Yörünge Dergisi

"Türkiye’nin Entelektüel Aklının Buluşma Noktası"

Pazartesi, Haziran 1, 2020

İnanmayan okumasın

Kim derdi ki, bir gün uyanacağız ve bütün dünya, gözün dahi görmediği bir virüsün saldırısına uğrayacak.

Bütün dünya!

Ve hiç kimse güvende olamayacak.

Ne paranız ne gelişmiş silahlarınız ne de ilaçlarınız.

Hiçbiri ama hiçbiri işe yaramayacak.

Fantastik bir korku filmi senaryosu gibi.

En başta söyledim; inanmayan okumadan geçsin.

Zira korku ve paniğin hüküm sürdüğü şu günlerde yeni bir tartışma açmaya niyetim yok.

İnanmayan okumayıp geçsin.

Suriye’de, Libya’da, Yemen’de, Irak’ta, Filistin’de, Pakistan’da, Hindistan’da, Sudan’da, Somali’de bebekler, çocuklar, kadınlar, hasılı insanlar acımasızca katledilirken sessiz kalanlar, şimdi ölüm korkusuyla evlerine kapandı.

Oysa onların coğrafyalarında savaş yoktu. Güvendeydiler. Ülkeleri güçlüydü. Paraları vardı. Dünyanın bir kısmını yangın yerine çevirmişler, uzaktan seyrediyorlardı.

Çok rahattılar!

Gecenin bir vakti gök gürlese, hemen çocuğunun odasına koşup ona sarılan anneler, babalar; üzerlerine bomba yağan çocukları, onların anne ve babalarını hiç düşünmediler.

Yöneticilerini hiç uyarmadılar.

Ölümden kaçanlara kapılarını kapattılar.

Peki ya sonra?

Sonrası malum!

Dünyayı kasıp kavuran o lanet virüs bile onlardan insaflı çıktı. Öyle ya çocuklara mümkün mertebe ilişmiyordu.

Ben bu virüsün biyolojik bir saldırı olduğunu düşünenlerdenim. Bir kitap (Sır Küpü) bile yazdım yıllar önce bu tehlikeyi haber veren.

Lakin biyolojik bir silah olmasa ne değişir ki?

Neyse.

Gelelim asıl meseleye.

Bir kez daha söyleyeyim inanmayan okumasın. Okuyup da hoplayıp zıplamasın.

Yok saysın!

Soru şu; ne oluyor dünyaya?

Kıyamet mi yaklaşıyor?

Yolun sonuna mı geldik?

2020 ne korkunç bir yıl oldu insanlık için.

Çekirge istilaları, kuraklık, depremler de cabası.

Ne kadar ürkütücü!

Yarın ne olacak bilmiyoruz?

Ama görünen o ki virüs tüm dünyada domino etkisi meydana getirecek. Ekonomiler iflas edecek. Özellikle Avrupa, Kara Veba’nın hüküm sürdüğü 1340’lı yıllardaki gibi tarifsiz acılar yaşayacak.

‘Yahu amma abarttın, içimizi kararttın. Salgın işte! İlk defa olmuyor’ diyenlere sözüm yok.

Öyle düşünüyorlarsa, düşünsünler.

Ben farklı düşünüyorum.

İnsanoğlu öylesine azgınlaştı ki; bebekleri, çocukları katlediyor. Kadın erkek demeden üzerlerine bomba yağdırıyor. Bahşedilen nimetlerle yetinmeyip, açgözlü davranarak tohumu bozuyor. Kurduğu ekonomik düzenle insanları açlığa, sefalete mahkûm ediyor. Hastalık üretip ilaç, savaş üretip silah, kriz çıkarıp para satıyor.

Bilmem anlatabildim mi?

Ve son bir not.

Lanet virüs dünyayı kasıp kavururken biz diğer ülkelere göre biraz daha rahatız. Önlem alabildik. İmkanlarımız yeterli. Eyvallah etkilendik, daha da etkileneceğiz.

Ama yıkılmayacağız inşallah. Kim bilir? Belki de mazlumların duasının bir karşılığı olacak.

Ama!

Tedbiri asla elden bırakmayacağız. Paniğe kapılmayacağız. Temizliğe azami dikkat göstereceğiz. Uyarılara harfiyen riayet edeceğiz. En az hasarla atlatmak için birbirimize dokunmadan kenetleneceğiz.

Unutmayın dünyaya medeniyet namına söz söyleyebilecek tek ülke, tek millet biziz.

Büyük düşünün! Dünyaya nizamat verebilecek de biziz.

Taharet musluğu ve el yıkama üzerinden başladık bile.

Turgay Güler/Akşam

Daha Fazla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir