Yörünge Dergisi

"Türkiye’nin Entelektüel Aklının Buluşma Noktası"

Pazartesi, Eylül 21, 2020

Büyük Düşünebilene

Libya’da merkezi Dobruk’ta bulunan General Hafter liderliğindeki Temsilciler Meclisi’nin Türkiye’ye ve ülkede bulunan Türk vatandaşlarına dair aldığı karar gündeme bomba gibi düştü.. Hemen şunu söyleyelim ki bu hadise Akdeniz’deki hidrokarbon savaşlarından azâde (bağımsız) değil.
Ülkede üç güç var lakin iki güç ülke genelinde birlik mücadelesi veriyor.. Kazanana üçüncü güç biat edecek.
İlk güç Trablus merkezli Türkiye-Katar ikilisi ile BM tarafından da desteklenen merkezi hükumet…
Diğeri ülkenin doğusunda halen petrol ve doğalgaz bölgesine de hakim olan Mısır, BAE, Suud, Fransa ve Rusya tarafından da desteklenen Temsilciler Meclisi..
Üçüncü güç ise ülkenin güneyinde Fizan bölgesine hakim olan güçler..Ülke dahilinde istikrar sağlandığında kendi kendini fesh edecek kabile güçleri..
Libya’nın hidrokarbon rezervleri 6 trilyon dolar olduğunu bunun yanında Kıbrıs ile münhasır ekonomik alanı ve kıta sahanlığının da sınır olduğu düşünülürse Libya’nın stratejik önemini anlışılabilir.
Kendi açımızdan söylersek Libya’yı kontrol edebilen bir Türkiye, hem Yunanistan’ın 12 mil safsatası ile Türkiye’yi Anadolu’ya hapsedemez hem enerjisini Kuzey Afrika’dan karşılayan başta Fransa olmak üzere Avrupa ülkelerini tehdit eder hem de Doğu Akdeniz hidrokarbon yatakları üzerinde daha fazla hak sahibi olur..Eğer antlaşma sağlanırsa Türkiye’nin payına düşecek pay 2-3 trilyon dolardan aşağı olmaz ki böyle zengin bir Türkiye’nin neler yapacağına siz karar verin..
Hafter’a bağlı güçler, Türkiye’yi kara, hava ve deniz kuvvetleri ile Libya’da kendilerine karşı savaşmakla itham etti ki doğrudur..Merkezi Trablus hükumeti, Tobruk’a karşı hakimiyet elde etme mücadelesinde Türkiye ile anlaştı..Türk iha, siha, uzun menzilli top ve tankları bugün Libya’da vede büyük ihtimal kendi subaylarımızca kullanılıp Tobruk’a karşı savaşmakta..
Rusya, ABD Türkiye’nin iki ayrı tarafı.. İkisi de Türkiye’nin siyasetinden hoşlanmamakta lakin kendi aralarındaki anlaşmazlıklar da bir araya gelmelerine mani olmakta..Yerine yani coğrafyasına göre denge siyaseti güderken, savunma sanayimizi de güçlendirmek zorundayız.. Dışarıya bağımlılık %20’lere kadar indi..
Türkiye bugün, Sudan’da, Yemen’de, Somali’de, Katar’da , Irak’ta, Suriye’de büyük bir mücadele sürdürmekte. Yani Büyük Türkiye içindir bu mücadele.. 4000 senelik tarihinin verdiği bir sorulumluluğun gereğidir bu mücadele..
Lakin son seçimlerde surda bir gedik açıldı.. Ne demişti Prof Dr. Yaşar Hacısalihoğlu, Türkiye’nin iç siyaseti Amerika’nın dış siyasetidir..
Anlayabilene…Yada büyük düşünebilene…
Cem Çalışıcı

Daha Fazla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir