Yörünge Dergisi

"Türkiye’nin Entelektüel Aklının Buluşma Noktası"

Salı, Haziran 2, 2020

Suudi Arabistan Kaşıkçı Cinayetiyle İlgili Yargılama Yapamaz

CÜNEYT TORAMAN YAZDI

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı, “Suudi Arabistan İstanbul Konsolosluğunda öldürülen gazeteci Cemal Kaşıkçı cinayetiyle ilgili yargılamanın Suudi Arabistan’da yapılacağını”söylemiş. Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığının bu açıklaması, milletlerarası hukuka da ceza yargılamasının temel ilkelerine ve mantığına da hukukuna da aykırıdır.

Yargılama yetkisi Türkiye’de

Milletlerarası hukuka hukukta yargı yetkisi çok önemlidir. Bir devletin yargı yetkisi yoksa, zaten yargılama yapamaz. Yargılama yetkisinin temeli, “mülkilik” ve “şahsilik”tir! Mülkilik, suçun ülke topraklarında işlenmiş olması, şahsilik ise suç işleyenin vatandaşlık bağıyla bağlı olmasıdır. Yani bir ülke, (karada, havada, denizde) ülke sınırları içinde işlenen suçlarda, vatandaşlarının işlediği suçlarda yargılama yapmaya yetkilidir. Bu kuralın istisnalarından biri “yargı bağışıklığı”dır. Konsoloslar, görevleriyle ilgili hususlarda yargı bağışıklığına sahiptir. Ancak bu bağışıklık bütün konsolosluk çalışanlarını kapsamadığı gibi, konsolosluk göreviyle ilgisi olmayan suçları kapsamaz. İstanbul’da Konsolosluk içinde işlenen bir cinayet yargı bağışıklığı kapsamında değerlendirilemez. Suudi Arabistan konsolosluğu, Türkiye toprakları içerisinde olup, mülkilik kapsamı içindedir. Cinayet, Türkiye topraklarında işlendiği için bu cinayetle ilgili soruşturmada Türkiye adli makamları yetkilidir. Olay mahallinde derhal ve resen soruşturma başlatması ve delilleri toplaması gerekir. Esasen, Suudi Arabistan, Türkiye adli makamlarına İstanbul’da bulunan konsoloslukta “arama ve delil toplamasına” izin vermek suretiyle, Türkiye’nin soruşturma ve yargılama yetkisini tanımış, kabul etmiştir. Milletlerarası hukuka göre Suudi Arabistan değil Türkiye yetkilidir. 

Suud’un alacağı karar yok hükmündedir

Ceza yargılaması açısından da, Suudi Arabistan, Kaşıkçı cinayetiyle ilgili yargılama yapamaz. Zira ceza yargılamasında, soruşturma ve kovuşturma (yargılama) süreçleri bir bütündür, birbirinden ayrılamaz. Soruşturma bir binanın temeli, kovuşturma ise bu temel üzerine inşa edilen yapıdır. Binanın temelini bir ülkede binayı başka ülkede inşa etmek mümkün olmadığı gibi, soruşturmanın bir ülkede kovuşturmanın başka bir ülkede yapılması mümkün değildir. Bir suçun failleri, soruşturma aşamasında elde edilen veya elde edilecek delillerle belirlenebilir. Yargılama da, soruşturma sonucunda elde edilen delillere göre yapılır. Soruşturma, delilleri toplama hakkı ve yetkisi olmayan bir devletin kovuşturma yapması eşyanın tabiatına aykırıdır. Yargılama yetkisi olmayan bir devletin soruşturma başlatması ve bazı kişiler hakkında dava açıp yargılama yapması, karar vermesi yok hükmündedir. Yargılamayı Türkiye’nin yapması ve Türk mahkemelerinin karar vermesi gerekmektedir. Kararı infaz etmeye de Türk adli makamları yetkilidir. Eğer sanıklar kaçak olursa, İnterpol’e bildirerek (kırmızı bülten çıkartılarak) yakalanmasını isteyebilir. Yakalanırsa, cezası infaz edildikten sonra vatandaşı olduğu ülkeye teslim edilir. Sanığın vatandaşı olduğu ülke, kendi sanığa verilen cezayı kendi mevzuatına göre yetersiz görürse, yargılama yapabilir, daha fazla ceza verirse başka ülkede infaz edilen cezayı mahsup ederek aradaki farkı infaz edebilir.

Türkiye topraklarında işlenen cinayetle ilgili soruşturma ve kovuşturma (yargılama) Türkiye’nin egemenlik hakkının bir gereğidir. Hiçbir devlet, egemenlik hakkından vazgeçemez, pazarlık konusu yapamaz. Suudi Arabistan’ın Kaşıkçı cinayetiyle ilgili kendi belirleyeceği kişiler aleyhinde dava açması, yargılama yapması Türkiye’nin yargılama yetkisini ortadan kaldırmaz. Suudi Arabistan Mahkemelerinin vereceği karar Türkiye’yi bağlamaz, devam eden soruşturmayı geçersiz hale getiremez. 

Kaşıkçı cinayetiyle ilgili en önemli hususlardan biri, bu cinayetin Suudi Arabistan devleti tarafından işletildiği iddiasıdır. Eğer bu iddia doğru ise, Salman, azmettirici durumunda olacaktır. Cinayete azmettirenin cezası, cinayeti işleyenle aynıdır. Bir cinayetin azmettiricisi olan birinin kontrolündeki bir yargılamanın gerçeğin ortaya çıkarmaya yeterli olamayacağı açıktır. Umarım Türkiye, Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığının bu talebine anında itiraz eder. 

Daha Fazla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir