Yörünge Dergisi

"Türkiye’nin Entelektüel Aklının Buluşma Noktası"

Pazar, Ocak 16, 2022

Cumhur İttifakı

Yerel Seçimlere çok az bir zaman kala Adana’da siyasi tablo biraz daha belirginleşmeye başladı. Adana’da 31 Mart Yerel Seçimlerine Ak Parti ve Mhp temeli, 24 Haziran seçimlerinde atılmış olan Cumhur İttifakı adayları ile girmeyi planlıyor. Büyükşehir de Mhp adayı Cumhur İttifakını temsil ederken ilçelerde ise yine ortak aday çıkarmak suretiyle hareket edileceği tahmin ediliyor.

Cumhur
İttifakı ile ilgili olası ortaya çıkacak çatlak sesleri tahmin edebiliyoruz.
Siyasetin doğası gereği rakip olan isimler söylemlerinde zaman zaman ters
düşebilirler. Ancak bu durum her dönem her siyasi harekette görülmektedir. Öyle
abartılacak bir mesele değildir.

Oysa bugün
asıl tartışılması gereken Millet İttifakı diyebiliriz. Keza İdeolojik olarak
birbiri ile hiçbir şekilde örtüşmeyen üç partinin ittifak kurması parti
tabanlarında ciddi sorgulamalara ve tartışmalara sebep olacağı olası bir
gerçektir. Kısacası Millet İttifakı aday belirleme sürecinde dahi bu sorunları
çok net bir biçimde yaşamaktadır.

Oysa Cumhur
İttifakı yapısal olarak aynı dünya görüşünü taşıyan ve benzer iki siyasi
hareketin mensuplarının bir araya geldiği bir kardeşlik hukukunun yansımasıdır
diyebiliriz. Sadece iyi günde değil kötü günde de bir ve beraber olan iki
siyasi hareketin ortak adımıdır. Tarihsel bir geçmişe sahip olan Cumhur İttifakı
ile ilgili sizlerle aşağıda bir örnek olayı paylaşmak isterim.

1991 Genel Seçimleri

Aslında bu ittifak çok yeni bir ittifak değil. Keza temelleri çok eski tarihlere dayanan bir gönül birlikteliği diyebiliriz. Başlangıç olarak 23-24 Eylül 1991 tarihlerinde o dönem Milliyetçi Çalışma Partisinin Genel Sekreteri sayın Dr. Devlet Bahçeli ile Refah Partisi genel sekreteri Oğuzhan Asiltürk arasında başlayan görüşmeler 24 Eylül de partilerin milletvekili dağılımı ve sayısı konusunda mutabakata varması ile olumlu neticelenmiştir. Bu iki partiye dönemin (IDP) Islahatçı Demokrat Partisi de katılmıştır.

20 Ekim 1991
Genel Seçimlerine (MÇP) Milliyetçi Çalışma Partisi ile (RP) Refah Partisi (IDP)
Islahatçı Demokrat Partisi’ni de yanlarına almak suretiyle seçimlere ittifak
halinde girdiler. Sonuç olarak % 16.88 oy ve 62 milletvekili çıkardılar. 19 Milletvekili MÇP’ye, 3’ü
IDP’ye, 40’ı da RP’ye dahil olur. Bu arada Erbakan ve Türkeş arasında ittifak
kararı alındığında görüşmede partilerin genel sekreterleri Oğuzhan Asiltürk ve
Devlet Bahçeli ’de hazır bulunuyordu.

Sonuç Olarak

Öncelikli olarak
Bahçeli’nin bizzat yönlendirdiği ittifak konusunda ve onun geçmişe dönük
muhteviyatında ön ciddi bir siyasi birikime sahip. Bunun yanı sıra 1991’de
kurulan ittifak Türk siyasi yaşamına ciddi katkılarda bulunmuştur. En önemlisi
ise bu seçimin ardından RP’nin oy oranları giderek artarken, MÇP’den MHP’ye
dönüşen ülkücü hareket ise özellikle mahalli yönetimlerde ivme yakalamıştı.

Biz vatandaş veya
siyaset insanları olarak belki sadece seçimde alınacak oyu konuşuyoruz ancak
sonrasında neler olabileceğinin en az onun kadar önemli olduğunu unutuyoruz. 20
Ekim 1991 genel seçim ittifakının başka bir önemi daha bulunmaktadır. O seçim
döneminde yani 20 Ekim 1991’de Refah Partisi İstanbul İl Başkanı  olan
Recep Tayyip Erdoğan milletvekili adayı olup, seçildiği halde tercih li oy
sistemi nedeniyle TBMM’ye vekil olarak girememiş ve böylelikle İstanbul Büyükşehir
Belediye Başkanlığına ilerleyen süreç başlamıştı.

Buradan çıkarmamız gereken sonuç
şudur. Bu ittifak 15 Temmuz ile başlayan ve son olarak 24 Haziran 2018’de
Cumhurbaşkanlığı Seçimleri ile zirve yapan Devletin Bekası adına tartışmasız
bir birlikteliktir. Bu yüzden isimlerin ve bireysel hesapların hiçbir şekilde
gündeme gelmeden el birliği ile Cumhurun birlik ve beraberliği için önemli bir
fırsat olacaktır.

Selam ve dua ile…

Korkut Daban

Daha Fazla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir