Yörünge Dergisi

"Türkiye’nin Entelektüel Aklının Buluşma Noktası"

Pazartesi, Haziran 29, 2020

Corona Dönemi Sınava Hazırlık

Corona salgınının başladığı tarihten bu yana yaklaşık olarak üç aydır okullar ve destek eğitim veren kurs merkezleri salgınla mücadele kapsamında tatil edildi. Devletin zamanında almış olduğu bu önlem sayesinde muhtemel can kayıplarının önüne geçildi diyebiliriz.

Sonrasında alınan tedbirler yani izolasyon ve karantina sürecinde toplum sağlığı adına alınan önlemler hepimizin yeni bir sosyal yaşam anlayışına sahip olmamızı sağladı. Öyle ki ikili münasebetler konusunda çok samimi olan toplumumuz bir anda devletin pandemi kurulunun almış olduğu kararlara çabuk uyum gösterdi. Ve Fiziksel mesafe konusunda kararlı bir duruş sergiledi.

Sokağa çıkma yasağı dahil alınan önlemlere gösterilen uyum, dünya ülkelerine adeta örnek teşkil etti diyebiliriz. Hatta Dünya Sağlık Örgütü Türkiye’nin salgın ile mücadele çalışmasını örnek bir makale olarak yayınladı. Açıkçası bu süreç yeni bir yaşam tarzının da habercisi olmuştu diyebiliriz.

Bugün sizlere Corona salgını sürecinin farklı bir yansımasından yani eğitim ve öğretim boyutundan bahsedeceğiz. Milli Eğitim Bakanlığı Pandemi Kurulu’nun tavsiyesi doğrultusunda ilk ve ortaöğretim başta olmak üzere resmi ve özel tüm öğretim kurumlarını tatil etti. Öğrencilerin mağduriyetinin giderilmesi için ise bu eğitim ve öğretim sezonuna mahsus, öğrencilerin devamsızlık ve sınıfta kalma konuları askıya alındı.

Yine öğrencilerin akademik anlamda eğitim ve öğretimden uzak kalmamaları adına hızlı bir şekilde TRT ile iş birliği yapılmak suretiyle EBA TV aracılığıyla uzaktan eğitim dersleri yayına başladı. Aslında böylesi zorlu bir süreç için çok yerinde ve isabetli bir çalışma oldu. Okul çocukları için en azından derslerden kopmamak anlamına geliyordu.

Benzer uygulamalarda Özel Öğretim Kurumları tarafınca internet üzerinden online dersler verilmesi suretiyle özellikle sınav öğrencilerine yönelik kısıtlı şartlarda yardımcı olma gayreti gösterildi. Takdir edersiniz ki bu süreç öğrencileri ve velileri etkilediği oranda aynı zamanda ticari sorumlulukları bulunan kursları ve öğretmenleri de olumsuz etkiledi.

Ancak bu şekilde yapılan eğitim hiçbir şekilde yüz yüze eğitimin yerini tutamazdı. Ortada bir salgın gerçeği varken bunun en iyi yöntem olduğunu da kabullenmek gerekiyordu. İnsan sağlığı her şeyden önce gelmekteydi. Bu süreç ara sınıflarda bulunan öğrenciler için çok fazla sorun oluşturmuyordu. Ancak bu sene sınava girecek olan 8. Sınıf (LGS) Liselere Giriş Sınavı öğrencileri ve 12. Sınıf (YKS) Yüksek Öğretim Kurumları Sınavı öğrencilerini ciddi bir şekilde etkilenmekteydiler.

Eğitim camiasının bir mensubu olarak süreci yakından takip etmekteyim. Öncelikli olarak genç arkadaşlarıma ve onların velilerine soğuk kanlı olmalarını tavsiye ediyorum. Keza bu Salgın Süreci uzun süre kapalı ev ortamında bir arada kalmaya alışmamış insanlarımızın ciddi anlamda sinir sistemlerini zorladığını kabul etmeliyiz.

Buradan hareket ile özellikle sınav öğrencisi genç kardeşlerimizin ve ailelerinin birbirlerine karşı biraz daha hoşgörülü ve anlayışlı davranmaları gerektiğini hatırlatmak isterim. Unutmayalım ki bu salgın süreci ne bizim ne de çocuklarımızın inisiyatifi veya ihmalkarlığı ile gerçekleşmiş bir süreç değil. Allah korusun deprem ve sel ne ise bu afette aynı anlama geliyor.

Deyim yerinde ise Allah’tan gelen bir durum ve bizlere takdir edip tevekkül etmek düşüyor. Yani bu süreçte birilerini suçlu ilan etmeye yönelik tutum ve davranışlardan kaçınmamız gerekmektedir. Aklıselim bir şekilde birbirimiz anlamaya çalışmak en doğru davranış şekli olacaktır.

Hep söylediğimiz gibi bu sınavlar Hayat Sınavı anlamı taşımıyor. Telafisi mümkün bir durum. Mutlaka akademik olarak önemli bir fırsat diyebiliriz. Unutmayalım ki bu sınavlarda göstereceğimiz başarılardan çok daha önemli olan yaşadıklarımızdan ders çıkarabilmektir. Mart ayı başına kadar yeterli performans göstermediğine inanan arkadaşlarımızın bu süreci fırsata çevirdiğini tahmin edebiliyorum.

Atalarımız “Bir musibet bin nasihattan iyidir” derler. Bu söz tam da içerisinde bulunduğumuz süreç için söylenmiş diyebiliriz. Bu vesileyle evlerinde mevcut sınırlı imkanlar ile sınava hazırlanmaya devam eden kardeşlerimize gönülden başarılar diliyorum. Allah zihin açıklığı versin inşallah. Emekleri zayi olmayacaktır muhakkak.

Son olarak bu zorlu süreçte iletişimin önemine dikkat etmek istiyorum. En ufak bir can sıkıntısını psikiyatrik rahatsızlık olarak tanımlamaktan kaçının. Aile ortamında konuşmak ve duygularınızı paylaşmak nispeten rahatlamanıza katkıda bulunacaktır.

Sınava yakın bir tarihte yoğun bir şekilde konu çalışmaya nokta koyup sadece soru ve deneme çözmeniz doğru bir yöntem olacaktır. Aile olarak hep birlikte bu sorununda üzerinden aşacağınızdan yana şüpheniz olmasın!

Keza İnanmak Başarmanın Tamamıdır!

Selam ve dua ile…

Daha Fazla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir