Yörünge Dergisi

"Türkiye’nin Entelektüel Aklının Buluşma Noktası"

Salı, Aralık 1, 2020

1893 Kolera Salgını ve Abdülhamid Han’ın Mücadelesi

“Cenab-ı Allah ülkemizi her türlü afetten muhafaza bulunsun.
Bundan 25 yıl evvel İstanbul’da meydana gelmiş büyük kolera vakası esnasında Kağıthane’de salgın yok iken burada ikamet eden bir Bulgar köylüsü Buğday öğütmek için Kasımapaşa’ya gittiği sırada tuvalet ihtiyacını gidermek için helaya gitmiş. Kağıthane’ye döndükten sonra Koleradan vefat etmişti.

Bu durum helaların hastalığın meydana gelmesi ve etrafa bulaşmasında büyük tesiri olduğunu işaret ediyordu.

Bu sebeple; Camii, Han, ve Hamam gibi yerlerde helaların temizlenmesi ve diğer yerlerde de temizliğe dikkat edilmesi zatı şahaneleri tarafından emir buyruldu.”

Abdülhamit Han.

Abdulhamit Han bu duyuruyu İstanbul Belediye Başkanına göndermiş ve daha o sıralar İstanbul’da hiç Kolera vakası görülmemişti.
Çevre ülkelerde Kolera vakasının görülmesi üzerine Padişah bu duyuru yapmıştı.

Helaların temizlenmesi ve badana yapılması sıhhi tetbirlerin itina ile alınması için bir kat daha dikkat edilmesi emredilmişti.

1893 yazına gelindiğinde İstanbul’da Kolera görülmeye başlıyor ve Padişah ek tedbirler alıyor .
Tetbirler içerisinde “Sosyal Devleti” görüyoruz.
II.Abdülhamit dönemi elbette eleştirilebilir ama o dönemde sosyal bir devlet anlaşı vardır ..

Mesala Kolera için bir komisyon oluşturuluyor komisyonun başkanlığını bizzat padişah yapıyor.
Karantinaya alınan insanların tüm ihtiyaçları için yardım kampanyası düzenleniyor ve bu kampanyayı ilk bağışı Padişah bin osmanlı parası ile başlatıyor .
Arkasından Şahzade sultanlar bağışta bulunuyor .
Osmanlı maatbasında kolera bağışı için
1 Liralık,
Çeyrek Liralık,
1 Mecidiyelik biletler ve bağış makbuzları basılıyor.

Toplanan bağışlar özellikle Karantinada bulunan kişilerin ihtiyaçlarını giderme de kullanılıyor .
Hilali Ahmer (Kızılay) yardımları yerlerine ulaştırıyor.
Buğdayından, ilacına ve giyeceğine kadar halkın ihtiyaçları tespit edilip hızla karşılanıyor .
Özellikle koleralı hastaların giysileri yakıldığı için yakılan giysinin yerine giysi veriliyor.
Eczane ve Hastanelere doktorlar atanıyor ve Osmanlı Tarihinde ilk defa Nöbetçi Eczane sistemi bu dönemde getiriliyor .
Nöbetçi eczanelerde doktor bulundurma zorunluluğu getiriliyor ..

Koleranın ve meyve ve sebzelerden bulaştığı tespit ediliyor ve İstanbul’a Domates, Kavun, Karpuz girişi yasaklanıyor fakat bu yasağın halkta tedirginlik yaratacağı düşünülüp halka köylerde bu ürünlerin çürüdüğü söyleniyor.

Mayıstan Ekim aynına kadar olan dönemde İstanbul’da yaklaşık 1300 kişi vefaat ettiği tespit ediliyor .

Koleranın etkisinin kaybolmasından sonra Karantina durumu kaldırılıyor ve ticaretin canlanması için ilgili yerlere emirler gönderiliyor.

Daha Fazla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir