Trump, Kemal’den vicdanlı!

Kendisini gayet iyi tanıyoruz artık. Bize garip gelen hareketleri bulunan, zaman zaman züccaciye dükkanına giren fil gibi davranan bir adam. Ama cin gibi; ne yaptığını ve neye ulaşmak istediğini iyi biliyor. Asla aptal filan değil.

ABD Başkanı Donald Trump’tan bahsediyorum…

Ne demişti seçim kampanyası boyunca: DEAŞ’ın ABD’nin ürettiği bir figür olduğunu söylemişti. Ülkesinin dünyanın pek çok yerinde operasyonlar düzenleyip yönetimleri değiştirdiğinden bahsetmişti. Vesaire, vesaire…

Başkan seçilmesiyle dizginleri ele alıp, Amerika’yı bu tür yanlışların içinden çekip çıkaracağı sözünü vermişti. Geçen süre içinde yapmaya çalıştı ve denedi de. Ancak müesses nizamı sürekli olarak karşısında buldu. Sıklıkla duvara tosladı. Karşısında hep bir set oluşturuldu. Şimdi de bir azil süreci yaşıyor. Trump’ın Türkiye ile ilişkileri yeni değil, çok eski. İstanbul’da ticari bağlantıları ve geçmişe dayanan dostlukları var. Zaman zaman onlarla da ilişki kuruyor. Sorduğu bir soru, aldığı cevap ve yaptığı yorum çok ilginç…

Trump’ın sorduğu soru:

-Türkiye’de Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın müesses nizama karşı giriştiği mücadele kaç yıl sürdü?

Aldığı cevap:

-8 yıldan uzun.

Yaptığı yorum:

-Benim o kadar vaktim yok.

Bu soru da gösteriyor ki, Cumhurbaşkanı Erdoğan, ABD Başkanı Trump açısından çok önemli bir siyaset adamı. Geçmişte verdiği mücadeleyi önemsiyor ve takdir ediyor. Sorduğu sorudan yola çıkarak, kendi mücadelesinde önüne koyduğu örneklerden biri olduğu da söylenebilir.

***

Trump’ın değişik bir siyaset tarzı var. Zaman zaman çok uç çıkışlar yapıyor. “Deli dolu” diyebileceğimiz tavırlar sergiliyor. İçte gazetecilere verdiği cevaplar ve onlarla giriştiği tartışmalar çok sert. Bürokratlarına karşı oldukça aşağılayıcı ve rencide edici bir dil kullanabiliyor. Dışta da başta Fransa Cumhurbaşkanı Macron olmak üzere liderlere söyledikleri ortada. Yenir yutulur, kabul edilebilir gibi değil.

Adam “ayarsız” denilen bir tip!

Bu “ayarsız” adam, Türkiye Cumhuriyeti Başkanı ile de defalarca kameraların karşısına geçti. Hatta, kendisinden ABD’nin uyguladığı politikalara yönelik sert eleştiriler de duydu. Söyledikleri ile taban tabana zıt değerlendirmelerle karşılaştı.

Acaba Macron ya da başka bir lider yapsaydı bunu ne olurdu? Herhalde Trump yerden yere vururdu. Söylemediğini bırakmazdı. Ama Erdoğan’a karşı böyle bir tavır sergilemedi, sergileyemedi. İkili basın toplantılarında amiyane tabiri ile hem Erdoğan’dan ayar yedi, hem de kendisine “hayranlık duyduğunu” söyledi.

Kimse sakın “Trump politika gereği böyle davranıyor” demesin. Adamın yok öyle bir tarzı. Diğer liderlerle diyaloglarında görülüyor bu zaten. Lafını sakınmıyor, dediğim gibi zaman zaman da züccaciye dükkanına giren fil gibi davranıyor. Kırıp döküyor.

Ama saygı duyuyor Türkiye’nin Cumhurbaşkanı’na. Polemiğe girmek istemiyor. Erdoğan’a karşı diğer liderler karşısında ortaya koyduğu davranışları sergilemiyor.

Bir de “gavur” diyoruz Trump’a! Ama ABD Başkanı, Kemal Kılıçdaroğlu başta olmak üzere CHP kurmayları ve muhalefetten çok daha vicdanlı davranıyor!

Emin Pazarcı/Akşam

Cevap Yazın