Yörünge Dergisi

"Türkiye’nin Entelektüel Aklının Buluşma Noktası"

Cumartesi, Kasım 28, 2020

Bürokrasi Krallığı ve Darbe

Darbe, kelime anlamı ile toplumun bir kesimini sevindirirken bir kesimini hep tedirgin etmiş ve üzmüştür. Zaten sosyal gerçeklikte budur… Toplumsal olaylar hep “Bazı… Bazı” mantık kalıbı ile okunmalıdır.
Çeyrek asırdır “Demokrasi” gerekçeli ve demokrasi üzerinden yapılan ulusal ve uluslararası darbe haberlerini sürekli sayfalardan ve ekranlardan okuyup durduk. Hiç düşündünüz mü artık neden demokrasi götürülmesi gereken ülkeler haberleri artık yok…
Demokrasi götürmek, hem ekonomik hem de uluslararası hukuk açısından ciddi çıkmazlar ile süper güçlerin karşısına çıkıp onlara ayak bağı oldu. Küresel iletişimcilerin profesyonel desteği ile yeni yeni stratejiler geliştirildi. En çok cazip gelen ise “Bürokrasi” üzerinden ulusal ve küresel rejim ve iktidar dizaynı yapılmasının maslahata daha uygun olduğuna karar verildi. Bunun bizim açımızdan düşündüğümüzde İnşAllah Şehid Mursi’nin demokrasi ile elde ettiğini malum güçler “Bürokrasi” ile geri aldı.
Bu yazımızda Karizmatik Lider ve onun gücüne karşı Bürokrasi silahı nasıl kullanılır işte bunun üzerine zihnime gelenleri paylaşacağım.
Altın kural şu: Karizmatik Liderler demokrasi ile gelse de; demokrasi ile götürülemez! Demokrasi aslında Karizmatik Lider söz konusu ise tercih edilen bir yönetim şekli olmaktan çıkar. Bu demek değildir ki Karizmatik Liderler despottur.
Lakin politikanın küresel iletişimcilerinin en güçlü sloganlarından biri şudur… Nerede bir Karizmatik Lider varsa sürekli ve öncelikli olarak şu damgalamayı yaparlar “Diktatör” “Despot” …
Toplum buna inanır mı? Hayır! İnanmayacaklarını küresel iletişimciler bilmiyorlar mı? Toplumdan daha iyi biliyorlar… O zaman neden?
Bir devlet başkanının etki ve kapsam alanı en kısıtlı alan “Bürokrasi” alanıdır. Oysa toplum sürekli makam atamalarının devlet başkanı tarafından yapıldığı algısı medya yolu ile servis edilir. Oysa sosyal gerçek nedir? Evet, aslında atılan imzanın dışında bürokrasi için kendisine giden bilgiler bir hesaba göre gider… En temel hesap bürokrasi de makam ve koltukları risk altında bırakacak için istenilmeyen kişi olarak damgalanır. En iyi bürokrat gerçeği açıklayan değil kamufle eden bürokrattır.
Belki okuyunca birçok okuyucu bu kadarda abartma diyecektir. Bürokratlar seçilirken genellikle yeni bir yapılanma tercih edilmez! Bürokrasi de sürekli “Yatay Hareketlilik” etkindir… Bir bakanlıktan bir başka bakanlığa ya da bir genel müdürlükten bir başka genel müdürlüğe şeklinde hareketlenme vardır.
Bürokraside “Dikey Hareketlilik” genellikle tercih edilmez. Özellikle “Geriye Dikey Hareketlilik” bürokraside nadir rastlanan bir durumdur. Şimdi, zihinleri biraz daha berraklaştırmak için sosyal olgu boyutundan sosyal olay boyutuna geçelim…
Örgüt Sosyolojisi ve politika
Cumhurbaşkanımız “Karizmatik” bir lider midir? Bu sorunun cevabı sadece ulusal değil uluslararası boyutta “Evet” …Karizmatik bir liderden kim rahatsız olur? Bunu dairenin için ve dışı olarak sorarsak dairenin dışında küresel güçler ve ulusal muhalefet… Dairenin içinden bakarsak kısacası beklentileri karşılanmayanlar… Beklentiler soyut olabileceği gibi mücessem beklentilerde olabilir.
Şimdi iddialı olacak bir cümle kuralım… Cumhurbaşkanın karizmatik etkisini yok etmek ya da azaltmak için Bürokrasi Darbesi masada en güçlü seçenek olarak görülüyor. Beklenti biraz büyük %20 civarında bir karizmatik kan kaybı hesabı yapılıyor…
Sosyolojik olarak dış daireden bu kan kaybına destek mümkün değil! Tek seçenek iç daire ki bunu geçtiğimiz seçimde politika üzerinde toplum hafızası ve vicdanını rahatsız eden isimlerin değişmeden devam etmesi % 10 civarı bir kayba sebep oldu. Oysa bu değişim yaşanmış olsaydı kaybedilecek oran %0.1 olacaktı ilginç şekilde tercih %0.1 lehine kullanıldı… Şimdi şunu söyleyebilir miyiz? Bunu karizmatik lider böyle istedi. Bu tercih konfora alışan ve yeni bir politik hiyerarşi dizaynına karşı çıkan politikacılar tarafından yapıldı.
Kim nasıl okur bilmiyorum? Benim Bürokrasi okumam bu gün mevcut bürokrasi özellikle dün Gülen Hareketi bugün ise FETO olarak ifade edilen yapının referansları alınarak oluşmuş bürokratik yapı mevcut.
15 Temmuz’da toplumun en çok beklediği iki yapının değişmesi vardı. Politik hiyerarşik yapı ve Bürokratik hiyerarşik yapı… Politik yapı değişmedi, değişmesi malum çevrelerce istenmedi %10 karizmatik lidere karşı tutumlar yön değiştirdi…
Bürokrasi Darbesi ihtimali çok mu uzak? Bana göre bir tık ötemizde… Hatta Bürokrasi Darbesi için hazırlıklar belki de tamamlanmak üzere…
Bu hazırlıklardan bazıları…
1-) Bürokrasi Koruma Kalkanı” olarak bürokratların korunması için 03/03/2005 tarihli 2004/794 esas ve 2005/301 karar ile üst düzey bürokratlar hukuk karşısında sorgulanmayacak.
2-) 2004-2005 bürokrasi yapılanmasında görev verilen bürokratlar özellikle Cumhurbaşkanına yakın isim ve onların aileleri ile sıkı bir iletişim kurmanın yollarını arayacaklar.
3-) Bürokratlar verilen kararlar ve yapılan işlerden dolayı yaşanan mağduriyetlere karşı “Devlet Sırrı” ve “Kamu Maslahatı” gibi karşı konulmaz gerekçeler ile açıklama ve gerekçe yapmayacak bu ketum halin faturası da böylelikle karizmatik lidere yüklenmiş olacak ki suskunluğun esas hedefi de budur.
4-) Bürokratların % 90 yakını Gülen Hareketi ile iltisaklı olduğu için kimsenin itirafçı olmaması için ne suç işlerse işlensin bürokrat dayanışması ile korunma altına alınacak
5-) 2005 yılında özellikle UYAP üzerinden ulaşılan bilgiler gerekçe gösterilerek bürokratik yapının maslahatı için tehdit oluşturan kişiler “İktidar karşı” ya da “Şeriatçı” gibi damgalamalar ile sistemin dışına itilecek
Pekâlâ, çok mu geç kalındı? Hayır… Hukukta gerekli düzenleme ya da Bürokratik Reform gibi çalışmalar ile bürokratların öncelikle çalışma süresi 3 (yıl) ile sınırlandırılmalıdır. Emekli süresi dolmuş kişiler emekli edilerek yeni bürokratik yapılanma için gençlere imkân tanınmalıdır.
Bürokratlar hesap verebilmelidir. Memur Suçları Savcılığı gibi bir savcılık ayrıcalığı ortadan kaldırılmalıdır. Bir bürokrata herhangi bir sivil toplum kuruluşunda ücret karşılığı görev verilmemelidir.
Son olarak 15 Temmuz’da adeta destan yazan bu toplumun fedakârlığı bu toplumun inanç ve örfünün kod ve motifleri ile zıtlık arz eden kişiler üst düzey bürokrat olarak atanmamalıdır. Üst düzey bir memur formatında değildir… Hem seçimi hem de sorumlulukları ağır olmalıdır…
Evet, ben bir Bürokrasi Darbesi sesini kulaklarımda hissettiğim için bu yazıyı sizle paylaştım… Sen bir KBB uzmanına görün diyenler de olabilir o zaman bekleyelim…

yazar@ercanharmanci.com

Daha Fazla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir