Bir “Acar” İştir Dergi Çıkarmak…

Birkaç ego ortak bir eylem için bir araya gelirse bütünsel bir egoyu oluşturabilir mi? Evet, oluşturabilir. Çok iddialı olacak belki ama yeni bir dergi çıkarmak yeni bir toplu ego oluşturmaktır. Daha büyük bir denge uğruna kendi küçük muvazenesini kaybetmektir. Yani fildişi kulenin Hür Tefekkür Kalesi’ne dönüşmesidir.

Dergi çıkarmak öğretici bir meşgaledir aslında. Her şeyden önce fedakârlığı öğrenirsiniz. “Emek” ne demek, alın terinin kıymeti ne kadardır, bunu bir kez daha anlarsınız. Bu arada yeni bir çevreye kavuşursunuz ve dergi ekibi yeni aileniz olur adeta. Belki de onları kendi ailenizden daha fazla görürsünüz. Sonra çeşit çeşit insan tanırsınız bu hengâme sırasında. Bazılarını çok seversiniz bazılarını ise daha az. Size düşen hep “iyi adam” rolüdür. Kimseyi kırmamaya, gücendirmemeye azami dikkat göstermeniz beklenir. İnsanlarladır işiniz nihayetinde. Üretmek, paylaşmak keyif verir. Keyif almayı öğrenirsiniz iş yaparken. Hele bir de beğenilirse, keyif hazza dönüşür. Çalışma arkadaşlığı bir bakıma suç ortaklığına benzer; hatalarla sevaplar müşterektir bu âlemde.

İyisiyle kötüsüyle çok şey katıyor insana dergi çıkarmak. Bir şeyler üretmek, kendinden bir şeyler katabilmek, bir şeyler koyabilmek ortaya. Akıp giden şu zaman vetiresinde etkin bir unsur olabilmek. Yukarıdaki ifadeler sizde biraz ağlak bir editör izlenimi uyandırdıysa yanılıyorsunuz, derim. Zira Yörünge dergisinin temiz bir geçmişi var. Basın âleminde yolu bir biçimde Yörünge mektebinden geçmiş çok güçlü isimler var. Çevrenize bir bakış atmanız bu iddiamızın ne denli ayağı yere basan bir kaziye olduğunu anlamanıza yeter de artar bile. Geçmişteki Yörünge, o yıllarda karşı cephenin kalemşörleri olan Yankı ve Nokta’nın muhafazakâr kesimdeki karşılığı idi. Yörünge’de çalışanlar çok güzel işlere imza atmışlardı. Dergi 98’de arkasında donanımlı bir kadro bırakarak yayın hayatına son verdi. Şimdi Yörünge’nin ocağında yetişen medya çalışanları ve bu sahanın yetkin isimleri bir araya gelerek dergiyi tekrar yayın hayatına kazandırmaya karar verdiler. İşte elinizdeki bu dergi sözün kuvveden fiile çıkmış halidir.

Sevgili okuyucu, yeni dönemde dergimiz aylık periyotlarla yayınlanacak. Önceki Yörünge haftalık haber dergisiydi. Elinizdeki Yörünge ise fikir, yorum ve analiz ağırlıklı bir dergi. Yeni anlayışımızı ilk sayıda işlediğimiz konularda yansıtmaya çalıştık. Söz buraya gelmişken kapak dosyamızla ilgili birkaç kelime etmeden geçmek olmaz: Sol-Aydınlıkçı kesimin Şerif Mardin eleştirisinin hükümleri açısından gerçekçi olsa da dayanakları üzerinde düşünüldüğünde çok da masum olmadığı görülecektir. İslâmcı / Müslüman camianın Şerif Mardin’i övmesi, kutsaması, çok önemsemesi, onun diliyle konuşmaya çalışması bir eziklik duygusunun dışa vurumudur. Şerif Mardin, bu camianın meşruiyet zaafını bildiği için projesini başarıyla uygulamıştır. Mardin ne adına, kimin adına konuşuyor? Bu ülkenin menfaatleri adına mı? Salt bilimsellik adına mı? Bu mümkün mü? Ya da bunun bu ülke vatandaşı olan sosyal bilimcilerde örneği var mı? Bildiğimiz kadarıyla ABD’den konuşan sadece o ülkenin menfaatine konuşur.

Mardin ise nasihat ederek, güya bizi terbiye ediyor. Yani onun için, bağımsız ve yerli bir bilim adamı denilebilir mi? Sol-Aydınlıkçı kesimin eleştirisi de bağımsızlık ve yerlilik açısından malûl. İslâmcı / Müslüman camia ise ne kendini ne de yerini biliyor. Ambalajla, cilayla yetiniyor.

Bu arada Yörünge’nin isim hakkını bize vermeyi kabul eden ve dergiyi yeniden çıkarma konusunda bizleri teşvik eden Resul TOSUN beyefendiye yeni Yörünge ailesi olarak teşekkür ediyoruz.

Önümüzdeki sayılarda buluşmak dileğiyle…