Yörünge Dergisi

"Türkiye’nin Entelektüel Aklının Buluşma Noktası"

Cuma, Haziran 5, 2020

COVİD-19’un yansıttıkları

Covid-19 küresel tehdidi tüm hızıyla dünyayı etkilemeye devam ediyor. Henüz virüsün tüm yönleriyle karakteri konusunda eksizsiz tüm bilgilere sahip değiliz.

Ancak şurası açık ki, bundan böyle yeni bir dönemin içindeyiz ve buna ilişkin küresel düzeyde yeni değişimlerin baskısı altındayız. Aslında küresel düzeyde hemen her kesimi ve her ülkeyi etkileyecek bir dizi denklemin yeniden oluşacağı yeni bir düzenin başlangıcındayız.

Her şey den önce dünya ölçeğinde, Covid-19 ortaya çıkana kadar her gün onunla yatıp kalktığımız birçok sorunu unutmuş durumdayız. Diğer tüm sorunlar ve çıkar hesapları Covid-19’un gerisine düşmüş durumda. Bugüne değin bizi meşgul eden diğer birçok sorunun, adeta yapay olduğunu bize düşündürtecek kadar, Covid-19 gündemi tersyüz etmiş durumda. Her bakımdan yeni bir algı, duygu ve düşünce fazındayız.

Bu noktada bazı gerçeklerinde su yüzüne çıktığına tanık oluyoruz. Sınırsızlık Avrupası’nın yaşadığı buhranın aslında içten içe siyasi, stratejik, güvenlik hatta sosyolojik açıdan nasıl açıklar bıraktığını Corona virüsünün yayılım hızı ve karakteri gösterdi.

İtalya’nın yaşadığı buhranı, sadece İtalya yönetiminin değil, Avrupa Birliği’nin (AB) de yönetmede ki zaafları fark edildi. Her şeyden önce sınırlarının olmadığı AB’nin bir ülkesindeki büyük buhrana, Birlik mekanizmalarının yeterince destek olmaması veya olamaması bu noktadaki en çarpıcı zaafıydı.

Fransa ve İspanya’nın da Covid-19 mücadelesinde yaşadıkları, benzer zaafların ürünüydü.

Diğer yandan İngiltere’nin, Covid-19 mücadelesinin en koyu yerinde yöntem değiştirmeye çalışmasının olumsuzlukları, İngiltere imajını zedeleyen sonuçlar doğurmuştur. Tarih boyu derin stratejik aklıyla davrandığı bilinen bir ülkenin, Covid-19 stratejisini tam olarak belirleyememiş olması bu sonucun sebebi olmuştur.

AB içinde Almanya’nın farklı tutumu ise, AB içinde daima çok farklı bir konumda pozisyon almasının bir kez daha açığa çıkmasının göstergesi olmuştur.

Çin’in Covid-19 mücadelesinde benimsediği yöntemler ve bunları uygulama disiplini, geçmişten çok farklı bir güç potansiyeline eriştiğinin kanıtı olarak değerlendirilebilir.

ABD ise yaşadığı liderlik sorununu tam olarak aşamadığının sonuçlarıyla meşgul. Bilimsel ve teknolojik altyapısına ve üstünlüğüne rağmen, Covid-19 mücadelesin de yaşadığı yer yer çaresizlikler, küresel gücündeki aşınma fazının içinde olmasını ve bu fazın etkilerini hızlandırıcı sonuçlar üretebileceğini işaretliyor.

Türkiye ise bir süredir büyük bir mücadele olarak başlattığı, hemen her alanda milli hamlelerinin olumlu sonuçlarından yararlandı. Covid-19 mücadelelinde erken alınan önlemler, devlet ciddiyeti, sorumluluğunu ve titizliğini hissettiren tutumlar, her bakımdan fark edildi. Sağlık altyapısının birçok açıdan yeterli olması, başta Şehir Hastaneleri olmak üzere, son dönemde teknolojik donanımdaki artış güven veren sonuçlar üretti.

Şayet alınan kararlara ve önlemlere halkımızın da harfiyen uyması mümkün olursa, bu sürecin en az zararla atlatılacak ülkelerden olacağı görülüyor.

Bir başka husus ise; Covid-19 mücadelesinde sosyal devlet niteliğinin öneminin anlaşılmasıdır ki, Türkiye bu konuda; ABD başta olmak üzere birçok Batı ülkesinin çok önünde olduğunu ortaya koymuştur. ABD’de Covid-19 hastalarının karşı karşıya kaldığı hastane faturalarının astronomik rakamları bu durumun en çarpıcı örneğidir.

Prof. Dr. Yaşar Hacısalihoğlu/Akşam

Daha Fazla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir