Yörünge Dergisi

"Türkiye’nin Entelektüel Aklının Buluşma Noktası"

Perşembe, Temmuz 2, 2020

Türk Fetih İdeolojisinin Dönüşmesi

Osmanlı’nın İstanbul’un fethi öncesi Türk topluluklarına olan politikası fetih sonrasında değişmiştir.

Bu değişim nedeniyle Türkmenler Anadolu’dan İran’a dönmeye başladığı gibi Türkistan’dan Anadolu’ya akan Türk göçleri de durmuştur.

Osmanlı’nın Türkmen ve diğer Türk boylarına karşı tavrının 1453 sonrası değişmesi İran’da Safevîliğin tekkeden devlete dönüşmesi ile sonuçlanmıştır.

Osmanlı sonraki dönemde Karamanoğulları, ed-Devleti’t Türkiye (Memluklar), Akkoyunlular, Safeviler gibi TÜRK devletleriyle savaşmıştır.

Osmanlı’nın fetih sonrası Türk siyaseti, Türk dünyasını “dışarıda” bırakmıştır.

Bu hadise Türklüğün Avrupa kapitalizmini yok etmesini durdurmuştur.

Türk fetih siyaseti timarlı sipahi modeline dayanırken fetih sonrası ordu anlayışı paralı asker modeline dönmüştür.

Paralı askerlik, devşirmedir.

Türk ordu-millet anlayışı devşirme askerlik nedeniyle varlık bulamamıştır.

Osmanlı, tarihi boyunca fethedeceği ülkelerde önce milleti yerleştirmekte, ardından ordu çıkarmaktaydı.

Nitekim İstanbul’un fethi öncesi bölgeye Türkler yerleştirilmişti.

Osmanlı’nın devşirme askere geçişiyle ordu-millet esası kırılmıştır.

Osmanlı’ya Türk-Türkmen göçü de durmuştur.

Osmanlı bu nedenle Avrupa içinde yürüyememiştir.

Türkiye’nin gelecek yüz yılda yapması gereken şey 1040-1453 arası siyasetidir.

Bu nedir?

Türk nüfusun iktisadî/entelektüel/beşerî gücünü Anadolu’ya çekmek.

1453’e kadar Anadolu’ya Endülüs’ten, Türkistan’dan, Hint alt kıtasından âlimler geliyor ve “Türk için” varlıklarını koyuyordu.

Osmanlı’nın 1453 sonrası siyaseti Türklerin kaçışı ile neticelendi.

“Hanif Türk” paradigması Türk’ün geleceğine adanmıştır.

Tarihte Safevilik denen bir olgu varsa bu Osmanlı’nın fetih sonrası siyasetinin içinde aranmalıdır.

Osmanlı Yıldırım Beyazid’e kadar Anadolu-Balkanlar hattında Avrupa’nın fethine doğru yol almaktaydı.

Bu hareket Türkistan’dan Anadolu’ya Türk göçünü ve fetihlerin beşerî kadrolarının yetiştirilemesini, yerleşme siyasetiyle fethi sağlamaktaydı.

1453 sonrası Osmanlı, Türk devletleriyle savaşarak beşeri gücünü yani “toprakta millet varlığı”nı kaybetmiştir.

Daha Fazla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir