Yörünge Dergisi

"Türkiye’nin Entelektüel Aklının Buluşma Noktası"

Cumartesi, Temmuz 4, 2020

Artık Döneceğimiz Bir Fatih Semti Var mı?

Mustafa Everdi Yazdı;

Türkiye Son Yıllarda İki Alana Hapsoldu:

  1. İktidarı eleştirmek.
  2. İslamcıları eleştirmek.

Gündem kilitlendi bu iki konuya.

Muhalefet partileri gibiyiz her birimiz. Eleştirel tutumlar -çoğu zaman- haklı olsa da… Aslında ne iktidar bütünüyle şeytan, ne de İslamcılar tek bir bütün. İslamcılığın bugün yüzlerce versiyonu oluştu. Hatta CHP Sosyal-demokrat İslamcı, MHP-İYİ parti Milliyetçi-İslamcı, HDP Kürt-İslamcı versiyonlar gibi. Medyamız tamamen iktidar yanaşması.

İktidar partisi kabul etmese de İslamcı politikalar izlediği açık. Ancak onlardan başka taşın altına elini sokan, iktidar sorumluluğunu üstlenen bir parti, grup, ideolojik kesim yok ortalarda. Eleştiriler bireysel hata, kusur, yolsuzluklar üzerinden yapılıyor. Bu her iktidar döneminde ortaya çıkabilen bir sorun.

Akparti iktidarını ekonomik verilerle muhasebeye çeken, gelir dağılımını mukayese eden, zenginliğin tabana yayılıp yayılmadığını denetleyen çalışmalar göremiyoruz. Bu kadar fakirleşti ise Türkiye, her il ve ilçede yükselen inşaatları besleyen ev alanlar kim, otomobil, beyaz eşya ve her türlü emtiayı tüketenler? Yabancılar mı? Yoksa Türkiye vatandaşları mı?

Muhalif olanlar, iktidarı eleştirmeyi, konumlarını sürdüren güvenli bir alan görüyorlar. Parti başkanı, milletvekili, belediye başkanı olmanın yolu muhalefeti sürdürmenin sağladığı imkânlar. Yoksa alternatif kadro, fikir ya da icraatlarla iktidarı alalım diye bir program sunmuyorlar Türkiye’ye.

Akparti kötü. Tamam da onun yerine geçip daha gayretli icraat yapacağız diye bir iddia görüyor muyuz? İktidarı gerçekten isteyen.

Biz sadece iktidarı eleştirme konforuyla bakamayız. Bir çıkış, yükseliş yolu da göstermeliyiz. Peyami Safa, Fatih-Harbiye romanında zamanın anlayışı ile Doğu-Batı klasik-modern, dini-lâdini, geçmiş-gelecek sorunsallarını işliyordu. Her ne kadar Neriman üzerinden, tercih hakkını kadına yüklese de… Sonunda Fatih’e, mazbut-mütedeyyin-muhafazakâr Şinasiye dönen bir teslimiyete varıp dayanmıştı Peyami Safa da.

Artık döneceğimiz bir Fatih semti var mı? Aradan geçen yüzyıla rağmen aynı sorunlar sürüyor. Bundan böyle sorunları aşacak bir düşünce ile çıkmalıyız Türkiye’nin karşısına. En azından kıstırıldığımız alanı aşacak bir düşünce için çaba göstermeliyiz. İlk adım olarak, doğu başlı başına olumlu bir değer değil. Batı bütünüyle şeytan değil. Buradan yürümeyi düşünüyorum…

Siz ne dersiniz?

Daha Fazla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir