Yörünge Dergisi

"Türkiye’nin Entelektüel Aklının Buluşma Noktası"

Çarşamba, Ocak 19, 2022

Diğer Partilerden Aday Aparmak

ADİL GÜLMEZ YAZDI…
2019 YEREL SEÇİMLERİNDE ÇOK KONUŞULACAK OLAY

Daha önce olmuş netekim. Önümüzdeki yerel seçimlerde neden olmasın? Ankara’dan Melih Gökçek MHP adayı, Mansur Yavaş da AK Parti adayı olsun! Abdüllatif Şener, CHP’den milletvekili oldu da ne oldu? İlk başta biraz yadırganır sonra araziyle uyumlu hale gelirler.

Metal yorgunluğu kılıfıyla kendi partilerinden istifa ettirilen seçilmiş başkanlar kaybettikleri makamlarını yeniden geri almak için başka partilerden aday olsalar çok mu yadırganırlar? Hiç sanmıyorum. Politikanın doğasında var böyle şeyler. Son birkaç gündür yaşananlar Demirel’in bu sözü söylerken ne kadar haklı olduğunu tekrar gösterdi.Ne demişti rahmetli büyüğümüz: “siyasette 24 saat uzun bir zamandır.”

Geçtiğimiz günler için de bu sözün ne kadar doğru bir yorum olduğunu anlayacak durumlar yaşadık. Paylaşılan anket sonuçlarından da görünen o ki, seçmenlerin tercihleri pek değişmiyor. Bu durumda partilerin önündeki en etkili çözüm rakip partilerden aday aparmak. Önümüzdeki yıl mart ayında yapılacak 2019 yerel seçimlerine damgasını vuracak olay bu.

Yadırganır ama alışılır da
Hatırlayalım bir partinin karşı partilerden aday aparması yeni bir şey değil. Benzer örnekler siyasi tarihimizde ziyadesiyle mevcut. Son milletvekili seçimlerinde CHP, AK Parti’nin kurucu kadrosundan bir isim olan Abdüllatif Şener’i Konya’dan aday gösterip Meclis’e girmesini sağlamadı mı? Yine aynı CHP bu işi daha önce de yapmıştı. Biliyorsunuz 2014 yerel seçiminde, uzun yıllar MHP’den Beypazarı’nda belediye başkanlığı yapmış Mansur Beyaz’ı Ankara Büyükşehir Belediyesi için aday gösterebilmişti. Ancak Mansur Beyaz’la muvaffak olup başkanlığı kazanamadı, bu konu bir bahsi diğer.

Burada önemli olan başka partilerden aday ayartmanın o partinin tabanı tarafından kabul görüp görmemesi. Kendi partileri içinden değil de başka bir parti ismiyle tanınan adaylara parti bünyesinden önce bir tepki oluşsa da bu istemezük tavrı sonra yadırganma aşamasına, daha sonra da “adam sen de ha Ali Mehmet, ha Mehmet Ali” anlayışına dönüşüyor.

Etik olarak yadırgansa da maalesef bu durum böyle. Örneklendirirsek bir çok misali gözler önüne serebiliriz. Mesela 2002 genel seçimlerinde AK Parti de daha önce başka partilerde siyaset yapmış isimleri listesinden Meclis’e sokmuş, hatta içlerinden Erkan Mumcu’yu kültür bakanlığına da getirmişti.

Önümüzdeki yerel seçimlerde Melih Gökçek’in MHP’de Ankara Büyükşehir Belediye başkan dayı olup olmayacağı, partilerin ve aday göstermeye hazırlandıkları siyasi kimlikli kişilerin kendi bilecekleri bir iş. Beş ay sonra yapılacak yerel seçimin öncekilerden farklı bir zeminde geçeceğini ve bu seçimlere aparılan adayların damgasını vuracakları bir seçim olacağını tahmin etmek hiç de güç değil.

Daha Fazla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir