Yörünge Dergisi

"Türkiye’nin Entelektüel Aklının Buluşma Noktası"

Pazartesi, Haziran 1, 2020

Tezvirat Kimin İşine Geliyor?

Şuyuu vukuundan beter olan ”darbe” ya da “işgal” ihtimallerini sık aralıklarla gündeme getirmenin gündelik hayatımıza dumura uğratacak bir tehlike arz ettiğini düşünüyorum. Tedirginlik yaymak insanları rutin hayatın dışına itmek, art niyetli kişilerin planlı bir şekilde icra ettikleri kötü emellerdir. Başta güvenlik zafiyeti var algısı olmak üzere hayra hizmet etmeyen yeni algılar oluşturmaya yöneliktir.

Bu ülkeyi yaşanmaz kılmak, çeşitli tezviratlarla ülke elitlerinin konformist hayatlarını devam ettirebilmeleri için görece daha emniyetli ülkelere yönlendirecek toplumsal psikolojik ortamı oluşturmaya çalışmak ancak mandacı zihniyetlerin yapabileceği bir ihanetten başka bir şey değildir.

Dünyanın belki de en sağduyulu milletini sersemletmeye yönelik “her ay bir olay” ihdas etme peşinde koşanlar belli ki Türk toplumunu değiştirerek emniyet-itikat boşluğu oluşturmayı hedeflemektedirler. Bir kere geleneğinden koparılan bir milletin ruh dünyasında oluşan boşluğu müstevlilerin emellerine hizmet edecek inanç şekliyle doldurmak kelimenin tam anlamıyla mankurtlaştırmak demek olacaktır. Bu öyle büyük bir tehlikedir ki mankurtlaştırılmış bir toplumu müstevlilerin işgal etmesine bile gerek yoktur. O toplum, artık onların bir kölesidir adeta.

***

Samimi ya da sui niyetli çeşitli senaryolar bu günlerde mebzul miktarda tedavülde. İnsanımızı müteyakkız olmaya davet eden iyi niyetinden emin olduğumuz bazı kişilerin inzarlarını bir tarafa bırakarak kötü niyetli kişiler tarafından üretilen öngörülerin itibar edilecek bir yönü yok. Zira resmi ve özel sektörlerde tasaffi (arınma) kimilerince sureti haktan görünmek için üretilmiş Mağdur Edebiyatı’na rağmen devam ediyor. Terör örgütleriyle iltisaklı kapsamına giren herkes eninde sonunda müstahak olacağı akıbetle karşılaşacaktır. Kimsenin şüphesi olmasın. Devlet aygıtı işlemekte, hayat devam etmektedir. Sistemin işlediğinin bir başka kanıtı da Küresel Muktedir Fırfırlar’ın kıredi notumuzu düşürerek ekonomimizi sabote etme girişimlerini iktisat dünyamızın aldırmamasıdır.

***

Türkiye Cumhuriyeti şu anda fiilen savaş halindedir. Terör örgütlerine karşı dâhilde verdiğimiz mücadele hariçte de başka bir boyutuyla devam etmektedir. 15             Temmuz meşum hadisesinden yaralanarak çıkan ordumuz Fırat Kalkanı, Zeytin Dalı ve bugünlerde adı henüz konmamış harekâtıyla itibarını yeniden kazanarak asli vazifesine dönmüştür. Şimdi, dünyanın bütün mazlum halklarından Fırat Kalkanı benzeri operasyon davetleri alıyoruz. Ordumuz asil milletini ve vatanını korumak için savaş halindedir. Savaş halindeki bir ordu darbeye zaman ayıramaz. Bu yüzden kimse ordumuzun yeniden bir darbe veya işgal girişimine alet olmasını beklemesin.

Hülasa, devlet aygıtımız tıkır tıkır işliyor.

Ekonomimiz aç köpeklere meydan vermiyor.

Ordumuz asli görevi olan vatan savunmasıyla meşgul.

Kimse darbe beklemesin, tezviratlara itibar etmesin.

Ama herdaim müteyakkız halde olmalıyız. Vesselam.

Adil Gülmez

Daha Fazla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir