Yörünge Dergisi

"Türkiye’nin Entelektüel Aklının Buluşma Noktası"

Salı, Ağustos 4, 2020

Ekrem Nereye Koşuyor?

Seçimlerin üzerinden bir yıl geçmesine rağmen bazı belediye başkanlarının hala vaat ettikleri projelerle ilgili bir türlü harekete geçmediklerine tanık oluyoruz. Artık Eski Türkiye’nin Siyaset Anlayışı ile Yeni Türkiye’de siyaset yapmak mümkün değildir. Bu halk bir sefere mahsus size seçim kazandırabilir. Fakat sonrasında siyasi hayatınızın sona ereceğinden şüpheniz olmasın.

Millet İttifakının İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı olan Ekrem İmamoğlu, seçim meydanlarında bol keseden vaatlerde bulunmaktan kaçınmadı. Öyle ki yerel yönetimlerin etki alanında olmayan hususlarda dahi vaatlerde bulundu. Hatırlayın Asgari Ücretten tutunda EYT konusuna kadar. Deyim yerinde ise meydanı boş bulmuş eski usul siyasetçiler gibi sınırsız sözler vermişti. Açıkçası amiyane bir ifadeyle üflemişti diyebiliriz.

Seçimler Siyaset Hayatının bayramlarıdır. Bayram sonrası hayat devam etmektedir. Yani çalışmadan ve üretmeden hayatınızı devam ettirmeniz mümkün değildir. Seçim meydanlarında erkek ve namus sözü gibi iddialı konuşmalarınız koltuğa oturduktan sonra karşınıza çıkar. Bu size oy veren seçmenin en doğal hakkıdır.

Özellikle İstanbul gibi büyük metropollerde seçmen hizmet beklentisi noktasında biraz daha hassastır. Bu nedenle bir an evvel icraat ister. Peki geride kalan bir sene içerisinde İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkanı söz verdiği vaatlerin ne kadarını yerine getirmiştir diye sorabilirsiniz!

Koltuğa oturur oturmaz devraldığı yönetimi israf yapmakla suçlayıp herhangi bir dayanağı olmayan popilist bir iddia ile israf yapıldığını söyleyerek meydanlara çıktı. Bu söylemin ardından, İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun, ihtiyaç fazlası olarak nitelediği ve Yenikapı Miting Alanı’na çektirdiği araçları araştırmak üzere kurulan İBB Meclisi Araştırma Komisyonu raporunu açıkladı.

Raporda AK Parti döneminde 2017 yılında 997 araç 24 ay kullanmak üzere toplamda 30 milyon 842 TL’ye kiralanırken, Ekrem İmamoğlu döneminde 990 araç 5 aylığına 16 milyon TL bedelle kiralandığı açıklandı. Araç başına AK Parti döneminde bin 289 TL bedel ödenirken bu ücret Ekrem İmamoğlu döneminde 3 bin 375 olduğu görüldü. Aradaki fiyat farkı ise dudak uçuklattı. Araç israfı var diyen İmamoğlu çok geçmeden yeni araç satın almak üzere ihale açtı.

Görüldüğü üzere İmamoğlu henüz ilk dersinden sınıfta kaldı. Açıkçası İmamoğlu, İstanbul gibi büyük bir metropolün yönetmekte yetersiz kalmıştı diyebiliriz. Seçim dönemi bu bütçe ile neler yapılmaz diye iddialarda bulunurken bugün özellikle Pandemi sürecinde bırakın halka yardımcı olmayı halktan fitre ve zekatlarını Büyükşehir Belediyesine vermelerini talep etti.

Bu durum deyim yerinde ise siyasi çöküşün belirtisi oldu diyebiliriz. Keza göreve geldiği günden itibaren genel siyaset ve uluslararası siyaset başta olmak üzere birçok konuda fikir beyan eden İmamoğlu evinin önünü temizlemekten aciz kalmıştı. Sorumluluk alanında bulunan icraatların neredeyse tamamını bütçesinin olmadığı için yapamadığını iddia ederek kaçak bir güreşçi misali minderin dışında kalamaya özen gösteriyordu.

Oysa İstanbul şehri özellikle 94 seçimlerinden itibaren Recep Tayyip ERDOĞAN ile başlayan Halka Hizmet Hakka Hizmet anlayışı ile ciddi anlamda sınıf atlamıştı. Gönülleri fetheden bu hizmet anlayışına alışkın halka İmamoğlu’nun Eski Model Belediyecilik anlayışı soğuk duş etkisi yaratmıştı.

Seçimin ertesi günü Yunan Medyasında seçimi bizden birisi kazandı ifadesi kafalarda büyük bir soru işareti doğurmuştu. Yerli ve Milli kavramlarının ne denli önemli olduğunu da bu sayede anlamış olduk.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Mayıs oturumunda Pandemi nedeniyle iştirak şirketlerinin gelirlerinde kayıp olduğunu öne süren İmamoğlu, meclisten iştiraklere aktarmak üzere 1,9 milyar iç borçlanmayla teklifinde bulundu. Ancak İBB meclisi İGDAŞ’ın İstanbulluları soyan fatura soygununa atıfta bulunarak 1. 050 milyar istenen İGDAŞ’a 500 milyon lira, İSTAÇ 42 milyon lira, METRO İSTANBUL’a 30 milyon lira iç borçlanma yapabilme yetkisi verildi. Diğer şirketler ise:

AĞAÇ AŞ: 46 Milyon TL

BELTUR AŞ: 48 Milyon TL

BİMTAŞ AŞ: 18 Milyon TL

HAMDİYE AŞ: 21 Milyon TL

İSBAK AŞ: 38 Milyon TL

İSFALT AŞ: 84 Milyon TL

İSTAÇ AŞ: 128 Milyon TL

İSTANBUL ENERJİ AŞ: 66 Milyon TL

Peki ekonomik ve siyasi anlamda yönetimde becerikli olamayan İmamoğlu sosyal ve kültürel konularda başarılı oldu mu diye sorabilirsiniz.

Maalesef tüm bu olumsuz tabloların haricinde oy veren halkının Milli ve Manevi değerlerine saygı duymadan yapmış olduğu açıklamalar ve davranışlar siyasette ömrünün uzun olmayacağının işaret fişeği diyebiliriz. Son olarak Eşcinsellerin Evlenmesi projesine olumlu baktığını açıklayan İmamoğlu adeta “Müslüman memleketinde salyangoz satıyor” diyebiliriz.

Yine Fatih Sultan Mehmet Han’ın kabrini ziyareti sırasında eli kıçında gezme saygısızlığını gösteren İmamoğlu’nun seçim dönemindeki riyakar görüntüsünün ortaya çıkmasına vesile oluşturdu. Peygamberin müjdelediği bir komutana saygı göstermeden aciz bu şahsın seçim dönemi cami gezip Yasin-i Şerif okuduğunu hatırlatmak isterim.

Sayın İmamoğlu unutmayın ki bu millet en az sizin kadar İlmi Siyaset bilir. Sizden geri olmadığını bilin isterim. Unutmayın “Kurt Kışı Geçirir Ancak Yediği Ayazı Unutmaz.”

Bu vesileyle başta İstanbul Fethinin şehitleri ve Mavi Marmara şehitlerimiz olmak üzere cümle şehitlerimize Allah’tan rahmet diliyoruz.

Selam ve dua ile…

Daha Fazla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir