Vuracaksın yüzüne, yüzüne

Kitabın adı: Turkey 1915 Betrayal & Suicide at war. Altında 1978-1983 arasında AB Ankara Temsilcisi olarak görev yapan İngiliz Robert Cox ile Mehmet Arif Demirer’in imzaları var. Tamamı belgelerden oluşuyor ve bir döneme ışık tutuyor.

Tam da ABD Temsilciler Meclisi üyeleri ve Trump’ın suratına vurulacak cinsten!

Türkçe yazdık, anlamadılar. Osmanlı arşiv belgelerini ortaya koyduk, ciddiye almadılar. O dönemi yaşayanları konuşturduk, dinlemediler. Yıllardır söylediklerimiz bir kulaklarından girdi, diğerinden çıktı. Nihayet ABD Temsilciler Meclisi, Ermeni Soykırımı yalanına “evet” dedi.

Şimdi bu kitaba ne diyecekler bakalım?..

Çünkü, içinde tek satır savunma ya da yorum yok. Baştan aşağı İngilizce. Tamamı Alman, Rus ve Ermeni belgelerinden oluşuyor. Ermeni Soykırımı iddiasının nasıl alçakça bir iftira olduğunu ortaya koyuyor.

İlk bölümde, 100 yıl önce olayları bizzat yaşamış üst düzey Alman subaylarının anlattıkları var. Won Schellendorf, Guse, Won Feldmann ve Won Kressenstein isimli 4 Alman subayı, olan biteni kaleme almış, ayrıntılarıyla yazmış. Sonra bunlar Almanya’da yayınlanmış. Ama sümen altı edilmiş, üzerleri örtülmüş.

Çünkü yazdıkları, bu günkü yalanlardan çok farklı.

İkinci bölümde Rus arşiv belgeleri bulunuyor. “Soykırım” yaşandığı iddia edilen tarihten çok sonra 8 Ekim 1916’da, Van’daki bir Rus Prensi’nin telgrafına yer veriliyor. O telgrafta “Buranın Ermeni halkı Ruslara karşı bir komplo peşinde” ifadesi yer alıyor.

Yani ortada bir soykırım yok!

Bir başka bölümde Ermeni liderlerin itirafları ve Ermenilerle yapılan anlaşmalar var…

İttihat Terakki’nin Erzurum vekillerinden Pastırmacıyan, “Eğer biz Türklere ihanet etmeseydik, bunlar başımıza gelmezdi” diyor.

Ermenistan’ın ilk Başbakanı Kaçaz Nuni1923’te “Artık Taşnak Partisi kapatılsın” diye bir manifesto yayınlıyor. O manifestonun içinde çok önemli bilgiler var.

Ne yapılıyor, biliyor musunuz?..

O manifesto, dünyanın bütün kütüphanelerinden toplanıp yok ediliyor. Orjinali ise TBMM’de ortaya çıkıyor.

İçinde Kaçaz Nuni’nin de olduğu bir heyet, Mart 1918’de Rauf Orbay’la görüşüyor. İstedikleri de şu: Türk Ermenilerinin, Osmanlı sınırları içinde özerk olmaları!

1915’te bir soykırım yaşanmışsa eğer… Olmayan Ermenilere nasıl özerklik isteniyor?

Bitmedi, dahası var. O görüşmeleri yapan heyet içinde yer alan Hatisyan, Rauf Orbay’a bir mektup yazıyor. “400 bin mültecinin geri dönmesini” istiyor. O yüzden bugün ortaya atılan “soykırım” iddialarının hiçbir ciddiyeti yok. Gerçekten böyle bir facia yaşansaydı, 400 bin Ermeni bu topraklara geri dönmek ister miydi?

Gelmek istemişler, çünkü bu topraklarda soykırım yok; ama gittikleri Ermenistan’da açlık var!

Ve son:

O görüşmeler sonunda bir Barış Anlaşması imzalanıyor. Altında Ermenilerin ilk ve ikinci başbakanları olan Kaçaz Nuni ve Hatisyan’ın imzaları var. Anlaşmada “Barış ve sonsuza kadar dostluk” ifadesi yer alıyor.

Hepsi yok edilmiş bu gerçeklerin. Ardından, yalan ve iftiralardan oluşan bir “Soykırım” bina edilmiş!

İşte o yüzden evirip çevirip yüzlerine vurmak lazım bu kitabı…

Hak ediyorlar çünkü!

Emin Pazarcı/Akşam

Cevap Yazın