Yörünge Dergisi

"Türkiye’nin Entelektüel Aklının Buluşma Noktası"

Çarşamba, Nisan 24, 2024

Değişimin ve Dönüşümün Güçlü Aktörü: Türkiye

Bugün İslam coğrafyasının hamisi bizleriz diyenlerin kimlerin hegemonyası altında olduğu aşikârdır. Bunun içindir ki İstanbul’da ki Suriye dörtlü zirvesi ancak İstanbul gibi kadim bir şehirde ve kadim bir devlet olan Türkiye de gerçekleştirilmektedir.

Türkiye Cumhuriyeti köklü devlet geleneğiyle 21. Yüzyılın hem bölgesel aktörü hem de küresel güçlerindendir. 20. Yüzyıldan kalma, sadece içine dönük sorunlar yumağında gelgit döngüleri yaşayan bir Türkiye artık yoktur. Türkiye’nin eski günlerine, yani sadece iç politikasıyla uğraşmasını kendi sınırları dışında ki oldubittilerine göz yummasını isteyenler muhakkak ki olacaktır. Ama bunu tasavvur edenler (ülkeler-devletler) kendi hezeyanları içerisinde kalacaklardır. Türkiye günümüz dünyasında köklü devlet geleneğini sürdüren birkaç ülkeden biridir. Türkiye’nin jeopolitik güvenlik algılaması; Bengal Körfezi’nden Sibirya Platosuna, Babülmendep Boğazından Gine Körfezine, Kuzey Afrika Sahrasından Doğu Akdeniz’e kadar uzanan coğrafyadır artık. Türkiye sınırları dışında ki gelişmelere duyarsız kalabilme veya göz yumabilme lüksüne sahip değildir.

Türkiye, Almanya, Fransa ve Rusya arasında 27 Ekim 2018’de (yarın) gerçekleştirilecek dörtlü Suriye zirvesinde her ne kadar Suriye ve bölgesel gelişmeler değerlendirilecek olsa bile küresel ölçekte genel değerlendirmeler de yapılacaktır. Zirvenin detaylarına girmeyeceğim, konuşulacak başlıklar/detaylar zaten bilinmektedir. Asıl bu zirvede dikkat çeken şudur; Birinci ve İkinci Dünya Savaşının öncü galibi ABD’nin bulunmayacak olmasıdır. ABD Hegemonyasının hüküm sürdüğü/sürdüreceği bir dünya yavaş yavaş yok olmaya yüz tutmaktadır. Türkiyesiz bir bölgesel politikanın olmayacağını kanıksamaları gerekir. SSCB, Yugoslavya ve Irak’a yapılanlar Türkiye içinde planlamakta görünen köy kılavuz istemez misali. Ancak şunu iyi bilmeliler ki Türkiye’nin dışarıda tutulduğu-tutulacağı her bölgesel politika ellerine yüzlerine bulaşacaktır. Aynı (rahmetli) Cemal Kaşıkçı olayında olduğu gibi, Türkiye’yi hem dünyada hem de İslam coğrafyasında izole etmekti. Allahın hikmetidir ki, tersi oldu. Ayrıca Türkiye’nin gücü hem kadim devlet geleneği hem de milletiyle birlikte sınanmamalıdır!

Ezcümle; Türkiye küreselleşmenin hızla artmakta olduğu dünyamızda değişimin ve dönüşümün güçlü aktörlerindendir. Bu değişim ve bu dönüşüm her ne kadar Atlantik ötesi (ABD) tarafından hazmedilemiyorsa bile Kıta Avrupa’sı, Rusya, Çin, Hindistan vb ülkeler tarafından realite görülmekte ve görülebilmektedir. Türkiye’nin yükselişini durdurmak isteyenler ise milletinin azim ve kararlılığını karşılarında göreceklerdir. Türkiye bugün mazlum milletlerin seslerine kulak veren elini uzatan nadir ülkelerden biridir. Bugün İslam coğrafyasının hamisi bizleriz diyenlerin kimlerin hegemonyası altında olduğu aşikârdır. Bunun içindir ki İstanbul’da ki Suriye dörtlü zirvesi ancak İstanbul gibi kadim bir şehirde ve kadim bir devlet olan Türkiye de gerçekleştirilmektedir. Biz milletçe bahçemizin içinin sulh içinde olması kadar dışının da sulh içinde olmasını şiar edinmiş evlatlarız. Milletçe prangalarımızın birçoğundan kurtulacak 2023 Hedefi/Vizyonu doğrultusunda şimdiden Cumhuriyetimizin 95. Yılını kutlarım. Ve yarın ki Suriye zirvesinden hem Suriye halkı hem bölgesel ülkeler hem de dünyamız için hayırlı kararlar/sonuçlar çıkmasını temenni ederim.

Daha Fazla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir