Editörden Kasım 2019

Özel Sayı Gibi

Yörünge bu sayısında Ekim ayında yaşadığımız yoğunluğun, tarihi günlerin adeta özel sayısı gibi hazırlandı.

Niye mi?

Evet, uzun süredir zaten Suriye merkezli bir terörle mücadele gündemimiz var. Bu gündemde PYD/YPG terör örgütüyle mücadele başı çekiyor. Çünkü ülkemizi tehdit eden bir bataklık söz konusu. Evet bataklık. Ancak bizim aktarmaya çalıştığımız, o birilerinin “Bataklığa girdik” ifadesindeki bataklık değil. Biz bataklığa girmedik. Türkiye 9 Ekim 2019 tarihi itibariyle çevresindeki bataklığı kurutmak için tarihi önemdeki bir adım attı ve Barış Pınarı Harekâtı’nı başlattı. Tarihi önemdeydi… Çünkü bölgede 40 yıldır planlaması yapılan ve 8 senedir de hayata geçirilen emperyalist oyunu bozmaya yönelik en etkili eylemdi. “Ruslar zaten gelmişti” demeyin. Rusya kendi ulusal çıkarları çerçevesinde bizim hoşumuza gitmeyen eylemler de gerçekleştirdi. Onlar açısından esas mesele Akdeniz’i tutmak. Onun dışında Fırat’ın doğusundaki ABD üslerine yönelik bir faaliyet görülmemişti.

İran demeyin… Onlar da kendi çıkarları çerçevesinde Akdeniz’e gidiş güzergahını korumak dışında başka bir şey düşünmüyor. Akdeniz’e inecek, Lübnan’ı destekleyecek ve İsrail’e karşı mevzisini koruyacak. Şam mı? Şam şu an sadece ve sadece kendini koruma derdinde. Bakmayın sınırımızda görüntü vermelerine. Rusya ve İran’ın askeri desteği olmasa onların da o bataklığı kurutacak mecalleri yok. Müttefiklerimiz mi? Onlar bizzat bataklığı daha da güçlendirme derdinde.

İşte Türkiye bu tür bir sorumluluğu yüklendi ve kendi ulusal güvenliği, Suriyeli sığınmacıların yerlerine dönmesi ve terörizme darbe indirmek için bölgeye girdi. Örgüt direnemedi bile. 4-5 günde Resulayn ve Tel Abyad merkezlere girildi. TSK’ya ve Suriye Milli Ordusu’na direnemeyen teröristler her zaman yaptıklarını yaptı ve sivilleri hedef aldı. Şehitler verdik… Ama terör örgütünü ve arkasındaki kuvvetleri ezdik. O kuvvetler yıllarca yatırım yaptığı üslerdeki pılılarını pırtılarını toplayıp kaçmak zorunda kaldılar.

Şimdi bölgede yeni bir denge var. ABD ve Rusya ile yapılan iki mutabakat sonrası oluşan bir denge… Bu satırlar yazılırken Türk ile Rus askerleri sınırımızın Suriye tarafında ilk ortak devriye faaliyetini icra ediyorlardı.

Artık kartlar yeniden karılırken Yörünge’ye de bu meseleyi derinlemesine irdelemek düşerdi. Bizde Kasım sayımızda bunu yaptık. Operasyon başladığı andan itibaren sınırdan ayrılmayan ve gelişmeleri en yakından izleyen emekli Albay ve Strateji ve Güvenlik Uzmanı Yusuf Alabarda, dergimizin sorularını yanıtladı, gelecekte ne olacağının fotoğrafını çekmeye çalıştı.

Sıklıkla sorguladığımız NATO üyeliği ve ABD ile ilişkilerin tarihsel boyutunu Cüneyt Toraman hocamız ile genç gazeteci kardeşimiz İbrahim Baran irdeledi. İstihbarat ve güvenlik anlamında çalışmalarıyla bilinen usta Gazeteci ve Yazar Ferhat Ünlü, bölgedeki gelişmelerden bağımsız olmayan DEAŞ lideri Bağdadi’nin öldürüldüğü operasyonu, olası sonuçlarını Yörünge’ye değerlendirdi. Ulaş Başar Gezgin hocamız, Asya dünyasının gündemdeki projesi Bir Kuşak Bir Yol Projesi’nin Güneydoğu Asya dünyasındaki yansımalarını ele aldı. Arşivci Gazeteci Ercan Dolapçı’da Yörünge okurları için tarihte Kasım ayında yaşanan önemli olaylarını hatırlattı.

***

Bu ayın 10 Kasım’ı Cumhuriyetimizin kurucusu Kurtuluş Savaşımızın ölümsüz komutanı Mustafa Kemal Atatürk’ün ebedi hayata intikalinin 81. yıldönümü. Mustafa Kemal Atatürk’ü, silah arkadaşlarını ve kurtuluş mücadelemize emeği geçen tüm ölmüşlerimizi rahmet ve minnetle anıyoruz. Ruhları şad, mekanları cennet olsun.

Cevap Yazın