Yörünge Dergisi

"Türkiye’nin Entelektüel Aklının Buluşma Noktası"

Salı, Aralık 1, 2020

Yalan bir terör eylemidir

Bir insan niye yalan söyler?

Yahut insan olan yalan söyler mi?

Söylemez!

Haysiyet sahibi insanlar asla yalan söylemez.

Karakter sahibi insanlar da yalan söylemez.

Şeref sahibi insanlar hiç yalan söylemez.

O halde kimler yalan söyler anlaşılmıştır.

Babası ölmesin’ diye çırpınan Leyla’nın çığlığı içimizi acıtmıştı.

Ambulans uçağımızı gönderdik, aileyi İsveç’ten alıp getirdik.

Göğsümüz kabardı, gururlandık.

Derken yine ortaya çıktılar.

İsveç’ten getirilen aile Konyalıymış! Bilmem hangi bakanın akrabasıymış! …

Daha neler neler!

Aile gerçekte Batmanlı, gerisini siz düşünün.

Böylece kamuoyu ‘Konyalı mı Batmanlı mı, akrabası bakan mı değil mi’ diye tartışırken, o muazzam operasyon güme gitti.

Karizması çizilen İsveç bile, façayı düzeltmek için bizdeki haysiyetsizlerin yalanlarına sarıldı.

Yahu tutun şu yalancının kulağından.

Tükürün suratına.

Bir kez daha ifade edeyim.

Yalan söylüyorlar’ demekle olmaz.

Aha yalan bu, aha da gerçek bu’ demekle de olmaz.

Yalanla değil, yalancıyla mücadele edeceksin.

Yalanın hızına yetişemezsin.

Virüs gibidir, çok hızlı yayılır.

Yalanın üretildiği laboratuvarları ortadan kaldıracaksın.***

Korona illetiyle boğuşurken, Türkiye’nin sağlık alanında dünyaya göre ne kadar ileride olduğunu gördük.

Şehir hastanelerimizle gurur duyduk.

O vizyonun sahibini alkışladık.

Derken yine ortaya çıktılar.

Dün şehir hastanelerine savaş açmışlardı, bugün ağız değiştirdiler.

Gözümüzün içine baka baka ‘hayır biz şehir hastanelerine karşı değildik’ diyebildiler.

Yetinmediler, ‘bin yataklı sahra hastanesi yaptık, hükümet bu işleri beceremiyor’ diye akıllara ziyan yeni bir yalan daha tedavüle soktular.

Sonra herkes bu yalanın peşine düştü, başarının hak ettiği alkışlar kesildi.

Yalanı söyleyen amacına ulaştı, bir de üstüne cilasını attırdı.

Uganda Türkiye’den daha iyiymiş’!***

15 Temmuz’da bir büyük destan yazıldı.

Ama sonra ne oldu?

Bir yalancı çıkıp ‘Kontrollü darbeydi’ dedi. Böylece 15 Temmuz’un ruhuna, vicdanına, onuruna, namusuna saldırmış oldu.

Gereği yapılamadı. Yalancı bir kez daha başardı!***

Örnekleri çoğaltabiliriz.

Afrin operasyonunu hatırlayın. Dünya ağzı açık izlemişti. Ne büyük bir zaferdi.

Bu kez de ‘TSK sivilleri öldürdü’ diye yalan uydurdular.

On değil yüzlerce örnek verebilirim bu konuda.

Dahası her saniye bir yenisi daha eklenecek.

Yalancılar boş durmayacak.

Yalan silahı hep ateşlenecek.

Her ateşlendiğinde daha da güçlenecek.

O halde bir kez daha söyleyeyim.

Yalanla mücadele böyle olmaz!

Turgay Güler/Akşam

Daha Fazla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir