Yörünge Dergisi

"Türkiye’nin Entelektüel Aklının Buluşma Noktası"

Pazartesi, Temmuz 13, 2020

27 Mayıs ve 12 Eylül ABD-NATO Darbeleridir

Türkiye’de yapılan 27 Mayıs 1960’ta, 12 Eylül 1980 darbeside NATO – ABD darbesidir.

Türkiye Tarım ürünleri üreten bir ülke olmaktan çıkıp sanayi ürünleri üreten bir ülke olma çabası için Demirçelik Fabrikaları kurmaları gerekiyordu. Sanayinin en temeli Demir ve Çelikten geçiyordu. Demirçelik fabrikaları için kredi arayışına giren Menderes Hükümeti NATO Müttefiki Avrupa ve ABD’den kredi istedi. ABD kredileri çok yüksek faiz ve çok ağır şartları olan krediydi ve bu şartlar yumşatılamadı.

ABD kurumlarından alınan şuanki kredi ve fazileri hala geçerlidir yıllık yüzmilyarlarca dolar faiz ödeyen bir ülkeyiz.

Merhum Adnan Menderes Rusya’dan da Demirçelik Fabrikaları için teklif istedi.
Rusya’nın şartları çok iyiydi. Fabrikayı Türk ve Rus Mühendisler kuracak, Türkiye hiç para vermeyecek, Fabrika kurulduktan sonra üretilen ürünlerle fabrika borcu ödenecekti. Rusya ile olan tüm görüşmeler Dışişleri Bakanı Fatin Rüştü Zorlu tarafından yapılmış ön anlaşmalar ve teknik şartnameler imzalanmıştı. 3 Haziran 1960’ta Adnan Menderes Moskova’da nihayi antlaşmayı imzalayacaktı fakat 27 Mayıs 1960’ta darbe yapıldı.

Aynı durum Mısır’da olmuştu.
Mısır önce ABD’den kredi istemiş ABD kredi vermeyince Rusya Mısır’a Fabrikayı kurabileceğini bildirmişti.

Merhum Adnan Menderes 3 Haziranda Rusya ile Demirçelik Fabrikalarıyla ilgili anlaşmayı imzalamaya gidecekti ve 3 Hazirandan önce darbe yapılmıştı.
Darbe yapanlar NATO’da görevli Türk subaylarıydı ve bazıları NATO’nun ABD ve Avrupa karargahlarında görev yapmış kişilerdi.
Bunlardan biride Albay Alparslan Türkeş’ti.
NATO ve ABD, Türkiye’nin Rusya’ya yaklaşmasını ve iş yapmasını darbe sebebi saymıştı.
Menderes Hükümetine yöneltilen suçlar ise birer tiyatroydu.
Asıl sebep Rusya ile olan ilişkilerdi.

1980 darbeside ABD – NATO darbesidir.
Yunanistan Kıbrıs meselesinde kendisine yardım etmeyen NATO’nun askeri kanadından çıkmış ve Rusya’ya yaklaşmış, Rusya’dan silahlar almaya başlamıştı.
NATO ülkeleri Yunanistan’ı NATO’ya tekrar girmeye ikna etmiş ama Türkiye’yi ikna edememişti.
NATO kurallarına göre bir ülkenin NATO’ya girebilmesi için üye tüm ülkelerin kabul oyu vermesi gerekmekteydi.
Oysa Türkiye’deki Demirel Hükümeti Yunanistan’ın NATO’ya girmesine onay vermiyor ve NATO ülkeleri Demirel’li ikna edemiyorlardı.

NATO üyesi ülkeler Yunanistan’ın Rusya’ya yanaşmasını asla kabul edemiyorlardı.
Plan yapıldı.
Kenan Evren ikna edildi ve 12 Eylül 1980 darbesi yapıldı.
Darbe sırasında NATO kuvvetleri Ege, Marmara ve Akdeniz’de konuşlandırılmıştı.
Yani Kenan Evren başarısız olursa NATO darbecilere destek verecekti.

Darbe gerçekleşip toplumda darbeyi kabullenince ilk iş NATO toplantısı yapıldı ve Yunanistan NATO’ya tekrar girdi.
1948’de kurulan fakat Türkiye’nin elçi atamadığı İsrail’de elçi atanacaktı.
Türkiye’de gazeteler Yunanistan’ın NATO’ya girişini NATO’ya girdikten sonra yaptılar. Kıbrıs’ta savaştığımız Yunanistan la bir darbe ile tekrar müttefik olmuştuk.
Yunanistan’ın NATO’ya girişini Türkiye adına kabul oyu veren Kenan Evren’nin görevlendirdiği Dışişleri Bakanı idi.
Her şey bir oldu bittiye getirilmiş Yunanistan Rusya’dan kopartılmış, İsrail ile Türkiye’nin ticari ilişkileri başlatılmıştı.

NATO bizi Rusya’ya karşı Avrupa’nın sınır karakolu olarak görmeye devam ediyor.
Ne zaman Jandarmalık görevini aksatan bir hükümet başa geçerse onu anında NATO subayları ile indiriyorlar..

Türkiye’deki bir çok darbe NATO planı ve gözetiminde yapılmaktadır.
NATO planı olmayan darbeler ise iç siyaset için yapılan darbelerdir.

Daha Fazla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir