Yörünge Dergisi

"Türkiye’nin Entelektüel Aklının Buluşma Noktası"

Çarşamba, Temmuz 1, 2020

Anayasa Mahkemesi Bu Kanunu İptal Eder mi?

Cezaevlerindeki tutuklu ve hükümlü sayısının fazla olması, Corona virüsü, cböyle bir düzenlemeyi zorunlu halde, Kanun teklifi, Ak Parti ve MHP li milletvekilleri tarafından meclise sunuldu, Cumhur ittifakına kensup olan partilerin oylarıyla kabul edildi. Muhalefet partileri, kanun teklifinin meclise sunulduğu andan itibaren kanuna itiraz ettiler. Muhalefet partileri, terörle mücadele kanunu kapsamında olan tutuklu ve hükümlü olanların cezaların indirilmesini, bütün tutuklu ve hükümlü olanların yararlanmasını isterken, bir kısmı, corona kapsamında alınan tedbirleri uygulamaları eleştirmeyi tercih etti. İtiraz sebepleri farklı olsa da, kanun teklifine muhalefet ortak paydasında bir araya geldiler. Muhalefet partileri, gerek meclisteki görüşmeleri sırasında, gerekse meclis dışında,  bu kanununun af kanunu olduğunu, af kanunlarında, meclisin beşte üçünün (360 milletvekilinin) kabul oyu gerektiğini, bu kanunda tutuklu ve hükümlüler arasında ayırım yapıldığını, bunun anayasanın eşitlik ilkesine aykırı olduğunu öne sürerek, Anayasa mahkemesine götüreceklerini söylediler.

Bu kanundan önce, ceza indirimine, şartlı salıvermeye yönelik birçok kanun (12.04.1991 tarih, 3713 sayılı TMK, geçici maddeleri, 28.08.1999 tarih ve 4454 sayılı Basın yoluyla işlenen bazı suçların ertelenmesine dair kanun, Rahşan Ecevit’in önerisiyle çıkarılan, 21.12.2000 tarih ve 4616 sayılı, devlete karşı işlenen suçlar dışındaki suçlara erteleme veya şartlı salıverme kanunu) çıkarılmış, bu kanunların bazı hükümlerinin iptali istemiyle Anayasa Mahkemesine başvurulmuştur. Anayasa mahkemesinin bu konuda nasıl bir karar vereceğini tahmin etmek için, bu davalarda vermiş olduğu kararlara bakmak gerekiyor. Anasasa Mahkemesi bu konuda çok sayıda karar vermiş, kararların büyük çoğunluğu, iptal başvurularının reddi yönünde olmuştur. Muhalefet partilerin ıssarla vurguldığı, suçlar arasında ayırım yapmasını (yasa koyucunun takdirinde olduğunu belirterek) anayasaya aykırı görmemiştir. Ak Parti’nin ve MHP’nin, AYM’nin bu içtihatlardan aldığı cesaretle böyle bir kanun teklifi hazırladığını düşünüyorum. Anayasa Mahkemesinin önceki içtihatlarını dikkate aldığımızda, yasanın özüne dokunmayacağını, bazı hükümlerin iptaline karar verse bile son derece sınırlı olacağını söyleyebiliriz.

Özetle, 7242 Sayılı bu kanun, olumlu düzenlemeler içerse ve 2005 yılında ceza sisteminde yapılan değişikliğin bazı olumsuz sonuçlarını tamire yönelik olsa da, yüzbinden fazla tutuklu ve hükümlü tahliye edilmeye başladığında, infaz sisteminde yapılan olumlu düzenlemeler değil, serbest bırakılan hükümlülerin işledikleri suçlar ve bu suçların mağdurları tartışılacaktır. Muhalefet cephesinin yapacağı eleştiriler, bana göre iktidar cephesini etkilemeyecek, daha ziyade, muhalefet cephesindeki bağları güçlendirecektir. Ak Parti, önümüzdeki yıllarda, yeniden böyle bir durumla karşılaşmak istemiyorsa, “ceza sistemini” yeni baştan ele alması, bunun için suçları önlemeye yönelik sosyal politikaları devreye koyması, ceza kanunlarındaki cezaları makul seviyelere indirmesi, (acilen) alternatif çözüm yollarını devreye sokması, suçları ve cezaevlerindeki tutuklu ve hükümlü sayısını azaltması, cezaevindeki suçluların ıslahına önem vermesi gerekiyor.

Cüneyt Toraman

Daha Fazla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir