Yörünge Dergisi

"Türkiye’nin Entelektüel Aklının Buluşma Noktası"

Cuma, Eylül 25, 2020

Suriye’yi Kim Yönetiyor?

Kendi ülkesinde on yıllardır halkına vahşice ettiği zulm ettiği yetmezmiş gibi Suriye’nin zalim diktatörü şimdi de benim ülkemdeki muhalefete sufle veriyor. Türkiye Cumhuriyeti’nin sıradan bir vatandaşı olarak bu durumdan müştekiyim.

İdlip’teki son gelişmelerden sonra ana muhalefet ve proje muhalefet aynı teraneleri yeniden dillendirmeye başladı; Esed ile görüşün.

Nedense bu teraneleri her seferinde yeni bir kılıfla gündeme getiriyorlar. Son bahaneleri ise bilinenin tekrarı. Malum Rusya, PKK ve alfabetik türevlerini terör örgütü saymıyor ya güvenliğimizi tehdit eden terör örgütleri ile mücadele edebilmek için artık devrilmeyeceği(!) kesinleşmiş olan Esed yönetimi ile görüşerek terör örgütlerine karşı işbirliği yapmamız gerekiyormuş.

Memleketteki olumlu gelişmelere bile önyargıyla yaklaşan muhalefetin Esed’in suflelerini seslendirme ayıbını geçerek asıl suale gelelim: Suriye’yi kim yönetiyor?

Sorunun cevabı belli olmasına rağmen kolaya sapmadan vakıalardan söz edelim:

Vakıa-1 Başta yönetimin başı Esed olmak üzere Suriye devletinin üst düzey yöneticilerinin aileleri nerede yaşıyorlar? Malvarlıkları hangi ülkelerin kontrolü altında? Kendi de İngiltere’de doğup büyüdüğü için İngiliz pasaportu taşıyan Esma Esed, çok istemesine rağmen neden İngiltere’de değil de Rusya’da yaşıyor. Yola çıktığında Bayan Esed’i kimler ve hangi güçler yoldan çevirdiler?

Vakıa-2 Tarih 12 Aralık 2017 Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in Suriye ziyareti sırasında kırmızı halıda Putin ile yürümek isteyen Suriye Devlet Başkanı Beşşar Esed Rus komutan tarafından kolundan çekilerek durdurulur. Bu olay Suriye’de kimin sözünün geçtiğini yeterince belli etmiyor mu?

3 Ocak 2020 tarihinde ABD tarafından Bağdat havaalanında füze atışıyla öldürüldüğü ana kadar Suriye’yi fiilen İran’ının dini lideri Ali Hamaney’in adamı Kasım Süleymani yönetiyordu. Binlerce Hizbullah milisini lübnan’dan getirip savaşa sokan o idi. Şii nüfusun bulunduğu ülkelerden insanları toplayıp beyinlerini yıkayarak eğiten-silahlandıran ve cephelere süren ondan başkası değildi. Rusya’nın Suriye’ye girip kalıcı üsler kurması da Süleymani’nin diplomatik başarılarından biriydi. Hava gücü savaş nedeniyle ciddi tahribata uğrayan Suriye ordusunun muhaliflere üstünlük sağlayabilmesi için etkili bir hava gücüne ihtiyacı vardı. Bu noktada Süleymani’nin planları ile Rusya’nın geleneksel sıcak sulara inme politikaları örtüşüyordu.

İşin bir başka veçhesi burada akla geliyor. Süleymani, herhalde Suriye’yi Rusya’ya teslim etmek için çağırmadı. Amacı Esed yönetimini ayakta tutmaktı. Zira İran’ın Suriye’ye dair uzun vadeli bir planları var. Demografik yapıyı değiştirerek Suriye’yi şiileştirmek istiyor. Akla gelen soru şu: Rusya egemenliğini ele geçirdiği bir ülkede İran’ın emellerine hizmet eder mi? Bana göre etmez. Bu yüzden Süleymani’nin katli ABD-Rusya işbirliği ile gerçekleşmiş olabilir mi?  En azından mantıklı bir komplo teorisi değil mi bu?

Görüldüğü gibi Suriye’yi Beşşar Esed yönetmiyor/yönetemiyor. Proksi savaşlarının alanı olan o ülke aslında bir istihbarat örgütleri arenası. Esed de olsa olsa bu arenada bir gladyatör hizmetkârı. Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı’na, Esed ile görüş diye çağrıda bulunmak ucuz bir kasaba politikacısı ağzı ile siyaset yapmanın ötesinde bir şeymiş gibi gözükmüyor.

Başkan Erdoğan, zaten görüşmesi gerekenlerle Türkiye’nin şanına şerefine yakışır bir biçimde diplomasi trafiği yürütüyor. Muhalefet gölge etmesin. Kendisine ekmek çıkacak sahalara ilgisini temerküz ettirsin. Böylece memlekete belki faydaları dokunur.

Adil Gülmez

Daha Fazla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir