Yörünge Dergisi

"Türkiye’nin Entelektüel Aklının Buluşma Noktası"

Perşembe, Kasım 26, 2020

Teoloji, Dinler Tarihi ve Monoteizm

  1. Erken kültürlerden itibaren insanlık tarihinde monoteizm vardır. Her toplum, ister politeizm ister henoteizm içinde olsun tartışmasız Yüce Varlık fikrine sahiptir.
  2. İlahi Dinlerin monoteizmi ile erken kültürlerin monoteizm anlayışları arasında kültürel ve ardışık bir bağ yoktur.
  3. Bu iki çevre arasındaki bağ organik değil zihinseldir.
  4. Bu yüzden İbrani peygamberleri zihinsel açıdan ayni olan ama sirke bulaşmış olan Kenan Tek Tanrısı ile İsrail’in monoteizmini karıştırmamak için mücadele ettiler.
  5. İlahi dinlerin monoteizminin muhtevasını şirk (henoteizm) belirler.
  6. İlahi dinlerin peygamberleri sirk ile mücadele ederek devrimci olurlar.
  7. Bu yüzden politeizm , yatay ve evrimci değişirken Monoteizm dikey devrimci gelişir.
  8. Her monoteizm de insan eline düşen her olgu gibi sonunda tahrif ve tagyur olup politeizm girdabına düşebilir.
  9. Bu yüzden her monoteizm, kendi tarihsel kültürel bağlamlarından kopmadan gelişir ve insanlığa doğru genişler.
  10. Her kültürün Yüce Tanrısı doğa ile bütünleşip toplumun yapısına göre ziraat veya hayvancılığa bağlı olarak kendi yaratıcılığını açıklar.
  11. Cemiyetin teolojik çok fikirliliği , dini çeşitliliği veya çok uluslu oluşu monoteizmin tahrifini artırabilir.
  12. Her milletin genel insanlığın sorunlarına yönelik etnik cevapları farklı farklıdır.
  13. Bu yüzden salt dinler tarihi veya salt teoloji yetmez; küresel teolojileri bilmek ve dinler tarihine ulaşmak gerekir.
  14. Bu olmaz ise teolojiden yoksun dinler tarihi agnostik politeizme, dinler tarihinden yoksun teoloji ise dışlayıcı monoteizme yönelir.
  15. Halbuki sosyal açıdan Politeizm, monoteizmin ortaya çıkış zemini ve devrimler alanıdır.
Daha Fazla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir