Vietnam Açısından Kuşak ve Yol İnisiyatifi

Vietnam, Çin’den tümüyle kopmak istemez. İki ülke, çok yakın ilişki içindeler. Ancak, yalnızca Çin’e de yaslanamaz. KYİ, Vietnam üstündeki Çin etkisini arttıracağı için, ülke, Ho Amca’nın zamanında başarılı olmuş olan, dengeleme ve risk azaltma türünden bir siyaset uyguluyor; bir tarafın yandaşı olmadan “kimden ne koparırım?” diye bakıyor.

Çin’in Kuşak ve Yol İnisiyatifi (KYİ), Vietnam’da bir yandan olumlu, bir yandan da olumsuz karşılanıyor. Olumlu karşılanıyor çünkü KYİ projelerinin Vietnam’ın altyapı sorununu çözmenin iyi bir yolu olabileceği düşünülüyor. Vietnam’ın yabancı yatırımcı çekmesinin nedenlerinden biri, düşük işgücü maliyeti ise, diğeri, çevre ülkelere göre daha düzgün bir altyapıya sahip olması. Ancak, ülkenin ekonomik büyümeyle birlikte altyapı gereksinimleri iyice artacak. Örneğin, Vietnam hükümetinin resmi planlarına göre, büyüme için gerekli olan yol ve köprülerin yalnızca altıda biri halihazırda kullanımda. İkincisi, Vietnam’da elektriğe olan talep, ekonomik büyümeden daha hızlı bir biçimde artıyor. KYİ projeleri, çoğunlukla altyapıya yönelik. Yollar, köprüler, hızlı trenler ve enerji yatırımları öne çıkıyor. Bu açıdan, KYİ, Vietnam için olumlu karşılanıyor.

Vietnam’daki KYİ
Kuşkuculuğunun Nedeni

Vietnam’ın KYİ’ye kuşkuyla yaklaşmasının nedeni ise, temel olarak, Güney Çin/Doğu Vietnam Denizi’ndeki kara suları anlaşmazlığı. Bu anlaşmazlığa karşın, KYİ’nin deniz yolları, bu bölgeden geçiyor. Bu da, Vietnamlıları, KYİ’nin yalnızca bir ekonomik proje değil, jeo-stratejik bir çalışma olduğu yönünde düşünmeye itiyor. İçe kapanık, dünya işlerinden el ayak çekmiş bir ABD, yükselen bir Çin’le birleştiğinde, ortaya Vietnam zararına bir sonuç çıkıyor: Çin, er ya da geç bu karasularına el koyacak ve bu durumun, büyük çaplı bir askeri çatışmaya yol açması beklentisi doğuyor. Çin’in de Vietnam’ın da kalkınma planlarında, bu tartışmalı suların getireceği enerji, ticaret ve denizcilik kazançlarının merkezi nitelikte olduğunu görüyoruz.

Çin’in Başka Yol Arayışları

Öte yandan, Çin’in bu kara suları sorununun kısa erimde çözülemeyeceğini artık kabullendiğini ileri sürebiliriz. Bunun kanıtı, bu bölgeden geçireceği deniz ticaret yolları yerine, Güneybatı Asya petrolüne doğrudan erişimini sağlayacak Çin Pakistan Ekonomik Koridoru’na (ÇPEK) ağırlık vermesinde. Güney Çin/Doğu Vietnam Denizi, Çin açısından sallantıda olmasaydı, belki böyle bir proje akla bile gelmeyecekti; üstelik, bölgedeki çatışmalar nedeniyle oldukça riskli bir proje. ÇPEK sayesinde, gerçekte, Vietnam, KYİ projelerine karşı daha az baskı altında kalmış oluyor. Güneydoğu Asya ve özel olarak Vietnam, KYİ projesinde birincil önemde değil. Bunu nereden anlıyoruz? En büyük yatırım harcamalarının Avrasya kara köprüsü gibi Batı Asya’ya yönelik projelere ayrılmış olmasından. Üstelik, Vietnam ve Çin, komşu ülkeler olarak, zaten ekonomik anlamda iyice içiçe geçmiş durumdalar. KYİ projelerinin Vietnam için olumlu getirileri, Laos ya da Orta Asya ülkeleri gibi denizsiz coğrafyaların elde edeceği getirilerin çok altında olacak. Vietnam’ın KYİ’deki görece önemsizliği, aslında onun elini güçlendiriyor ve Çin’in alternatiflerini düşünmek için ona zaman kazandırıyor.

Ho Amca Tavrı

Obama’yla birlikte, Çin’e karşı Pasifik Aşırı Ortaklık gibi projeler rafa kalktı. Onun yerini, ‘Hint-Pasifik Stratejisi’ (HPS) adıyla, Çin’in yükselişinden en çok rahatsız olan 4 ülkenin (ABD, Avustralya, Japonya ve Çin) gevşek ortaklığı aldı. Ortada resmiyete dökülmüş bir durum yok, ama bu dörtlü, bölgede Çin’in toplu alternatifi olarak görülüyor. Vietnam, Çin’den tümüyle kopmak istemez. İki ülke, çok yakın ilişki içindeler. Ancak, yalnızca Çin’e de yaslanamaz. KYİ, Vietnam üstündeki Çin etkisini arttıracağı için, ülke, Ho Amca’nın zamanında başarılı olmuş olan, dengeleme ve risk azaltma türünden bir siyaset uyguluyor; bir tarafın yandaşı olmadan “kimden ne koparırım?” diye bakıyor. Soğuk Savaş döneminde, Sovyetlerle Çin birbirine girmişken, Ho Amca, üstün liderlik becerileri ve yurtseverliğiyle, iki güçten de destek alabiliyordu; “ya beni seç ya onu” diyenleri de dikkate almıyordu. Bu, dünya solunda, ‘Ho Amca Tavrı’ adı altında haklı olarak övülüyordu. Sol içi şiddet ve çatışmalar doruğa çıkmışken, solun değişik kesimleri Ho Amca’nın liderliğinde birleşiyordu. Bugün de Vietnam, benzer bir siyaset uyguluyor; uygulamak zorunda, çünkü süper güçler arası yeni bir askeri savaşı kendi topraklarında ya da yakınlarında bir daha yaşamak istemiyor. Vietnam Direnme Savaşı, bugünün Vietnam’ı için de büyük dersler taşıyor.

Çin-Amerikan Ticaret
Savaşının Kazananı

Vietnam’ın işi zor. ABD ile Çin çatışırsa, savaşın Vietnam-Çin tartışmalı kara sularında başlaması bekleniyor. Tersine, iki süper gücün barış içinde yaşaması, Çin’in tartışmalı kara sularındaki ilerlemelerine ABD’nin ses çıkarmaması anlamına geliyor. Obama, bir yandan Vietnam’a yönelik Amerikan silah ambargosunu kaldırırken, bir yandan da uyguladığı dış siyaset gereği, Çin’e karşı sertlikten kaçındı. Bu durumun Vietnam’ın zararına olduğu düşünülüyor. Ancak, Trump zamanında beklenmedik bir gelişme oldu ve ABD-Çin ticaret savaşı, Vietnam’a yaradı. Birçok Çin şirketi, ABD’nin ticaret kısıtlamalarıyla başa çıkmak için üretimlerini Vietnam’a taşıdı. Bu, KYİ’den bağımsız, fakat aynı zamanda onunla dolaylı olarak ilişkili bir gelişme oldu. Birçok Çin malı, artık Vietnam’da üretilip ABD’ye Vietnam ürünü olarak satılıyor. Vietnam, zaten Çinli ve genel olarak yabancı yatırımcı için çekici bir üretim alanıydı; fakat yine de, Çin’in stratejik sayılan çeşitli üretim etkinlikleri, anakara Çin’inden ayrılmıyordu. Bu, vesilesi oldu.

Vietnam’ın Geleceği

KYİ’yle Vietnam’ın geleceği ne olur? KYİ, diyalektik bir açıdan bakarsak, yalnız Çinli değil genel olarak yabancı yatırımcıyı çok daha yüksek oranda Vietnam’a çekebilir. Neden? Birincisi, ülkenin altyapısı daha da gelişmiş olacak. İkincisi, Çin’in KYİ yatırımlarına karşı, HPS modeli de boş durmayacak. KYİ ile HPS, proje önerileri için Vietnam hükümetinin olurunu almak üzere, daha uygun koşullar sunmak durumunda olacak. Vietnam, başkent Hanoi’daki havaray projesini Çin’e, en büyük şehir olan Ho Çi Min Kenti’ndeki metro projesini ise Japonya’ya verdi. Dolayısıyla, ülkenin “ya şunu ya bunu seçmek durumundayım” gibi bir açmazı bulunmuyor; ancak birilerinin gelip altyapı sorunlarını çözmesi gerekiyor.

Ya Yeşil Ya Gri Vietnam

Belki bu, Vietnam için bir dönüm noktası olabilir: Tropikal ülke, hâlâ güneş enerjisi kullanımında çok geride. Çin ise, dünyada güneş paneli üretiminde bir numara. KYİ’nin daha fazla Çinli güneş enerjisi şirketini Vietnam’a çekmesi bekleniyor. Çin, alternatif enerjili taşıtlarda da bir numara. Öte yandan, birçok Çin şirketi, çevreye verdikleri zararlarla kötü bir üne sahip. Çeşitli Çin şehirlerinde hava kirliliğinden kaynaklı puslu hava ve bunun doğurduğu hastalıklar biliniyor. KYİ, Vietnam’a, Çin’den ikinci sınıf şirketleri de çekebilir, en çevre dostu olanları da… Bu, büyük ölçüde, iki ülke arasındaki pazarlığa bağlı. Kimi araştırmacılar, Vietnam ile Çin arasındaki KYİ görüşmelerinin somut bir sonuca bağlanmasındaki gecikmenin, kapalı kapılar ardında kalıp basına sızmayan birçok anlaşmazlığın belirtisi olduğunu ileri sürüyor. Oysa KYİ’ye olumlu bakan çeşitli ülkelerde, görüşmeler hızla somut adımlara dönüşmüştü.

Tay Kanalı’na Dikkat

Dikkate almamız gereken bir gelişme de şu: Malakka Boğazı’nı devre dışı bırakacak bir kanal projesi var. Bu, Tayland’ın Pasifik kıyısıyla Hint Okyanusu kıyısını bağlayacak olan Kra Kanalı, diğer adıyla Tay Kanalı projesi. Bu proje gerçekleşirse, Vietnam’ın güney ucunun önemi artacak. Şimdiden oraya bir liman yapılmış durumda. Kanalın işler hale gelmesi durumunda, Vietnam’la Hindistan arasındaki denizsel mesafe kısalacak. Bu da, HPS ekseninde, daha yakın ilişkiler anlamına gelecek.

Sonuç: Kıvraklık ve Zeka

Sonuç olarak, KYİ ile olsun ya da olmasın, Vietnam, daha fazla Çinli ve Çinli olmayan yabancı yatırımcının, çalışanın ve turistin olduğu bir coğrafya olacak. Bu koşulları ülke yararına çevirmek, Vietnam hükümeti için kıvraklık ve zeka gerektiren büyük bir iş olmaya devam edecek.

Cevap Yazın