Yörünge Dergisi

"Türkiye’nin Entelektüel Aklının Buluşma Noktası"

Cumartesi, Aralık 5, 2020

Bürokrasi In; Demokrasi Out…

Toplumun demokrasi tercihi küresel güçlerin maslahatına uygun değilse bürokrasiyi kendi çıkarlarına uygun organize etmeyi “Bürokrasi In” olarak kavramlaştırabiliriz.Demokrasi Kısacası dünyada ve ülkemizde yaşanılanları bu cümle ile özetleyebiliriz…

Demokrasi her ne kadar devlet yönetimlerinden bir yönetim şekli olarak bilinse de aslında perde arkası biraz farklıdır. Özellikle R. Reagan döneminde Amerika’nın gözünü dünyanın değişik kıtalarındaki yeraltı ve yerüstü zenginlik kaynaklarına diktiği zamanlarda… Reagan o ülkeleri ve toplumları işgal etmek için kendisine bir slogan seçti “Demokrasi götüreceğiz!” bu sloganın gerçek anlamı “Bekleyin orayı işgale geliyoruz!” demekti…

Uluslararası Demokrasi Vakfı

Bunun için 1983 yılında Ronald Wilson Reagan’ın himayesinde (National Endowment Democracy) Uluslararası Demokrasi Vakfı kuruldu. Demokrasi bu vakıf ile artık iyilik perisi olmuş oldu. Toplumları zalim yöneticilerden kurtarıyor ve o toplumdaki yardıma muhtaç kişilere karşılıksız olarak destek sunuyordu.

Demokrasi götürmek adına birçok mazlumun namusuna, canına ve malına kast edilerek hiçe sayıldı. Demokrasi, 1983 ile 2013 yılına kadar otuz yıl bir işgal parolası olarak kullanıldı.

Demokrasi götürülen ülkelerin toplumlar eskiden sahip oldukları imkânları ve toplumsal düzeni neredeyse telafisi mümkün olmayacak şekilde kaybettiler… O toplumlardan geriye babasız çocuklar ve kocasız kadınlar kaldı…

Silahların ucunda getirilen demokrasi geriye kan ve gözyaşı bıraktı…

Ta ki NED’in misyon ve vizyonu küresel boyutta deşifre olunca artık demokrasi götürülecek, demokrasiyi ihtiyacı olan ne bir devlet kaldı ne de bir toplum kalmadı…

Şimdi, Bürokrasi In; Demokrasi Out … Cümlesi üzerine biraz düşünelim… Demokrasi artık küresel güçler tarafından da makbul değildi… Mısır’da demokrasi ile meşruluk kazanan -İnşAllah- şehittir Mursi tecrübesinden sonra “Demokrasi” artık dillendirilmiyordu…

Sonra düşündüler çok büyük bütçeler ile demokrasi adıyla elde edemediklerini “Bürokrasi” daha az bütçe ile geri almanın doğru bir strateji olduğuna inandılar. Üstelik demokrasi götürmek götürenler için bütçelerinde ve hazinelerinde ciddi kara delikler ile her geçen gün daha korkutucu hale geliyordu. Bürokrasi, kelime anlamıyla masala ve koltukların ardından toplumu yönetmek anlamında geliyordu.

Demokrasi Yerini Bürokrasiye Bırakıyor

“Kimsenin yönetimi olmayan bürokrasi, despotizmin modem biçimi haline geldi.”

                                                                                               Mary McCarthy

2013 yılına kadar bildiğimiz anlamda bir memurlar hiyerarşi olmanın ötesinde bir anlamı yoktu. Bürokrasi etkileyen değil etkilenen bir yapıydı. Politikacıların her ricasını emir telakki eden bir memurlar hiyerarşisi artık dönüştürülmüştü… Bu yörüngeden baktığımızda… Etkilenen değil etkileyen; söz dinleyen değil; söz dinlemeyen bir bürokrasi şekilleniyordu…

İlk aşama bürokrasiyi yine kendi içindeki yetki ve makamların gücü ile yapılacak yasal düzenlemeler ile kendilerini politikacılara ve iktidara karşı korumaya alınacaklardı. Bunun için hukukun ilgili birimleri istenilen kararlara ivedi olarak imza atarak bu sağlandı ve sağlanmaya devam ediyor…

Ülkemiz için düşündüğümüzde aslında NED çalışmalarını askıya alması ile Bürokrasi üzerinden iktidar hatta rejim dizaynı yapılanması bir tesadüf mü? Bunun üzerine düşünmek gerek…2013 yılı ülkemizde bürokrasi yapılanması yılıdır… Aslında 2013 yılında “Gülen Yapılanması” ile iktidarı temsil eden Başbakan Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın yaşadığı sıkıntılar işte tam da bu zamanda olmuştur.

Kim ne kadar inanır bilinmez ama bir küresel gerçek var ki o da artık “Demokrasi” için insanlar meydanlara davet edilmiyor. Bir ülkeye demokrasi götürmek için bir devletin ya da devletlerin ordusu hazırlık yapmıyor!

Küresel güçler artık toplumların tercihlerinden çekindikleri için demokrasiyi maslahatları için güvenli bir yönetim şekli olarak görmüyor. Demokrasi yerine daha rahat kontrol edebilecekleri Bürokrasi seçeneğini tercih ediyorlar.

Ne zaman gideceği belli olmayan politikacılar üzerinden iktidar ya da rejim organizesi yapmaktansa daha kalıcı olan bürokratlar üzerinden bir organize yapmak maslahatlarına daha uygun geliyor.

Hatta bürokrasiyi aynı zamanda özellikle politikada rahatsız oldukları isimlere karşı da bir silah olarak kullanılıyor. Yanlışı toplumun tepkisini çeken kararları bürokratlar yapacak ama topluma adres olarak karizmatik liderler gösterilecek.

Demokrasi Neden Güvenilmez?

Küresel güçler artık Antik Yunan’da yaşayan ve demokrasi için “Güvenilmez” bir yönetim tanımlaması yapan Platon gibi düşünüyorlar… Kısacası toplum, halk güvenli bir liman değildir… Toplumun neyi tercih edeceği kestirilemiyor…

İşte bu sebeple daha rahat pazarlık yapabilecekleri bürokratları iktidar ve rejim organizasyonu için uygun görüyorlar! Bürokrasi hatta demokrasiyi yok etmek için kullanılıyor. Halkın ve politikacıların yanlış yapma hakkı yoktur! Bürokratlar ise hem referans olunarak hem de kanuni düzenlemelerle sürekli koruma altına alınıyor.

Politikacıya dokunmak meşru ama bürokrata dokunmak devlet dokunmaktır. Söz konusu devlet olunca da bürokratlar yanlış yapsa bile çıkarılan kanunlarla “bürokrat Koruma Kalkanı” ile sürekli koruma altındadır.

Bu 15 Temmuz sonra bizzat tecrübe ettik bizzat bürokratların onayı ile göreve getirilen memurlar görevlerinden alındı ve cezalandırılırdı ama bürokratik yapıda ise hiçbir değişiklik olmadı. Hatta hesap vermesi ve ceza alması gerekenler taltif görerek ödüllendirildi… Bunun faturası da yine karizmatik liderlere kesildi ki istenen de buydu…

Kısacası küresel güçler artık demokrasi yanlısı değiller, demokrasi onlar için LGBTIQ kadar önemli ve öncelikli değildir…

Bürokrasi In; Demokrasi Out… Temennimiz o kitoplumun hafızasında ciddi yıkımlar yapan bürokrasi yapılanması bu toplumun inanç ve değerlerine göre yeniden organize edilir ve cezalandırılması gerekenler de cezalandırılır… Yoksa toplumun hafızası hafife alınmaya devam edilir ve kurumsal körlük için çözüm aranmazsa yeni bir toplum devlet çalışması çok da ütopik değildir…

İstikamet ve afiyet üzere kalın…

yazar@ercanharmanci.com

Daha Fazla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir