Kurtulacağız koronadan

Dünyanın geldiği şu hale bakın:

Önce Çin’den İtalya’ya tıbbi maske taşıyan bir kamyona Çekya’da el konuldu. Devlet eliyle hırsızlık yapıldı. Çalındı malzemeler.

Sonra İtalya devreye girdi. Dezenfektan hırsızlığına ve korsanlığa soyundu. Tunus’a giden bir tıbbi alkol gemisine el koydu. Tunus Ticaret Bakanı da verdi veriştirdi:

-Virüs korkusundan tıbbi ekipmanları çalıyorlar…

Panik hali bu! Maskeler iniyor, yaldızlar dökülüyor; gerçek yüzler ortaya çıkıyor. Tıpkı mülteciler konusunda yaşadıklarımız gibi! Her musibet, yeni pencereler açıyor insanlığın önüne:

Ortaçağ zihniyeti canlanıyor. Korsanlık hortluyor. Yıllar boyunca yerleştirilen algılar, yerini gerçeklere bırakıyor. Hep birlikte ibret almamız gereken gelişmeler yaşanıyor.

***
Hani, kağıt üzerindeki değerler neredeler?..

Nereye gitti uluslararası kurallar, İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi, hasta hakları ile ilgili düzenlemeler?

Yok, kayboldular, hepsi buruşturulup bir köşeye atıldılar!

Yıllar boyunca dünyanın bilinçaltına pompalanan “Batı Değerlerinin” koca bir yalan olduğu ortaya çıktı. Pek çok ülkenin sağlık sistemleri ile birlikte, ahlaki değerleri de çöktü. Koronavirüs yaptı bunu!

Oysa, bu virüsün geçmişi, binlerce, milyonlarca yıl eskiye dayanıyor. Dünya kuruldu kurulalı var. Sadece zaman zaman şekil değiştirerek insanlığın önüne çıktı. Her seferinde de paniğe yol açtı.

Şimdi bir noktanın altını çizmeye çalışacağım. Ama sakın yanlış anlaşılmasın. Kimse tehlikeyi küçülttüğümü ve hafife aldığımı sanmasın…

Dünya tarihi, “pandemi” adı verilen salgınlarla dolu. Büyük felaketler ve çok sayıda can kaybı yaşandı. Bugün karşı karşıya kaldıklarımız onlarla karşılaştırıldığında hafif kalıyor.

Çünkü…

Oldukça düşük bir ölüm oranı ile karşı karşıyayız. Evet, Koronanın bulaşıcı özelliği çok yüksek. Ancak, ölüm oranı için aynı değerlendirmeyi yapmak zor. Salgının yüksek olduğu ülkelerdeki ölüm oranlarına baktığımızda, hiç birinde yüzde 4’ü geçmedi.

Hayatlarını kaybedenler de sağlıklı genç nüfusa dahil değiller. Neredeyse tamamının yaşı yüksek ve başka kronik rahatsızlıkları var.

Buna rağmen, dünyada ortaya çıkardığı dalgalanma çok büyük!

***
Rakamlar bunu söylese de, tabi ki kimsenin garantisi yok. Tedbirimizi alacağız, gerekirse artırarak devam ettireceğiz.

Ancak, paniğe de gerek yok.

Elimizde güçlü silahlarımız var. İnsanların bağışıklık sistemleri güçleniyor. Toplumun bilinci her geçen gün daha da yükseliyor. İlaveten, süre ilerledikçe virüsle ilgili yeni tecrübeler kazanılıyor.

Üstüne yeni bir silah daha geliyor. Havalar ısınıyor, virüsün en büyük düşmanı olan güneş ışınları da imdadımıza yetişiyor.

Biraz daha dişimizi sıkar ve alınan tedbirlere riayet edersek, en az hasarla atlatacağız bunu. Elele verip bu süreci aşacağız.

Felaket geçtikten sonra da…

Dünyanın en zengini olmasak da, insani değerleri en yüksek ve en cömert ülkesi olduğumuz bir defa daha tescillenecek. Biz bunun rahatlığını yaşarken, diğer dünya ülkeleri ise elbette kendilerini sorgulayacak.

Korona giderken geride çok net bir utanç fotoğrafı da bırakacak!

Emin Pazarcı/Akşam

Cevap Yazın