen bir aşığdan yukarıya doğru yükselen bir anlayışa kendini terakki ettirmektedir; önce helal rızıkla beslenen insan, sadaka vermeyi sonra kardeşine işar içinde olmayı, zekatlarını aksatmamayı ve kardeşlerine borç verebilmeyi (karz) seviye seviye aşarak “bu dünyaya” hakim olan, ama “bu dünyayı” yaşamayan  bir insanın “ilm- i iktisad” oluverir

İslam Antropolojiyi için neslin devamını sağlamak veya sayıca çoğalmaktan ziyade keyfiyete bağlı iyiliğin ve iyilerin çoğalması öne çıkar

En fizyolojik ihtiyaç olarak üreme ( tenasul ), anlamlı ve değersizleştirildiği takdirde salt bir tahliyeden başka  tek başına bir anlam ifade etmez. Onu anlamlandıran zevc ile beraber örtülü aşktan uzaklaşarak deruni bir muhabbetle  anlamlı hale getirmek ve iyiliklerle amel eden salih nesillere sahip olmaktır. Zira cinsiyet kategorisi olarak kadın insan hayat kaynağı ve muhabete meyilli olan insan doğuran insan olarak kainatı var eden yaratıcı bir unsurdur.

İslam Antropolojisine göre insanın asil ve şerefli duruşu ondaki öncelikleri Sıralar

Anatomik olarak insanı var eden ve onu sembolize eden ayakta (postur form)  onun önceliklerini yukarıdan aşağıya doğru sıralar; sert bir kafatası ile korunan yumuşak dokularla her an kaybebilmeyi anlatan aklın kaynağı beyin,  göğüs kafesinde kimseden emir almadan çalışabilen temiz ve kirli kanın doldur boşalt olduğu gönüle dönüşebilen bütün müştemilatıyla sadr ve her noktada korunmasız savunmasız bir karın boşluğunda ne gelirse çalışmaya başlayan senin isteklerine göre hareket eden bir mide ve  sağ ve sol istikametlerine doğru iki parçaya bölünmüş her iyiye ve kötüye adım atmanın odağında yer alan tenasül  eylemi. Bu sırayı unutma,  atlama, yerlerini şaşırma ama en önemlisi  ters yüz olup amuda kalkarak sakın yürüme!

İslam Antropolojisine Göre Fizyoloji ile Metafiziğin Uyumu Şarttır

Bil ki metafizik hikmetle yoğrulan, eleştirel akıl ile uyanık bir kalp uyumu senin irfanını inşa ederken helal rızıkla tam mutmain olmadan çalışan müslümanın badnı ile salih evlatlar umudu ile hareket eden tenasülün mükemmel uyumu senin yaşadığın ve nefes vereceğin gerçek dünyayı ortaya çıkarır. Bunun için insan için öncelikle metafizik ile uyumlu fiziksel bilinç, daha sonra fizikle uyumlu metafizik bir varlık şuuru şarttır. Bunu elde eden iNSAN  birinci safhada  imanıyla harmanlanan “fiziksel varlık” olduğunu, sonra bu ontolojik varlığıyla bu alemde ama metafiziğe teslimiyete dalabildiğini yani Müslüman olduğunu son olarak asıl ideali olan ve ihsan makamıyla vücut bulan fizikle mezc olmuş maneviyat dolu metafizik bir varlık olduğunu idrak ederek yaşar.

Daha Fazla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir